btbilgi

Dünya çapında iş hayatında cinsiyet eşitliği zaten ciddi bir sorunken, 2020’ye damgasını vuran Koronavirüs salgını bunu daha da kötü hale getirmiş durumda. Salgın sebebiyle tüm ülkelerde ekonomik bozulma ve işsizlik oranlarında artış gözlemlenirken, kadın istihdamı bu olumsuz koşullardan en ciddi etkilenen alanlardan biri.

Avrupa Birliği’nce desteklenen Hrant Dink Vakfı Sivil Toplumu Güçlendirme Hibe Programı kapsamında, PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) ve İstanbul Gedik Üniversitesi iş birliği ile bir araştırma gerçekleştirilmiş. ‘Çalışma Hayatının Çeşitlilik Odaklı Yapılandırılması’ teması üzerine yapılan araştırmanın sonuçları, ‘Sosyal Etki Raporu’ başlığı altında yayımlandı. Rapor salgın boyunca çalışan kadınların yaşadığı zorlukların ekonomik yansımaları olduğunun üzerini çiziyor.

Rapora göre Türkiye’de kadın istihdamı 2019’da yüzde 32,2 iken, TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) Eylül 2020 verilerinde kadınların iş gücüne katılımı yüzde 31,9 olarak belirlenmiş durumda. İstihdam oranının ise yüzde 26,9’a gerilediği aktarılıyor. Raporda salgın boyunca çalışma hayatında kadın istihdamı alanındaki düşüş şu sebeplere bağlanmış:

  • Kadınların yoğun olarak çalıştığı sektörlerde ekonomik daralma nedeniyle istihdamda azaltma yoluna gidilmesi ve iş yerlerinin kapanması.
  • Kadınların çalıştığı yerlerde güvencelerinin az olması, yarı zamanlı veya geçici işler olması nedeniyle işten çıkarılmalarının ekonomik sıkıntıyı giderme şeklinde değerlendirilmesi.
  • Kadınların evde bakım ve ev işleri sorumluluğunu üstlenmeleri nedeniyle gün içerisinde zamanlarının bölünmesi.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi araştırmalarına göre, salgın sürecinde ön saflarda yer alan sağlık sektörü çalışanlarının küresel olarak yüzde 70’ini kadınlar oluşturmakta. Türkiye’de doktorların yüzde 50’si, hemşirelerin yüzde 70’i, ebelerin ise tamamı kadınlardan oluşuyor. Sağlık sektöründe çalışan kadınların, salgın süresince yüksek risk altında olduğu ve iş ile özel hayat dengeleri altüst olmuş şekilde çalıştıklarına dikkat çekilmiş.

Salgının yıkıcı ekonomik etkilerini yaşayan diğer sektörlerin başında tekstil giyim mağazacılığı ve konuk ağırlama sektörü gelmekte. Her iki sektörde de kadın çalışan oranının yüzde 50’nin üzerinde olmasının, kadınların süreçten orantısız etkilenmeleri sonucunu doğurduğu belirtilmekte. Tüm firmaların yüzde 34’ü, Koronavirüs krizinin etkisiyle ortaya çıkan koşulların kadınları erkeklerden daha fazla etkilediğini ifade etmiş.

PERYÖN’ün verdiği bilgiye göre, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranları yüzde 65’e yakınken Türkiye’de bu rakam yüzde 31,9. Raporda G20 liderlerinin 2025 yılına kadar iş gücüne katılım farkını yüzde 25 azaltmayı taahhüt ettiği hatırlatılmış. Bu taahhütün yerine getirilmesi durumunda küresel ekonominin 5.8 trilyon dolar daha kazanç elde edebileceği öngörülüyor. Bu rakamın, artacak kadın istihdamı sayesinde salgın yüzünden yara alan dünya ekonomisine büyük katkı sağlanacağına dair önemli bir ispat olduğu vugulanmakta.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.