btbilgi

Bilişim alanındaki uzmanların ortak görüşü, teknolojinin arkasındaki itici güçlerin son küresel salgın sayesinde ivme kazanmış olduğu yönünde. Firmalar insanların yeni normal düzeninde çalışmaya alışmalarına yardımcı olmak ve hayatlarını daha verimli bir şekilde geçirebilmelerini sağlamak için araçlar üretmeye odaklandılar. Birçok kurumsal işletme gibi bu dönemde çalışanlarına sunacağı yeniliklerle uğraşan Schneider Electric, özellikle uç bilişim (edge computing) alanındaki gelişmelere dikkat çeken bir rapor yayımlamış.

Dijitalleşme ile birlikte şirket çalışanları artık evlerinden de çalışabiliyorlar. Dijital dönüşüm kurumları kağıttan ve birçok fiziksel süreçten kurtardığı gibi, aynı zamanda kültürel bir değişim sağladı. Koronavirüs salgını ile gelen karantina önlemleri de bu dönüşümün hızlanmasına sebep oldu. Mesela artık her gün düzenlenen dijital toplantıların sayısının artması, buna en iyi örneklerden biri. Schneider Electric ayda 20 milyon dakika olan video görüşmesinin 60 milyona ulaşmasıyla, internet bant genişliğini üç katına çıkardıklarını aktarmakta. Yapılan altyapı geliştirmeleri sayesinde dünya çapında 100 bin’den fazla kişinin evden çalışması mümkün hale gelebilmiş.

Bazı firmalar salgın yüzünden iş gücünün süresiz olarak evden çalışmasını desteklerken, diğerleri ise çalışanlarını tam zamanlı olarak ofislere güven içinde geri getirmenin planlarını yapmakta. İşletmeler belli ölçüde karma sistemleri de gözden geçirirken, hepsine altyapı sağlayan dev firmaların planları ise baştan aşağıya değişmek durumunda. Çünkü az sayıda insanın merkez ofislerde bir araya gelmesi ve insanların uzaktan tek başına çalışmaları, iletişim ve güç ağlarının mevcut tasarımlarına pek uygun değil.

İşte uç bilişim kavramlarının oturmaya başladığı yerlerden biri de burası. Mevcut koşullar ortaya çıkmadan önce, 2025 yılı itibariyle kurumsal verilerin yüzde 50 veya daha fazlasının geleneksel veri merkezlerinin dışında üretileceği tahmini söz konusuydu. Yüksek bant genişliğine sahip düşük gecikmeli ve kesintisiz iş ihtiyaçlarına yanıt veren dijital altyapıların, yakın gelecekte ‘mikro veri merkezleri’ ile destekleneceği öngörülmekte.

Dünya çapında kurulu tüm BT sistemleri tarafından tüketilen enerjinin yaklaşık 500 TWh olduğu tahmin edilmekte. 2040 yılı itibariyle ise mikro veri merkezi uygulamalarının 3200 TWh kadar enerji kullanması mümkün. Bu da bugünkünden altı kat daha fazla enerji tüketimi demek. Uygulamaların kullanılabilirliğini devam ettirmek için bu mikro veri merkezlerinin esnek olmaları ve verimliliğin korunması önemli konular olarak aktarılmakta.

Uç bilişim çözümleri kullanıcılara çok yakın olmaları ile benzerlerinden ayrılmaktalar. Yeni nesil veri merkezlerinin de göz önünde olmayacak şekilde etkin olarak gizlenebilmesi, fiziksel olarak güvende ve sessiz olmaları, kolay bakım yapılabilmesi ve uzaktan yönetim açısından etkin olmaları gerektiği belirtilmiş. Ayrıca hızlanan CPU ve GPU’ların daha fazla güç kullanmaları sebebiyle, yeni uç veri merkezlerinin yüksek yoğunluklu yükleri de kompakt bir ortamda destekleyebilmesi gerektiği hatırlatılmakta.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.