btbilgi

İklim değişikliği ve çevre kirliliği sorunları, temiz enerji üretiminin önemini giderek daha fazla öne çıkartıyor. Yenilenebilir enerji kaynakları hem dünya çapında hem de ülkemizde her geçen sene artmakta. Yenilenebilir enerji türleri arasında en yüksek paya sahip olan rüzgar enerjisi, Global Wind Energy Council’in 2019 küresel verilerine bakılırsa toplamda 651 GW kapasiteye ulaşmış durumda. 2018’e göre yüzde 10 artış saptanan sektörde Türkye hala küçük bir yer kaplıyor.

Çevreci bir enerji olarak dünya çapında yatırımları yükselen rüzgar enerjisi, Türkiye’de de ilgi görmekte. Sektör firmalarından Ülke Enerji, Türkiye’de 3 bin 351 adet rüzgar türbini bulunduğunu aktarmakta. 2020 yılına 8 GW kurulu rüzgar gücüne sahip olarak giren ülkemizde, yapılan destek ve yatırımlar sonucunda zorlu salgın yılında 1,5 GW’ye yakın yeni kurulu gücü devreye alınabilmiş. Böylece 2020 yılında 9 bin 244 MWm kapasiteye ulaşılmış durumda.

EPİAŞ tarafından açıklanan ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği tarafından duyurulan verilere bakılırsa, Türkiye 2020 yılında elektrik üretiminin yüzde 8,44’ünü rüzgar enerjisinden karşılamayı başarmış. Özellikle salgın sürecinde fosil yakıtlardan sağlanan enerjinin üretiminde yaşanan sorunlara göre, rüzgar enerjisinin faydaları daha iyi görülüyor. Türkiye’de COVID-19 salgınının ilk tepe noktasına ulaştığı Nisan ayında, ülkenin toplam elektrik üretiminin yüzde 10’unun rüzgardan sağlanabildiği bilgisi verilmiş.

Ülke Enerji’ye göre rüzgar enerjisi konusunda sağlıklı gelişimin sağlanabilmesi, yatırımların düzenli biçimde devam etmesine bağlı. Özellikle de yenilenebilir enerji sektörü için uygulanan ‘Mevcut Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destek Mekanizması’nın (YEKDEM) kilit bir rol oynadığı hatırlatılmakta.

Kompozit Sanayicileri Derneği ise bir açıklamasında sektörle ilgili şu yorumu yapıyor: “Türkiye bundan böyle yenilenebilir enerji alanında bir pazar olarak değil, kendi pazarını kullanarak gelişen büyük oyuncu olarak yer almalıdır. Hem türbin üreticisi hem de türbin üreticilerine parça ve hammadde üreten yan sanayicisi ile global oyuncularını yaratmalıdır. Bunu çoktan başarmış olan ülkelerin şimdiki politikaları örnek gösterilerek ve serbest piyasa ekonomisi öne sürülerek, kendi özgün tasarım gücü ve teknolojisine sahip bir sanayinin oluşmasını sağlayacak Ar-Ge ve yatırım teşviklerinin engellenmesi veya kaldırılması son derece yanlıştır.”

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.