btbilgi

Gelecek elektrik depolayan, yüksek kapasiteli endüstriyel piller üzerine kurulacak gibi görünüyor. Lityum-iyon bataryalar daha şimdiden birçok alanda çok işe yarıyorlar. Elektrikli otomobillerden evlerde elektrik depolamaya, akıllı enerji ağlarına destek olmaktan akıllı telefonlarımızın uzun süre çalışmasını sağlamaya kadar. 2025 yılında küresel batarya pazarının 100 milyar doları bulması bekleniyor. Bloomberg’in bir raporuna göre 2040 yılında dünya çapında enerji depolama kapasitesinin yüzde 57’si evsel ve endüstriyel depolama alanlarında kullanılıyor olacak.

Uluslararası Enerji Kurumu (IEA) elektrikli araç teknolojisinin çevreye olan etkilerini bir raporda aktarmış. Paris Antlaşması’nın getirdiği “küresel ısınmanın 1,5 derece ve altında tutulması” kuralı, ancak dünya çapında temiz enerji kaynaklarına geçiş ve karbon emisyonlarının azaltılması sayesinde mümkün olacak. IEA raporunda bunun gerçekleşebilmesi için en önemli katkılardan birinin, 2030 yılında dünya çapında 100 milyon elektrikli otomobil kullanılması olduğunu açıklıyor. Bu miktar, şu andaki rakamın 50 katı anlamına geliyor.

Lityum-iyon bataryalar, çevrenin hem dostu hem de düşmanı
Kaynak: International Energy Agency (IEA)

Elektrikli otomobillerde kullanılan lityum-iyon bataryalar 2025 yılında tüm batarya pazarının yüzde 90’ını oluşturabilir. Ama elektrikli otomobiller ilk üretildiklerinde, yeterince gelişmemiş batarya teknolojisinin çevreye zararı yüzünden eksi puan ile hayata başlıyorlar. Halen bir elektrikli arabanın üretiminde, bezinli bir arabaya göre iki katı enerji harcanmakta. Bu da tamamen bataryaların suçu. Araç menzili ve batarya miktarı büyüdükçe daha da fazla enerji harcanıyor, bu da atmosfere daha çok karbon salınımı demek.

Bunun dışında bir elektrikli otomobil hareket edebilmek için elektrikle şarj edilmek zorunda. Eğer bu kullanılan elektrik kömür ve benzer diğer çevreye zararlı kaynaklardan elde ediliyorsa (ki şu anda öyle gibi gözüküyor), bu da çevreye hala epeyce zarar veriliyor anlamına gelmekte. Bu durum ancak ülkeler tükettikleri enerjinin yarıdan fazlasını temiz kaynaklardan elde etmeye başladıklarında değişmeye başlayacak. Yani bir elektrikli araba ilk üretildiğinde çevreye epey zararlı. Ama yaklaşık 9 sene kullanıldığında ve her sene ortalama 13 bin kilometre yol yaptığında ancak çevreye olan zararını sıfırlayabiliyor. Eğer bu süre sonunda sahibi arabayı elden çıkartıp kendine yeni bir elektrikli araba alırsa süreç başa dönmekte.

Tüm bu olumsuzlukların negatif emisyona dönüşebilmesi için lityum-iyon bataryaların bir an önce ucuzlaması ve üretimlerinde daha az enerji kullanılması gerekmekte. Batarya üretiminde kullanılan kobalt, lityum ve nikel gibi madenlerin çıkartılması operasyonlarında da çevreye çok zarar verilmekte. Ya bu materyaller yerine çevreye daha az zarar verecek verimli madenler kullanılmalı veya bu madenlerin çok azı ile üretilecek bataryalardan daha fazla verim alınmalı. Bunu da ancak batarya teknolojisinin ilerlemesi sonucunda göreceğiz gibi.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.