btbilgi

İş gücü açısından dönüşüm demek, ilk seferde kurumların kendilerini geleceğe uyarlamaları için geçirdikleri dönüşümü ifade ediyor olabilir. Fakat bireyler de en az kurumlar kadar ciddi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Çalışan nesli gençleştikçe serbest bir çalışma ortamı ve esnek çalışma koşulları tercih etmeye başlamakta. Buna bağlı şekilde şirketlerin yetenek avcılığı rekabeti artıyor, yeni fiziksel koşullar ortaya çıkıyor. İşte ortak çalışma alanları konsepti de iş gücündeki dönüşümün bir parçası.

Ortak çalışma alanları yaratan, 10 ülke ve 19 şehirde 100’ün üzerinde tesise sahip Cowork7/24, “2018 Global Coworking Survey” (Küresel Ortak Çalışma Araştırması) adlı raporun sonuçlarına dikkat çekiyor. Rapora göre serbest çalışanların küresel iş gücündeki payı şu anda yüzde 30 civarında. Bu payın 2030 yılında yüzde 80’e çıkması öngörülmekte. Ayrıca serbest çalışanların yüzde 75’inin bu yolu kendi tercihleri doğrultusunda seçtiği de aktarılıyor.

İş gücünün sabit ofis çalışanından serbest çalışana doğru evrilmesinde, ortak çalışma alanları konseptinin önemli bir katalizör görevi gördüğü tahmin ediliyor. Araştırmaya göre küresel bir olgu haline gelen ortak çalışma alanlarının 2018 yılı sonunda yaklaşık 19 bin tesise, bu alanlarda çalışanların sayısının ise 3 kat artarak 1,7 milyon kişiye ulaşması beklenmekte. Dünya genelinde açılan ortak çalışma alanlarının yüzde 29’un son bir yıl içinde açılmış ve üyelerin yüzde 56’sı da son bir yılda kazanılmış durumda.

Küresel iş gücünde yükselen trend: Ortak çalışma alanlarıRapora bakılırsa bir ortak çalışma alanı 2014’te ortalama 52 üyeye hizmet verirken, bu rakamın 2018 sonunda 159’a ulaşacağı tahmin edilmekte. Üyelerin yüzde 66’sı ilk üye olduğu ortak çalışma alanında çalışmaya devam ederken, yüzde 55’i gelecek yıl da aynı tesiste çalışmak istediğini belirtiyor. Ortak çalışma alanı işletenlerin yaklaşık yüzde 70’i fiziksel büyüme planlıyor. Her 3 ortak çalışma alanından biri yeni şube açmayı, bir diğeri ise mevcut alanını genişletmeyi istiyor.

Türkiye’den çıkan Cowork7/24’ün Kurucu Ortağı Serkan Kurtuluş küresel iş gücünün bir kısmının otonom hale dönüşmesi ile birlikte, çalışanlar açısından sabit fiziksel alandan çok paylaşım ve üretkenliği temel alan çalışma alanlarının önemli olduğunu ifade ediyor. Kurtuluş dünyadaki tüm işlerin en az yüzde 47’sinin önümüzdeki 10 yıl içinde otomatikleştirilmesinin beklendiğini hatırlatmakta. Bu öngörüye 2025 yılı itibarıyla Milenyum ve Z Kuşağı bireylerinin, küresel iş gücünün yüzde 75’ini oluşturacağını da eklemek gerekli. Tüm serbestlik isteyen ve o şekilde daha verimli iş gürecek çalışan nesillerin, ortak çalışma alanları fikrini gönülden benimsediğini ve aynı zamanda da beslediğini söylemek yanlış olmaz.

Yorumlar
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.