btbilgi

Dünyanın en büyük şehirlerinin ortak problemi hava kirliliği. Kirli havanın insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacı ile bütün büyük şehirler kendilerince önlemler almaya çalışıyorlar. Temiz enerji kaynaklarının artırılması, dizel araçların giderek artan oranlarda yasaklanması, endüstriyel tesislerin şehir dışına taşınması ve elektrikli araçların benimsenmesi için düzenlemeler bu çözümlerin bazıları. Bunların çoğu havadaki nitrik oksit ve hidrokarbonları yoketme hedefi taşıyor.

Atmosfere salınan nitrik oksit molekülleri nitrojen ve oksijenin birleşimi ile oluşmakta, ana kaynak dizel araçlar ve kömür santralleri. Hidrokarbonlar ise hidrojen ve karbon moleküllerinin farklı birleşimleri ile meydana gelmekte; bunların kaynağı ise benzinli tüm araçlar, endüstriyel/evsel temizleyici maddeler ve bir miktar da olsa ağaçlar. Hava temizleme önlemleri sayesinde şehirlerdeki kirlilikte 1987-1997 arasında çok ciddi düşüşler olduğu saptanmış. Mesela 1970 model arabalara göre şimdiki arabalar yüzde 99 daha az emisyon salınımı yapıyor. Ama yine de yeterli değil.

Yeni yayımlanan bir araştırma raporu ise, şehirlerdeki zararlı maddelerin bazılarını temizlemeye ağırlık verince atmosferde istenmeyen değişimler oluştuğunu göstermekte. Araştırmada büyük ABD şehirlerindeki nitrik oksit ve hidrokarbon seviyelerinin yıllar boyu ne ölçüde düştüğü ve bunların birbirlerine oranları ele alınmış. Burada en önemli nokta, nitrik oksit seviyelerinin hidrokarbona göre 2 katı ve daha fazla düşme gösterdiği yerlerde yepyeni bir dizi organik bileşim oluşuyor olması.

Bunlara ‘organik hidroperoksit’ denilmekte ve bu moleküller aslında doğada bulunmakta. Motor gazlarının bulunmadığı, yani insan yaşamayan bölgelerde görülen organik hidroperoksitlerin şehirlerde oluşmasının başka bir yolu olduğu saptanmış durumda. Şehir ortamında hidrokarbonların etkileşime girmesi için yeterli nitrik oksit bulunmadığı zaman, ‘gas-phase autoxidation’ denilen bir reaksiyon oluşuyor. Burada havada fazlaca bulunan hidrokarbon molekülleri birbirileri ile etkileşime girmeye başlıyorlar. Bu reaksiyon cilde zarar veren kimyasal kozmetiklerde, bozulmuş tereyağında veya bozulmuş şarapta da benzer şekilde görülebilmekte.

Araştırmacılar yakın gelecekte şehir havasının temizlenmesi süreçlerinde nitrik oksit seviyeleri bu hızla düşerse, gittikçe daha fazla hidrokarbon reaksiyonu göreceğimizi belirtiyorlar. Aşırı reaksiyona giren moleküller, ‘aerosol’ diye bildiğimiz zararlı gazlara dönüşebiliyor. Şimdilik yüksek seviyelerde hidrokarbon etkileşiminin yoğun nüfusun yaşadığı yerlerde nasıl bir etki yapacağı bilinmiyor. Ama bu moleküllerin genel olarak insan sağlığına zararlı olduğu önemle hatırlatılmakta.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.