btbilgi

COVID-19 salgını herkes için hayatı geri dönülemez biçimde değiştirirken, küresel ekonomide büyük hasarlara yol açtı. Ne kadar zayıf olduğu görülen sektörlerden biri sağlık sektörü. Her ne kadar salgın özellikle kronik hastalıkları olan insanlar için sağlık hizmetlerinin sunulmasındaki problemleri ortaya koymuş olsa da, aynı zamanda çok uzun zamanda oluşması beklenen dijital dönüşüm planlarının da öne çekilmesini sağladı.

Sağlık sektöründeki hızlı dijital dönüşüm çabalarını inceleyen KPMG; bu konuda hazırladığı rapordan bazı başlıklar yayımlamış:

  • COVID-19 salgını sayesinde dünya çapındaki sağlık sistemlerinde uzun süredir gecikmiş değişiklikler mümkün hale gelecek.
  • Salgın sonrası tüm dünyada bakım sistemleri birincil, ikincil, toplum sağlığı ve akut bakımı ele alacak şekilde yeniden tasarlanacak.
  • Sağlık hizmetlerinde ekip olarak bakım hizmeti verecek meslekler arası bir iş gücü talep edilecek.
  • Ekibin daha kritik hizmetlere odaklanmasını sağlamak için sanal bakım dahil teknolojiden yararlanan güçlendirilmiş ön saha personelleri çoğalacak.
  • Dünya Sağlık Örgütü (WHO) önlem alınmazsa 2030 yılına kadar ön sahadaki sağlık çalışanlarında 18 milyondan fazla açık olacağını tahmin etmiş. Sağlık çalışanlarının ihtiyaç duyduğu beceriler değişiyor. Bundan böyle teknik adam yetiştirmektense donanımlı ve teknolojiyi kullanan çalışanlar yetiştirmeye odaklanılacak.

Dünyadaki sağlık sistemleri yeni kanallar aracılığıyla hizmet vermek, hastayı izlemek ve hastayı takip ederek entegre bakım sağlamak için dijital teknolojilerden daha fazla yararlanmaya başladı bile. Raporda ele alınan önemli konulardan biri de, bunların hepsini içeren telesağlık (telehealth) servisleri:

  • Salgınla birlikte sağlık hizmetlerindeki boşluğu doldurmak için acele eden yeni şirketler, teknolojiden yararlanarak sanal hizmetleri artırdı.
  • Telesağlık hizmetleriyle durumu kritik olanlar ve diğer hastalar ayrı tutuluyor. Uzaktan tedavi gören hastaların süreci takip edilebiliyor. Hastalarla hastane dışında da iletişimde olmak hastaların tedaviye daha kolay erişme imkanı sunuyor, hastanelerin bakım yükünü azaltıyor.
  • Telesağlık altyapısı giyilebilir tıbbi cihazlarla güçlendiriliyor. Giyilebilir tıbbi cihazlar pazarının 2026 sonuna kadar küresel ölçekte 29 milyar doları geçeceği tahmin ediliyor.
  • Telesağlık hizmetleri ve giyilebilir tıbbi cihazların entegrasyonu ile kullanıcıların kalp atış hızı, fiziksel aktivite seviyesi, uyku düzeni veya elektrokardiyogram (EKG) sonuçları takip edilebiliyor. Artırılmış gerçeklik (augmented reality) veya giyilebilir cihazlara entegre edilebilecek LIDAR kameraları, hastanın fiziksel değişimlerinin tespit edilmesine imkan sağlıyor.
Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.