btbilgi

Bazı firmaların tüketicilere sunduğu mal veya hizmetler büyük problemlere dönüşebilmekte. Markalar tarafından tüketiciye uygulanan baskılar, tüketicinin bir malı/hizmeti satın aldıktan sonra bile rahatsız edilmesi söz konusu. Avukat Elvan Kılıç bu durumun hem özel hayat ihlaline, hem de Kişisel Verilerin Korunması mevzuatına aykırılık teşkil etmesi ve tüketici hakları konularında bilgiler vermiş.

Kılıç tüketiciyi en başta Anayasa’nın korumakta olduğunu aktarmış. Tüketici sözleşmenin karşı tarafını teşkil eden üretici, imalatçı, ithalatçı, satıcı karşısında ekonomik bakımdan zayıf konumda. Satın aldığı mal ya da hizmetin nasıl, hangi hammaddelerle, hangi teknolojiyle üretilip kendisine verildiğini ve sağlığı ya da huzuru için arz ettiği riskleri bilmeyebilir/bilmeyebilir. Bu sebeple bilgilendirilmesi ve aydınlatılması gerekir. Günümüzde tüketiciye bu bilgilendirmeler yapılmamakta, özellikle tüketiciden alınan kişisel verilerin nerelerde ne sebeplerle kullanılacağı tüketiciye net olarak belirtilmemekte. Böylece tüketici güçsüz ve korunmaya muhtaç bir konuma düşmektedir. Kılıç tüketici hakları insan haklarıdır ve bu haklar Anayasa’da temel insan hakları bağlamında korunmaktadır diyor.

6502 sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu

Özellikle kanunun 61. Maddesi’nde çok net bir şekilde “tüketiciyi rahatsız edecek şekilde reklam yapılmaması gerektiği” belirtilmiştir. “Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamaz.” Bu şekilde maddeye bakıldığında tüketiciye yapılan baskının, adeta mafya ilişkisine dönüşmesi hukuka ve kanuna aykırıdır. Tüketici böyle bir durumla karşılaştığında sadece bu kanuna bile dayanarak tüketici hakem heyetine ve tüketici mahkemelerine gidebilir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK)

KVKK tüketicilerin üyelik veya abonelik esnasında vermiş oldukları kişisel bilgilerin korunmasını kapsamaktadır. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş olabileceği de göz önüne alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme” başlıklı 136’ıncı maddesi çerçevesinde, suç duyurusu seçeneği de göz önünde bulundurulmalıdır. Kanun hükümlerine aykırı olarak tüketicilerin açık rızaları alınmaksızın e-posta adreslerine, SMS veya çağrı ile cep telefonlarına reklam bildirimleri/aramaları geldiği hususunda Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na intikal eden çok sayıda başvuru yapılmış, buna ilişkin 2018 yılında gerekli önlemler alınmış, kurulun 2018’deki kararı resmi gazetede de yayınlanmıştır.

Bu ilke kararı ile tüketicilerin e-postalarına, cep telefonlarına mesaj veya arama şeklinde reklam amaçlı ulaşılması, aslında bir aydınlatma ve bilgilendirme kapsamında tüketicinin rızasına bağlıdır. Öncelikle bu konuda tüketiciyi aydınlatacak şekilde, (bilgilendirme formuna ayrı bir imza veya kutucuklara tik atma şeklinde) yapılan reklamları veya  iletişimi hangi yolla kabul ettiğini tek tek sayarak (e-posta, telefon araması, SMS vb.) “kabul ediyorum/etmiyorum” seçenekleri sunulmuş halde onayı alınır ve tüketicinin kabul ettiği şekilde kendisiyle iletişime geçilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur; “aydınlatma” ve “onay” farklı iki işlem olarak yapılmalıdır. Çünkü ikisi de farklı, biri işlem biri fiildir. Aydınlatmada, tüketici aldığı ürün veya işlem konusunda bilgilendirilir veya verilen reklam ya da abone olunacaksa o konuya ilişkin bilgiler verilir. Daha sonra abonelik veya üyelik, hatta verilen iletişim bilgilerinin başka mecralarda kullanılması veya SMS/e-posta gönderilmesi işlemlerinin onayı alınmaktadır.

SMS, e-posta ve telefonla rahatsız edilme

Tüketici daha çok SMS ve e-posta yoluyla rahatsız edilmekten öte telefonla aranarak rahatsız edilmektedir ki telefon ile rahatsız etme Türk Ceza Kanunu’na göre suçtur. Bu bağlamda TCK 123 Maddesinde aynen şöyle söylenmiştir: “Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikâyeti üzerine, faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir…”

Tüketicinin açık rızası bulunmayan hallerde, ilgili veri sorumlusundan (o an hangi kurum yetkiliyse) kişisel verilerinin silinmesini, reklam aramalarına kapatılmasını talep etme hakkı vardır. Eğer veri sorumlusu tüketicinin talebini karşılamaz ise o vakit tüketici Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bir şikayet oluşturabilir ki 2018 yılında resmi gazetede yürürlüğe giren kararla, tüketicilerin bu kurula başvurularının yolu açılmıştır. Bu ilke kararına aykırı davranan veri sorumlularına kanunen belirlenen miktarda para cezası kesilmesi gündeme gelebilir.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.