btbilgi

Acaba kadim uygarlıklarda yaşayan insanlar büyük yapılarda kullandıkları taşları bir yerden bir yere nasıl götürüyorlardı? Araştırmalar İngiltere’deki Stonehenge gibi devasa antik yapıların inşasında bulunan dolmen benzeri büyük taşların kilometrelerce uzaktaki taş ocaklarından getirildiğini ortaya koyuyor. Bu işin sırrını araştıran bir tasarım laboratuvarı, ‘Walking Assembly’ isimli ilginç bir projeye imza atmış durumda.

Cambridge kökenli Matter Design, kolayca hareket ettirilebilecek ve görünüşte ‘ağırlıksız’ somut nesneler üzerine çalışmakta. İnşaat alanında çalışan araştırma şirketi CEMEX ile bir Ar-Ge ortaklığı kuran proje ekibi, vinç veya taşıma makineleri olmadan dev taş blokları hareket ettirmenin tekniklerini geliştirmiş.

Tasarım laboratuvarının müdürü Brandon Clifford, projelerinin sonuçlarını TED’in Vancouver’da düzenlenen 2019 konferansında yaptığı konuşmada ayrıntılı olarak aktarmış. Aşağıdaki videoda proje bulguları ile üretilmiş taş blokların sadece insan gücü ile kaldırılmasını, döndürülmesini ve hareket ettirilmesini görebilirsiniz. Bu beton bloklar istendiğinde birden fazla seviyeli yapılara dönüştürülebilmekte, merdiven oluşturacak biçimde dizilebilmekte ve birbirine tutturulabilmekteler.

Araştırmacılar bunu taş blokların kenarlarını yuvarlatma, ağırlık denge noktalarını saptama ve üzerlerinde tutma noktaları yaratma ile çözmüşler. Böylece bloklar kolayca sallanabiliyor, eğilebiliyor ve yerinde döndürülebiliyor. Denge noktaları ise şansa bırakılmıyor. Projedeki blokları üretmede değişken yoğunluklu beton kullanılmış. Böylece blokların kütle merkezleri, dengelerini kontrol edebilmek için ince şekilde ayarlanabiliyor.

Tasarım laboratuvarındaki araştırmacıların çoğunun MIT’den (Massachusetts Institute of Technology) geldiği bilgisi verilmekte. Eski uygarlıkların dev yapılar inşa etme yollarını incelemeye başlayan ekip, ilham kaynağı olarak Paskalya Adası’ndaki (Easter Island) Moai heykellerini göstermekte. Bu adada dikili duran ve eski tanrıları ifade ettiği tahmin edilen dev heykellerin bazıları 82 ton ağırlığa sahip. Ayrıca adanın efsanelerinde, heykellerin kendi başlarına yürüyerek dikili oldukları yere geldikleri de aktarılmakta.

Bu araştırmanın gerçek hayattaki uygulamaları ise aynı projenin kendisi kadar sıradışı. Proje ile elde edilen mimari ve mühendislik deneyimi, makinelerin erişmesinin zor olacağı bölgelerde yapılar inşa etmekte değerlendirilebilir denilmekte. Bu tür yapıların hem ucuz hem de inşasının kolay olabilme ihtimali bulunuyor. Ayrıca modüler bloklar kullanılarak monte edilmiş yapılar daha sonra yine kolayca sökülebilir. Böylece yapıları yıkma ve yerine, yeni binalar yapmak için para ile yeni materyal harcamaya gerek kalmayabilir.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.