btbilgi

Herkes Aralık 2019’da Çin’den başlayarak tüm dünyaya yayılan Koronavirüs salgınının iş dünyasına ve sektörlere olası etkilerini merak ediyor. İşte bu yönde soruları öngörülerle cevaplayabilmek için, KPMG Türkiye tarafından bir araştırma gerçekleştirilmiş. 1-6 Nisan tarihleri arasında tüm sektörlerden yaklaşık 250 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen COVID-19 etki araştırması, hastalık sonrası toparlanma süresi için 3 ay ile 12+ ay arasına yayılan bir tahmin yelpazesi ve ekonomide önemli daralma tahminleri içermekte.

Araştırmaya katılanların yüzde 88’i COVID-19’un Türkiye ekonomisini yüksek derecede etkileyeceği görüşünde. Yüzde 12’si ise orta düzeyde etki edeceğini düşünüyor. Katılımcıların yüzde 80’inden fazlası 2020 yılında Türkiye ekonomisinde yüzde 3’ten fazla daralma beklediğini ifade etmiş. Yüzde 30’u yüzde 6’dan fazla daralma öngörüyor, yüzde 19’u ise büyüme bekliyor. Hastalığın ekonomimiz üzerindeki etkisinin ortadan kalkması için en az 12 ay gerektiğini söyleyenlerin oranı yüzde 35. Yüzde 19’luk kesim en az 3-6 ay gerektiğini, yüzde 21,9’luk kesim ise 6-9 ay süreceğini düşünüyor.

Görüşülen sektör temsilcilerinin hemen hemen tamamı COVID-19’un faaliyet gösterdikleri sektörü önemli ölçüde etkilediğini belirtmiş. Katılımcıların yüzde 42’si pandeminin faaliyet gösterdikleri sektörü orta derecede etkilediği, yüzde 50’si ise yüksek derecede etkilediği görüşünde. Yüzde 7’si etki yaratmadığını ya da düşük derecede etkilediğini ifade ediyor. Salgından en fazla etkilenen kesim, yüzde 95 etkilenme oranı ile KOBİ dünyası.

Tüm sektörler hastalığın ekonomik etkilerini hissederken enerji, ilaç, endüstriyel üretim ve kimya sektörlerinde etkinin görece daha az hissedildiği saptanmış. Sektör bazında toparlanma beklentilerinin, ülke ekonomisindeki beklentilere paralellik göstermesi de bir başka ayrıntı. Bununla beraber endüstriyel üretim, tekstil, turizm/ev dışı tüketim, enerji, inşaat ve gıda sektörlerinde toparlanmanın 2020 sonrasına sarkması tahminleri mevcut.

Araştırmada kurumların krize hazırlık ve kriz yönetimi kabiliyetleri de incelenmiş. Rapora göre şirketlerin cirosal büyüklükleriyle, kriz yönetimi kabiliyetlerinin paralellik gösterdiği gözlemlenmekte. Kriz yönetimine dair prosedür ve süreçlere sahip KOBİ’lerin oranı yüzde 25 iken, bu oranın cirosal oranla paralel artarak cirosu 10 milyon TL’den yüksek şirketlerde yüzde 75’lere çıktığı bilgisi veriliyor. COVID-19 krizi ile ilgili bulgulara bakılırsa medya, eğitim, tekstil, enerji, kimya, finansal hizmetler ve inşaat sektörleri başta olmak üzere; her sektörden şirketlerin kriz yönetimi kabiliyetinin geliştirilmesi zorunlu.

Katılımcılar salgın hastalık sonucunda şirketlerinin 2020 cirolarında yüzde 40’lara varan düşüşlere sebep olacağına inanmakta. 2020 bütçelerinde da önemli ölçüde hedef revizyonuna gidilmesi söz konusu. Şirket temsilcilerinin yüzde 53’ü 2020 cirolarında yüzde 2-20 arasında düşüş beklerken, yüzde 36’sı yüzde 20’den fazla düşüş bekliyor. Yüzde 10’unun ise cirosunda düşüş beklemediği aktarılmakta. Ciro artışı bekleyenlerin oranı ise yüzde 1. Cironun en çok etkilenmesi beklenen sektörler ise, 2020’de yüzde 40’lara varan düşüş bekleyen turizm/ev dışı tüketim, perakende/mağazacılık ve özel girişim sermayesi sektörleri.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.