btbilgi

Dijital teknolojiler bilgiye erişimin kolaylaşmasından, kurumsal ve bireysel hayatın daha verimli hale gelmesine kadar çok işe yaramakta. Fakat aynı teknolojilerin kötü niyetli kişiler tarafındna kullanımı da eşit derecede önemli riskler getirmekte. Veri güvenliği konuları herkes ve her organizasyon için son yılların en önemli konusu. Bilgi hizmetleri şirketi Experian’ın hazırladığı en yeni siber dolandırıcılık raporu, bu konudaki görüşleri ve yatırım trendlerini ön plana çıkartmakta.

‘2019 Yılı EMEA Bölgesi Dolandırıcılık Raporu’ (EMEA Fraud Report 2019), Experian ve Forrester Consulting iş ortaklığında Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde yaklaşık 1.000 şirketle görüşülerek hazırlanmış. Raporda fintech, e-ticaret, konaklama, bankacılık, perakende ve telekomünikasyon başta olmak üzere birçok sektörden, 50’yi aşkın çalışanı olan şirketlerden toplanan verilerin analizi yer alıyor. Rapora göre günümüzde en yaygın üç siber dolandırıcılık türü, veri hırsızlığı, kimlik hırsızlığı/sosyal mühendislik ve dijital kanallara sahte başvuru.

Türkye bazında bakıldığında, bunların aralarında en çok veri hırsızlığı dikketi çekmekte. Bu dolandırıcılık türünde tüm ülkelerin ortalaması yüzde 58 iken, Türkiye ortalaması yüzde 67 gibi çok yüksek bir orana çıkmakta. Ciddi bir oranda yaşanan veri hırsızlığı operasyonları, firmaların özelleşmiş siber güvenlik çözümlerine yatırım yapmasına yol açmakta.

‘Dolandırıcılık yönetimi danışmanları ve üçüncü taraf hizmetlerine en çok yatırım yapmak isteyen ülkeler’ arasında birinci sırada yüzde 56 ile Danimarka var. Fakat Türkiye bu hizmetlere yatırım yapmayı planlayanlar arasında Polonya ile birlikte ikinci sırayı paylaşıyor (yüzde 55 oranla). Üçüncü sırada ise %47 ile Birleşik Krallık var. Dolandırıcılık yönetimi için dış kaynak kullanımı konusunda da Türkiye ön sıralarda yer alıyor. Türkiye yüzde 53 oran ile, yüzde 57 ile ilk sırada olan Polonya’yı takip etmekte. Birleşik Krallık ise yüzde 47 ile üçüncü sırada.

‘Dolandırıcılık yönetimi çalışan eğitimi ve farkındalık” yatırımları konusunda ilk sırada yüzde 68 oranıyla Polonya yer alırken, Türkiye yüzde 63 ile ikinci sırada bulunmakta. Birleşik Krallık ve İspanya ise yüzde 62 ile üçüncü sırayı paylaşıyor. Türkiye özel sektörü genel dolandırıcılık yönetim bütçesini artırma konusunda da yüzde 62 ile ilk sırayı almış. Bu tabloya bakarak, yakın gelecekte Türkiye’de siber dolandırıcılık çözümlerinin çok büyük ilgi göreceği söylenebilir.

Raporda dolandırıcılığın neden olduğu etkiye dair genel algı iki kategori altında toplanmış: İlki maddi kayıp, ikincisi ise özellikle veri hırsızlığı sonucunda ortaya çıkan hukuki, düzenleyici veya itibara ilişkin etkiler. EMEA bölgesinde şirketlerin üçte biri (yüzde 33) dolandırıcılığın en çok müşteri kayıplarına, yeni güvenlik önlemlerinin yüküne ve geri kazanım maliyetlerinin artmasına yol açtığını düşünüyor. Türkiye’deki yöneticiler ise dolandırıcılığın yarattığı en önemli kayıpları şu şekilde sıralamış:

  • Yüzde 43: Ek güvenlik ve denetim gereksinimleri,
  • Yüzde 42: Çalışan verimliliğini düşürmesi,
  • Yüzde 30: Düzenleyici para cezaları,
  • Yüzde 25: Müşteri kayıpları.
Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.