btbilgi

IBM Güvenlik, dijital kimlik ve kimlik doğrulamasıyla ilgili müşterilerin bakış açılarını inceleyen küresel araştırmasını yayınladı. Araştırma, kullanıcıların uygulamalara ve cihazlara giriş yaparken artık konfor yerine biyometrik güvenliğe öncelik verdiğini ortaya çıkartıyor. ‘Ketchum Global Research and Analytics’ firması ile gerçekleştirilen  ‘Future of Identity’ (Kimliğin Geleceği) başlıklı araştırma ABD, Asya Pasifik (APAC) ve Avrupa genelinde 4000’e yakın yetişkinin görüşlerini kapsıyor.

Araştırmadan elde edilen bazı önemli bulgular şöyle sıralanmış:

  • İnsanlar özellikle parayla ilgili uygulamalar söz konusu olduğunda, birçok uygulamada oturum açarken güvenliği en öncelikli konu olarak değerlendiriyor.
  • Katılanların yüzde 67’si biyometrik kimlik doğrulamayı kullanırken rahat olduğunu söylüyor, yüzde 87’si ise gelecekte bu teknolojileri kullanmanın onlara konfor sunacağını ifade ediyor.
  • Y kuşağının yüzde 75’i biyometriği kullanırken rahat ediyor, yarısından azı (yüzde 42’si) karmaşık parolaları kullanıyor ve yüzde 41’i aynı parolayı tekrar kullanıyor.
  • Özel karakterleri, rakamları ve harfleri bir arada kullanan karmaşık parolalar kullanan 55 yaş ve üzeri kesimde oran yüzde 49. 55 yaş ve üzeri kullanıcıların yüzde 31’i aynı parolayı tekrar tekrar kullandığını söylüyor.
  • 55 yaşın üzerindeki kişiler ortalama 12 parola kullanırken Z kuşağı (18-20 yaş aralığı) yalnızca 5 parola kullanıyor.
  • Y kuşağının parola yöneticisini kullanma olasılığı (yüzde 34) – 55 yaş aralığındaki bireylere göre bu oran 2 kat daha fazla (yüzde 17).
  • Asya Pasifik ülkelerindeki katılımcılar biyometrik kimlik doğrulama konusunda en bilgili ve en rahat kesim olarak öne çıkıyor, öte yandan ABD bu kategorilerde en geride kalmış bölge olarak dikkat çekiyor.

Konfor yerine güvenlik: Cihazlarda biyometrik özellikler yükseliyor

Biyometrik güvenlik bankacılık ve yatırım uygulamaları için en yüksek öncelik olarak görülmekte. Araştırmaya katılanların yüzde 70’i bu kategoriler için güvenliği en öncelikli konu olarak seçiyor. Yüzde 16’sı gizliliği ve yüzde 14’ü konforu öncelikli tercih etmekte. Ayrıca dijital pazar yerleri, çalışma ortamı uygulamaları ve e-posta için de güvenlik en yüksek öncelikli konu olarak saptanmış. Sosyal medya uygulamaları için öncelikler daha belirsiz. Bu kategorilerde kullanıcılar yüzde 36 ile konfor unsurunu öne çıkartırken, onu yüzde 34’le güvenlik ve yüzde 30 oranıyla gizlilik takip etmekte.

Katılımcıların yüzde 44’ü en güvenli kimlik doğrulama yöntemlerinden biri olarak parmak izi biyometriğini tercih etmekte. Parolalar (yüzde 27 ile) ve PIN kodları (yüzde 12) ise daha güvensiz bulunmakta. Bu da kullanıcıların artık daha bilinçli olduklarına işaret etmekte. Biyometrik kimlik doğrulamayla ilgili en büyük endişe ise gizlilik (verilerin toplanma ve kullanılma yöntemi – yüzde 55) ve güvenlik (hesaplarına erişmek için sahte biyometrik verileri kullanan diğerleri – yüzde 50).

Konfor yerine güvenlik: Cihazlarda biyometrik özellikler yükseliyor

Veriler, daha genç nesillerin geleneksel parola güvenliğine daha az dikkat ettiğini gösteriyor, bu da parolalar sayesinde y kuşağı kullanıcılarının verilere erişimini yöneten işletmeler ve işverenler için bir engel teşkil ediyor. Y kuşağı ve Z kuşağı çalışan yüzdesi işgücünde artmaya devam ettikçe kuruluşlar ve işletmeler parolalar yerine biyometrik yöntemlerini ve simgelerini alan yaklaşımları bütünleştirerek ve birincil kimlik doğrulama unsuru olarak daha çok mobil cihaz kullanımına izin vererek daha genç nesillerin yeni teknolojiye eğilimlerine uyum sağlayabilir.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.