btbilgi

Tüketici ürünleri markası Dyson ve National Geographic Türkiye beraberce, ülkemizin üç büyük şehrinde iç mekan hava kalitesi farkındalık araştırması gerçekleştirmiş. Temmuz 2019’da yapılan araştırmaya 25-55 yaş arası tüketicilerden İstanbul, Ankara ve İzmir’de yaşayan 610 kişi katılmış. Sonuçlara bakılırsa bu şehirlerde yaşayanların yüzde 15’i iç mekan hava kirliliği kavramından habersiz. Ayrıca insanlarımız iç mekan hava kalitesinin düşük olmasının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisinin farkında da değiller.

Hava kirliliği denildiğinde genellikle herkesin aklına hemen dış ortam hava kirliliği geliyor. Ancak iç ortamlardaki kirlilik ve hava kalitesi çoğu kişinin çok umursamadığı bir fikir. Pencereleri veya kapıları açtığımızda evimize giren kirli havanın yanı sıra, günlük aktiviteler ve evimizdeki eşyalar da havayı kirletebiliyor. 2001’de yapılmış ‘Ulusal İnsan Faaliyet Modeli Araştırması’na (NHAPS) bakılırsa, modern çağ insanlarının zamanının yaklaşık yüzde 90’ı kapalı kapılar ardında çalışarak, okuyarak, yemek yiyerek, egzersiz yaparak ve uyuyarak geçiyor. Bu nedenle iç mekanlarda soluduğumuz havadaki toza, alerjenlere ve maruz kaldığımız sıcaklığa kadar her şey sağlığımızı etkileyebilmekte.

Dyson ve National Geographic Türkiye’nin araştırmasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de yaşayanların yaklaşık yüzde 90’ından fazlasının temiz hava solumanın “çok önemli” olduğunu düşündüğü ortaya çıkartılmış. Fakat katılımcıların yüzde 70’i yemek pişirme sırasında çıkan duman, temizlik ürünleri ve evcil hayvan tüylerinin iç mekan hava kalitesini bozduğundan habersiz. Rapora göre her 5 kişiden 3’ü, yaşadıkları ortamdaki hava kirliliği kaynaklarının farkında değil. Katılımcıların yüzde 90’ı yeni mobilyaların iç mekan hava kirliliği kaynağı olabileceğini bilmiyor. Yüzde 79’u ise saç spreylerinin iç mekan hava kirliliğine neden olabileceği hakkında bilgi sahibi değil.

Görüşme yapılan kişilerin yüzde 55’i iç mekan hava kalitesinin dış ortamdaki havaya oranla daha iyi olduğunu zannetmekte. Halbuki Avrupa Solunum Dergisi’nin Ekim 2012 tarihli sayısında yayımlanan bir bilimsel araştırmaya göre ortalama bir evin havası, dışarıdaki havadan 5 kat daha kirli olabilmekte. Bunu dışında katılımcıların yaklaşık yarısı (yüzde 48) yeni bir bina veya dairenin daha iyi havaya sahip olduğunu düşündüğünü aktarmış. Fakat yeni bina veya dairelerin havasının eskilere oranla daha kirli olabildiği de kanıtlanmış durumda.

Neyse ki araştırmaya katılanların neredeyse yarısı iç mekan hava kirliliğinin sağlık sorunları yaratabileceğinin farkında. İşin sağlık sorunlara tarafına bakılınca ise, katılımcıların yüzde 22’si ailelerinde alerji veya astım problemleri bulunduğunu iletmiş. Bu oran Türkiye’de her 4 kişiden birinin alerjik hastalıklardan etkilendiğini ifade eden araştırmaları (Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği kaynakları) destekler nitelikte. Dyson firmasının araştırması Türk insanının ne yazık ki iç mekan hava kalitesi konusunda sınıfta kaldığını göstermekte.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.