btbilgi

Salgın döneminden sonra kentlerde hayatın nasıl değişeceğini ele alan Ericsson, bu konuda bir araştırma gerçekleştirdi. İçinde Türkiye’nin de bulunduğu araştırmanın sonuçları ‘The Future Urban Reality’ (Kentsel Gerçekliğin Geleceği) başlığı altında bir rapora dönüştürülmüş. Raporda salgın sonrası dünyada uzaktan eğitim ve uzaktan çalışma konularında meydana gelecek önemli trendlere yer veriliyor.

Ericsson ConsumerLab’ın bu raporunun şimdiye kadar firmanın düzenlediği en büyük tüketici araştırması olduğu belirtilmekte. Araştırmanın Türkiye ayağında 15-79 yaş arasında yaklaşık 2.000 tüketici ile görüşülmüş. Araştırmada katılımcılara 2025 yılına kadar hayatlarında nelerin değişeceği sorulmuş. COVID-19 yüzünden Türkiye’de okullarda ve üniversitelerde online eğitimin yüzde 90 oranında ve uzaktan çalışmanın yüzde 45 oranında arttığı saptanmış. Rapora göre yakın gelecekte uzaktan eğitim ve çalışma yüzde 48 civarında sabit bir seviyeye oturabilir.

Raporda tüketiciler üzerinde yeni normale geçerken oluşacak davranış değişiklikliklerine yer verilmiş. Buna göre 2025 yılına kadar tüketicilerin günlük online faaliyetlerine en az iki yeni online hizmet (sosyal medya, eğlence, eğitim veya çalışma platformu şeklinde) eklenecek. Kullanıcılar online faaliyetlere salgın öncesine göre maksimum 9 saat daha fazla zaman ayıracaklar. Orta düzey online kullanıcıların salgın sürecinde günlük yaşamlarında daha fazla dijital hizmet kullanmaya başladığına dikkat çekilmiş. İleri düzeyde kullanıcıların zaten internetin diğerlerine göre daha fazla kullandığı belirtiliyor, salgın sonrasında ise bu farkın kapanmaya başlayacağı tahmin ediliyor.

Araştırmaya göre, COVID-19 salgını sonrasındaki dönemde, Türk tüketicilerin yüzde 57’si 2025 yılına kadar bir diploma almak veya becerilerini geliştirmek için e-öğrenme ve uzaktan eğitim programlarını kullanacak. Tüm bu faaliyetlerde giderek güçlenen ve yaygınlaşan mobil internet servislerinin büyük katkısı olacak.

Türk tüketicilerin yüzde 53’ü online alışverişin fiziksel mağazaya gitmekten daha iyi bir deneyim olacağına inandığını ifade etmiş. Bu süreçteki en önemli değişikliklerden birinin, yerel alışverişin önceliklendirilmesi olacağı aktarılmakta. Tüketicilerin yarısı kısmen çevresel kaygılar nedeniyle 2025 yılında genel olarak yerel ürünleri tercih edeceklerini ve ve bunun yakın gelecekte bir norm haline geleceğini düşünüyor. 2025 yılına kadar Türkiye’deki tüketicilerin yüzde 58’i yalnızca yerel olarak üretilen yiyecek ve ürünleri satın alacağını söylemiş.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.