btbilgi

Giyilebilir teknolojiler daha şimdiden kullanıcıların sağlıklarının takibinde aktif şekilde kullanılmakta. Akıllı saatler ve bileklikler uyku durumunu saptamaktan nabız ölçmeye kadar çok farklı işlevler içeriyorlar. Yakın gelecekte uzaktan sağlık (telehealth) servislerinin bunlardan başlayarak toplumlara daha hızlı biçimde yayılması öngörülüyor. Bu vizyon ile hareket eden bir Boğaziçi Üniversitesi araştırma ekibi stres gibi duygusal tepkileri, durum değişikliklerini ve uyku kalitesini ölçerek anlık analizler çıkartabilen bir akıllı saat ve uygulama kombinasyonu oluşturmuş.

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Ersoy’un liderliğinde geliştirilen proje, 9 ülke ve 11 farklı üniversite/araştırma kurumunun katılımıyla oluşturulan H2020 AffecTech programı kapsamında yürütülmekte. Program dahilinde ‘Günlük Yaşamdaki Stres Benzeri Duygusal Tepkilerin, Durum Değişikliklerinin ve Uyku Kalitesinin Akıllı Telefon ve Giyilebilir Cihazlar Aracılığıyla Ölçülmesi’ başlıklı bir araştırma yapılıyor ve BOUN’un ekibi de bu araştırmanın öncülerinden biri.

BOUN’dan stres algılayabilen akıllı saat ve algoritma

Projenin amacı kullanıcının günlük hayat akışını bozmadan stres algılama yapabilmek. Geliştirilen akıllı saat arka yüzünde bir optik (PPG) sensör taşıyor. Normalde kalp sinyalleri EKG aracılığı ile, kişinin vücuduna yapıştırılan elektrotlarla kaydedilmekte. Projedeki akıllı saat ve beraberindeki analiz algoritmaları ile bunlara gerek kalmadan, kalp atışının varyansına bakarak duygu durumundaki değişiklikleri takip edilebiliyor. Verilen bilgiye göre kalp atış varyansının yanı sıra, deri sıcaklığı ve derideki iletkenlik seviyesindeki değişimler aracılığı ile elektro-dermal aktivite de ölçülmekte. Kişi stres halindeyken derinin iletkenlik değeri de değişiyor ve bu ölçülerek belli bulgular elde edilebilmekte.

Ersoy cihazın işlevi hakında şu bilgileri vermekte: “Kullanıcı akıllı kol saati ile rahatça günlük hayatını devam ettirirken, bunun araştırmacılar için getirdiği bazı zorluklar da var. Bilek çok hareketli bir uzuv olduğu için aktivite esnasında alınan sinyalin kalitesi bozulabiliyor. Bu nedenle önce sinyalin içindeki bozuklukları temizlemeniz gerekiyor. Zaten saat ivme ölçer gibi sensörlere de sahip ve bu sensör kişinin o an aşırı hareketli olduğunu söyleyebiliyor. Bu sayede hangi noktalarda sinyalin temizlenmesi gerektiğini biliyoruz. Sinyal temizlendikten sonra makine öğrenmesi yöntemleriyle sınıflandırılıyor. Bu sınıflandırma ‘stresli-stressiz’ şeklinde ikili, ‘stressiz-orta stresli-çok stresli’ gibi üçlü ya da 0’dan 100’e uzanan bir skala şeklinde olabilir. Makine öğrenmesi sistemini eğitmek için ise veri toplamanız gerekli. Sistemin size söylediği bir şey var ama bunun ne kadar doğru olduğunu anlamak için gerçek durumla karşılaştırmak zorundayız.”

Geliştirilen akıllı kol saati algoritması ile uyku kalitesinden kaynaklanan sorunların saptanmasına yönelik çözümler de üretebileceği aktarılmakta: “Normalde uyku apnesini tespit etmek için uyku odaları kullanılıyor. Bu odalar kafanızda, kalbinizde, bacaklarınızda çok sayıda elektrot takılı halde, üzerinizde birkaç kamera varken sizden uyumanızın beklendiği odalar. Böyle bir odada pijamalarınızı giyip uyumanız bekleniyor ve bu odada bir gecede ancak bir kişi kalabiliyor. Bizim geliştirdiğimiz teknolojide ise sadece kol saatini takıp evinize gitmeniz gerekiyor”.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.