btbilgi

2020 yılında eğitim önceden çok sınırlı şekilde deneyimlediğimiz bir biçimde karşımıza çıktı. Online eğitim uzun yıllardır geçerli bir yöntem olarkak kabul edilirken, Koronavirüs salgını yüzünden tüm dünya birden bire uzaktan eğitime geçmek zorunda kaldı. Kısa sürede radikal bir dönüşüm geçiren eğitim sektörü ilk aşamada ilk ve orta öğrenimi etkiledi. KPMG’nin bir araştırmasına bakılırsa, şimdi sıra üniversitelerde.

Yüksek öğrenimin geleceğini inceleyen KPMG, gelişmiş dünyada 20’nci yüzyılın ortalarından beri yüksek öğrenimin odağı olan üniversitelerin altın çağının neden sona erdiğini şu maddeler ile açıklamış:

  • 1960’lardan bu yana toplumlarda önemli yeri olan üniversitelere verilen geniş destek sarsılıyor. Yüksek maliyetlere bağlı yüksek ücretler ve bu bedelin karşılığı sorgulanıyor.
  • Geleneksel üniversiteler kritik eşiğe yaklaşıyor. Toplumdaki değişime ve ihtiyaçlara paralel yeni tür yapılara dönüştürüp dönüşmeyeceklerine, daha fazla verimlilik ve daha fazla yetenek arayışında mevcut operasyonlarını optimize edip etmeyeceklerine karar vermeleri gerekiyor.
  • Enflasyonun üzerinde artan eğitim ücretleri, yükselen öğrenci borçları fırsat eşitliğini zedeledi. Yoksul öğrenciler eğitim ücretlerini karşılayamıyor ve ödeyemeyecekleri borçların altına giriyor.
  • Öğrenciler ödedikleri yüksek ücretlere rağmen birçok okulda kadrolu öğretim üyeleri değil yardımcı eğitimcileri görüyor.
  • Bu durum pahalı ve parlak üniversitelerin üzerine gölge düşürdü. Çünkü kimse bu üniversitelere şu andakinden daha fazla ödemek istemiyor.

Geçtiğimiz sene başlayan salgının yarattığı dijital dönüşüm fırtınası eğitimi de etkilemiş durumda. Araştırmada bundan böyle yüksek öğrenimin tekdüzelikten büyük bir çeşitliliğe geçeceğine dair tahminlere yer verilmiş. Fiziksel olarak gerçek kampüsler, artırılmış kampüsler (karma gerçeklik ve analog dünyanın birleştiği yer) ve sanal öğrenme ortamlarının bir karışımı uygulanacağı öngörülüyor. Eğitimsel olarak ise içerik ve sunumla ilgili çok daha fazla deneyim yaşanabilir. Bu çeşitliliğe bireysel öğrencilerin kişiselleştirilmiş ihtiyaçlarını karşılama arayışının yön vermesi mümkün denilmiş.

Uzaktan öğrenme 2020 ile başlayan dönemde daha da gelişecek. E-öğrenmenin 2018-2024 arasında yıllık yüzde 7,5 ila 10,5 oranında büyümesi bekleniyor. Raporda birçok geleneksel üniversitenin organizasyonel olarak bu sisteme geçmekte zorlanacakları, çoğunun da kültürel anlamda buna isteksiz olduğu aktarılmış. Dönüşümü başarabilen kurumların öne geçeceği, derslerin öncelikle dijital sunulacak şekilde tasarlanacağı tahmini yapılmış.

Yazılı metin ve sunumlara eşlik eden video, karma gerçeklik ve simülasyonların yanı sıra hologramların da eğitimin bir parçası olması mümkün. Ayrıca gelişmiş öğrenme analitiğine sahip akıllı botlar sayesinde, öğrenciler evlerinden geniş ölçekte kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimine sahip olabilecekler.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.