btbilgi

O kadar teknolojiye rağmen havaalanlarında en değişmeyen şey uçuş kartları olsa gerek. Uçağa binmeden önce görevlilere verdiğimiz bu kartların yanına, son yıllarda akıllı telefondaki mobil biniş uygulamaları eklendi. Ama yine de herkes aynı pratiklikte kullanamadığı için onların yerini almadı. Fakat mesele güvenlik olunca uçuş kartı uygulamasının yerini alabilecek ve size özel bir şey daha var: Biyometrik özellikleriniz.

Dünya çapında bazı havalimanlarında yüz tanıma ve parmak izi ile uçağa binme uygulaması test edilmeye başlandı. Bununla çok hızlı şekilde güvenlikten geçebilir, check-in yapabilir ve uçağa daha hızlı binebilirsiniz. Eğer bavul teslim etmeycekseniz, bu sistem sizi dakikalar içinde uçağa bineceğiniz kapıya kadar getirebilir bile. Bilet yok, uçuş kartı yok, akıllı telefon uygulaması yok, ülke içinde uçuyorsanız pasaport da yok. Basit ve sorunsuz, ayrıca biyometrik önlemler alındığı için çok da güvenli. Ayrıca sizinle uğraşmak zorunda kalmayacak görevliler daha faydalı işlerle uğraşabillirler.

Ama bazı kesimler var ki biyometrik verilerin saklanması, kullanılması ve paylaşılması noktasında şüphe barındırıyorlar. Fast Company sitesindeki bir makalede özellikle ABD havalimanlarında test edilen CLEAR ve benzeri biyometrik geçiş yöntemlerinin ne kadar güvenli olduğunun sorgulandığı belirtilmiş. Teknolojiye fazla güvenmek ve hiç insan kontrolü yapmamak, en ufak güvenlik sorununda bile müşterileri zor duruma sokabilir deniliyor. Mesela ödemediğiniz bir park cezası yüzünden otomatik güvenliğe takılıp uçağı kaçırdığınızı hayal edebiliyor musunuz?

Ayrıca tüm bu toplanan biyometrik verilerin güvenliğinin nasıl sağlanacağı da ayrı bir tartışma konusu. Bu bilgileri vermeye gönüllü olsanız bile, yeterince güvenli olmayan sistemlere erişimin gelecekte çok sıkıntı çıkartabileceğini unutmamak gerekiyor. Sibersaldırılar her geçen yıl katlanarak artıyor. Ayrıca gittikçe daha karmaşık ve önlem alması zor hale geliyorlar. Milyonlarca kişinin biyometrik bilgilerinin toplanacağı havaalanı sunucularının nasıl bir sibersaldırı tehditi altında kalacağını tahmin edebiliriz. Bir kez bu sistemler dışarından saldıran kötü niyetli kişilerin eline geçerse, sadece yüzümüz ve parmak izi verimiz değil, tüm hayatımızın kontrolü elde edilmiş olabilir. Uzmanlar böyle bir felaket senaryosu konusunda yetkilileri uyarıyor.

Hükümetlerin bu sistemler için çok ince düzenlemeler getirmesi ve firmaların da bu alana körlemesine dalmaları gerekiyor. Eğer doğru inşa edilir ve etkili şekilde korunabilirse, havalimanlarındaki biyometrik geçiş sistemleri herkesin işine yarayacak. Fakat kimse her an tüm kişisel bilgilerinin çalınma ihtimali varken, böyle servisleri kullanmayı kabul edemez.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.