btbilgi

Koronavirüs salgını yüzünden dünya çapında birçok online servis ve hizmet türü hızla evrimleşmek zorunda kaldı. Acil ihtiyaçlar doğrutusunda dönüşen sektörlerden biri de sağlık sektörü. Sağlık ürünleri ve cihazlar gibi zorunlu gereksinimler için üreticiler seferber oldu, yenilikçi çözümler oluşturuldu. Yapay zeka, sensörler, robotik ve simülasyonlar gibi birçok teknoloji salgınla başetmek için devreye alındı. Ayrıca salgın dönemi, kişiselleştirilmiş sağlık gibi bir süredir konuşulmakta olan trendlerin de yükselmesine neden oldu.

Dassault Systèmes’in kişiselleştirilmiş sağlık konusunda yaptırdığı araştırma, tüketicilerin COVID-19 sonrasındaki çağ için beklentilerini ortaya koymakta. CITE Research iş birliği ile ABD, Fransa ve Çin’den toplamda 3 bin’den fazla kişiyle gerçekleştirilen çalışma, tüketicilerin kişiselleştirmeyi nasıl gördüğünü dört kategoride inceliyor: Ulaşım ve mobilite, sağlık ve yaşam bilimleri, perakende ve çevre. Araştırma tüketicilerin kişiselleştirmeyi nasıl tanımladıklarını, ne kadar önemli olduğunu düşündüklerini ve bunu elde etmek için nelerden feragat edebileceklerine odaklanmış.

Araştırma sonuçlarına bakılırsa katılımcılar kişiselleştirilmiş sağlık hizmetlerine, özellikle de önleyici sağlık planlarına ve uyarı sistemlerine ilgi duyuyor. Tüketicilerin çoğu sağlık durumunu takip etmek için kullanılacak giyilebilir izleme cihazları ile düşme veya kaza sonrası yardım çağıran uyarı sistemleri dahil olmak üzere, 2030 yılına kadar özelleşmiş sağlık sistemlerinin yayılmış olacağına inanmakta. Dünya çapında tüketicilerin yüzde 87’si kişiselleştirilmiş sağlık hizmetleriyle ilgilenirken, dörtte üçü veya daha fazlası kişiselleştirilmiş ortopedik protez hariç tüm hizmetlerle ilgileniyor.

Tüketiciler genel olarak kişiselleştirilmiş sağlık hizmetinin birincil faydasının daha iyi sağlık anlamına geldiğini aktarmakta. Yarısından fazlası ise daha düşük maliyet ve daha uzun ömür beklentisi taşıyor. Bu servisleri en çok bekleyen yaş grupları ise Z Kuşağı (yüzde 80 oranla), Y Kuşağı (yüzde 82 oranla) ve X Kuşağı (yüzde 80 oranla). Sektörel bazda bakıldığında ise genel sağlık hizmetleri tüm yaş gruplarında çoğunlukla en çok ilgilenilen sektörler arasında birinci sırada gelmiş. Bunun da salgının etkisi ile bu kadar yükselmesi söz konusu. Boomer kuşağı sağlık sektöründeki gelişmeleri yüzde 60’lık bir oranla takip ederken Z Kuşağı mobiliteyi (yüzde 24), Y Kuşağı ise çevreyi (yüzde 21) birinci sıraya koymakta.

Çoğu tüketici kişisel verilerinin tamamını veya bir kısmını (küresel çapta yüzde 83 oranla) paylaşmaya hazır durumda. Çinli tüketiciler bu konuda en hevesli olanlar, sadece yüzde 6’sı herhangi bir veri paylaşmak istemediğini belirtmiş. Kuşaklara bakınca da Boomerlar (yüzde 22) kişiselleştirilmiş sağlık hizmetleri için veri paylaşmaya daha az istekli. Boomer kuşağı üyelerinin yüzde 9’u ise özelleşmiş sağlık servislerinden herhangi bir fayda beklememekte.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.