btbilgi

Teknoloji o kadar gelişmesine rağmen, lastikler hala ilk icat edildikleri günküne yakın durumdalar. Her ne kadar bazı firmalar asla patlamayacak, hatta geleneksel lastiklere bile benzemeyen fütüristik ürünler geliştiriyor olsa da bunları arabalarımızda kullanmamıza biraz daha var gibi. Ona karşılık olarak ara çözümler geliştirenler de bulunmakta. Mesela Avusturalya’daki Flinders Üniversitesi’nden bir ekibin ortaya çıkardığı geri dönüştürülebilir ve kendi kendini tamir eden yeni lastik konsepti gibi.

Normalde bir lastik patladığında arabanızla kalakalırsınız. Ya bir çekicinin gelip arabanızı çekmesi lazım, ya da yedek lastiğiniz varsa onu takıp yola devam etmelisiniz. Ya yedek lastiğiniz yoksa? İşte tanıtılan bu yeni lastik konseptinde, yedek lastiğiniz yoksa bile yolda kalmak söz konusu değil. Tasarlanan lastiğin gayet çevreci malzemelerden üretildiği aktarılmakta. Sülfür, kanola pişirme yağı ve ‘dicyclopentadiene’ (DCPD) denilen bir kimyasal bileşiği karıştırmak yeterli.

Patlayınca kendini tamir edebilen geri dönüşümlü lastik

Daha da ilginci, bu karışım sonucu meydana gelen materyal aslında bir çeşit yapıştırıcı özelliğe sahip. Bu materyale bir amine katalizör eklerseniz birden yumuşuyor ve yeniden yapılandırılabilir hale geliyor. Böylece zarar görmüş bir kısım kolayca tamir edilebilmekte. İşlem tamamlandığında materyal eskisi kadar iyi durumda ve kuvvetinden bir şey kaybetmemiş olacak. Bu da bize lastiğin kendi kendini iyileştirme özelliğini sağlayan şey.

Projenin yayımlanmış bilimsel makalesinde, materyalin sağladığı yapışma etkisinin pazardaki herhangi bir acil lastik tamiri ürününden çok daha yüksek performans verdiği belirtilmekte. Yapışma etkisi oda sıcaklığında gerçekleşiyor ve sadece dakikalar içinde tamamlanıyor. Oluşturulan polimer yapı suya ve çürümeye karşı da dayanıklı. Yani lastik tamir olduktan sonra uzunca süre sorun çıkartmadan yola devam edebilirsiniz.

Yeni lastiğin üretildiği malzemleler geleneksel materyallere olan ihtiyacı azaltıp, lastiği daha sürdürülebilir bir hale getirmekte. Sülfür ve kanola yağının doğallığı dışında, DCPD bileşeni petrol rafinerilerindeki işlemlerin bir atığı olarak tanımlanmakta. Yani sıfırdan petrol işleyip kimyasal üretmeye gerek kalmıyor. Bu da hem maliyeti düşüren hem de üretim süreçlerini kolaylaştıran bir özellik. Lastiğin işi bittiğinde geri dönüşüm süreçlerine sokulabilmesi de onu tercih edilmesi gereken bir ürün haline getirecektir.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.