btbilgi

Küresel enerji yönetimi ve otomasyon firması Schneider Electric, 2019 Kurumsal Enerji ve Sürdürülebilirlik İlerleme Raporu’nu yayımladı. Rapor büyük kuruluşların nasıl satın alma yaptığını, talep yönettiğini, veri kullandığını, nasıl enerji verimliliği ve karbon azaltma programları geliştirdiğini ve finanse ettiğini konu alıyor. Katılımcılar 7 sektörden, arasında kurul üyelerinden bireysel katılımcılara kadar tedarik ve operasyon sürdürülebilirliğini yöneten 299 uzmandan oluşmakta.

2019 Kurumsal Enerji ve Sürdürülebilirlik İlerleme Raporu’nda öne çıkan bulgular şöyle listelenmiş:

  • Katılanların yüzde 50’sinden fazlası enerji, karbon ve atık azaltma konusunda halka açık taahhütlerde bulunmuş ve sözlerini eyleme döken şirketler için çalışıyor.
  • Sermayeye erişim yanıltıcı bir engel olarak öne çıkıyor. Projeler ve programlar için fon edinmek, ispatlanmış yatırım getirisine ve yönetici liderliğine bağlı.
  • Şirketler çok sayıda veriye sahip ancak kaynak, kalite ve paylaşım sorunları bilginin değerini engellemeye devam ediyor.
  • Giderek daha fazla sayıda şirket enerji, karbon ve atık azaltma konusunda halka açık taahhütlerde bulunmanın faydasını görüyor. Resmi veya düzenleyici yetkilerle olsun veya olmasın, kuruluşların içinde değişim aşılanıyor. Ankete katılan kuruluşların neredeyse yüzde 60’ı müşterileriyle, yatırımcılarıyla ve diğer paydaşlarla ortak hedeflere sahip. Katılımcıların yüzde 9’u ise bu konuda bir taahhütte bulunmayı düşünüyor.
  • Kurumların yüzde 28’i hedefleri konusunda net ve iddialılar. RE100, bilimsel temelli hedefler ve çöp sahasına sıfır atık gibi inisiyatiflere katılmış durumdalar.
  • Küresel kurumlar değişimin liderliğini üstleniyor. Birden fazla coğrafyada faaliyet gösteren şirketlerin halka açık taahhütte bulunması, yerel şirketlerden yaklaşık yüzde 10 daha fazla muhtemel görünüyor.
  • İster küresel ister yerel faaliyet gösteriyor olsun, Avrupa merkezli işletmeler Kuzey Amerika’daki benzerlerinden daha fazla halka açık hedefler koyuyor. Kuzey Amerika’da bu oran yüzde 58, Avrupa merkezli işletmelerde ise yüzde 65.
  • Halka açık taahhütte bulunan şirketlerin çevresel kaygıları (yüzde 59), finansal kaygılarından (yüzde 52) çok daha öncelikli görünüyor.
  • Halka açık taahhütte bulunan şirketlerin yerinde veya uzakta yenilenebilir enerji, akü depolaması ve elektrikli araçlar gibi ileri teknolojiler uygulaması daha muhtemel.
  • Şirketlerin yüzde 52’si yenilenebilir enerjiye sahipken, yüzde 40’ı uzaktan yenilenebilir enerji için sözleşme yapmış durumda.
  • Bu şirketlerin yüzde 34’ü satın aldıkları ve tükettikleri elektriğin karbon ayak izi ile ilgili olarak yenilenebilir enerji kredileri veya menşei garantileri gibi enerji niteliği sertifikaları kullanıyorlar.
Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.