btbilgi

Okyanuslar, topraklardan gelen çeşitli tehditler altında yaşıyor. Kıyı kentleri hızlı nüfus artışıyla başa çıkmakta zorlandıkça, birçok yerde yeni topraklar oluşturmak için okyanus dolduruluyor. Sınırsız kıyı kentleşmesi her sene milyonlarca hektarlık okyanus ve deniz yaşamını tahrip ediyor. Dünya nüfusunun yüzde 40’ını oluşturan yaklaşık 2,4 milyar insan bir kıyı bölgesinde yaşamakta. İşin kötüsü iklim değişikliği sonucu tüm bu insanlar yükselen deniz seviyesinden etkilenecek. Bunu göz önüne alan Oceanix projesi, daha esnek bir geleceğe doğru adımlar atabilmek amacıyla tasarlanmış.

Oceanix: BM’den destekli geleceğin yüzen şehir konseptiOceanix projesi Birleşmiş Milletler’e bağlı ‘UN-habitat’ kurumunun yenilikçi kentler gündeminin bir parçası. MIT (Massachusetts Institute of Technology) okyanus mühendisliği merkezi ve Bjarke Ingels Group (BIG) tasarım stüdyosunun geliştirdiği proje, kar amacı gütmeyen yüzen şehirler üzerine yoğunlaşmakta. Ortaya konulan konsept BM’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine bağlı, insan yapımı bir ekosistem öneriyor.

Oceanix: BM’den destekli geleceğin yüzen şehir konseptiBu konseptte gösterilen yüzen şehir tasarımı sel, tsunamiler ve kasırgalar gibi doğal afetlere dayanacak şekilde tasarlanmış. Okyanus tabanına demirlemiş altıgen platformlardan oluşan şehir, yaklaşık 10 bin kişi barındırabilmekte ve kendi enerjisini, tatlı suyunu ve ısısını üretme imkanlarına sahip. Oceanix şehri zaman içinde uyum sağlayarak organik olarak büyümek için planlanmış. 300 kişilik bir mahalleden binlerce insanın yaşadığı şehirlere doğru bir ölçeklendirme ile evrimleşebilecek.

Oceanix: BM’den destekli geleceğin yüzen şehir konseptiŞehirde sürdürülebilirlik ana ilke olarak benimsenmiş durumda. Tüm altyapı enerji, su, gıda ve atık akışını kanalize eden modüler bir yapıya sahip. Oluşturulan deniz metropolü için sunulan imajlar, sürdürülebilir malzemeler kullanılarak inşa edilmiş az katlı yapılara sahip bir dizi ada göstermekte. Yapılar modüler olduğu için gelecekte proje üzerinde çalışacak başka mimarlar tarafından kolayca sökülüp yeniden oluşturulabilecek.

Yüzen şehirler kıyıdaki büyük şehirlere yakın konumlandırılabilir. Ancak felaket durumunda daha güvenli bölgelere de çekilebilecekler. Tüm yapılar tsunamilere ve Kategori 5 seviyesinde kasırgalara dayanacak şekilde inşa edilecek. Altyapıları, su altı minerallerini elektrik akımına maruz bırakarak üretilen bir malzeme olan ‘Biorock’ ile desteklenecek. Kendi kendini onarabilen bu materyal zamanla sertleşerek, betondan üç kat daha sert ama yüzebilir hale gelebiliyor. Böylece tüm yapılar zorlu hava koşullarına dayanabilecek.

Oceanix projesi çevre dostu bir yaşam alanı hayal etmekte. Köyler arabalara veya kamyonların varlığına göre düşünülmemiş. Çöpler pnömatik çöp tüpleri ile toplanıp yeniden değerlendirilecekleri istasyonlara taşınacak. Konsepte otonom su araçları, dron teslimatları ve deniz çiftçiliği gibi yenilikçi fikirler de dahil edilmiş. Platformların altındaki kafesler tarak, yosun veya benzer deniz ürünlerini toplayabilecek. Yüzeyde ise dikey tarım tesisleri bitkileri beslemek için deniz ürünlerinden elde edilecek organik atıkları kullanacak.

BIG’in kurucusu Bjarke ingels, “Dünyanın en büyük 10 şehrinden 9’u, 2050 yılına kadar yükselen denizlere maruz kalacak. Deniz bizim kaderimiz ama aynı zamanda geleceğimiz de olabilir” diyor.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.