btbilgi

Artık öyle bir dijital dünyada yaşıyoruz ki, normalde gerçek hayattan uzak kalması gereken bazı şeyler günlük yaşama sızıyorlar. Sosyal derecelendirme sistemleri de bunlardan biri. Kaspersky’nin yayımladığı ‘Sosyal kredi ve güvenlik: Derecelendirme dünyasını kucaklamak’ (Social credits and security: embracing the world of ratings) başlıklı rapor bunu ele alıyor. Rapora göre bu tarz derecelendirme sistemleri giderek yaygınlaşarak, bir tercih olmaktan çıkıp birçok hizmetin önemli bir parçası haline gelecek.

Sosyal derecelendirme sistemleri, sosyal medyadaki hareketlerin de dahil olduğu her türlü kişisel verilerin toplamı sonucunda oluşturulmakta. Aslında kurumların mevcut ve potansiyel müşterilerine özel hizmetler ve benzersiz deneyimler sunması amacıyla üretilmiş bu sistemler, giderek günlük hayatımızı da etkilemeye başladılar. Toplanan verilerin otomatik algoritmalar aracılığı ile analiz edilmesi sonucunda, tüketicilerin davranışların ve tercihlerinin değerlendirilmesinin ötesinde artık kredi derecelendirmeleri bile gerçekleştirilmekte.

Raporda tüketicilerin daha uygun fiyatlar, indirimler ve özel hizmetler için hassas özel verilerini paylaşma fikrine sıcak baktığı saptanmış. Buna karşın tüketicilerin büyük bir çoğunluğu sosyal medyayı dikkatli bir şekilde kullandığını ve kurumlara kişisel bilgilerine göz atma izni vermeyi düşünmediğini de aktarmakta. Araştırmaya Türkiye’den katılan tüketicilerin yüzde 33’ü kredi kartı başvurusu için yapılan kontrolleri hızla geçebilmek için profillerini paylaşmaya sıcak bakmadıklarını söylemiş. Ama insanlar çocuğunu iyi bir okula yazdırmak için (yüzde 88 oranla) veya kirada indirim almak için (yüzde 89 oranla) sosyal medya profilini paylaşmayı da düşünüyorlar.

Dünya çapında tüketiciler verilerini devletlerden çok tıp kurumlarına, bankalara veya sigorta şirketlerine emanet etmeye daha çok razı. Türkiye’deki katılımcıların yüzde 27’si ise kişisel verilerini saklaması için bu şirketlere veya hizmetlere güvenmediğini belirtirken, yüzde 26’sı devlete de güvenmediğini belirtmiş. Kişisel verilerin korunmasının her geçen sene zorlaştığı bir dönemde, tüketicilerin böyle endişeler taşımasının normal olduğu ifade ediliyor.

Sosyal derecelendirme tüketicilerin kredi başvurularını bile etkilemekte. Raporda Türk tüketicilerin yüzde 11’inin, kendileri hakkında sosyal medyadan toplanan bilgiler nedeniyle kredi almakta zorlandığına dikkat çekilmiş. Sosyal medya ve benzeri hizmetleri en çok kullanan 25-34 yaş arası grup, kredi derecelendirme sistemlerinden en çok etkilenen (yüzde 13 oranla) kesimlerden biri durumunda. Finansal davranışlara göre kredi derecelendirme için bilinen mevcut düzenlemeler bulunurken, online profillerden kişisel veri toplayıp analizlere dahil eden daha yeni sistemler için herkes tarafından bilinen belirli bir kurallar çerçevesi bulunmaması da işleri daha can sıkıcı hale getirmekte.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.