btbilgi

Kendi ürettiği meyve ve sebzeleri tüketmeyen, dışarıdan ithal eden her ülke uluslararası gıda dağıtım ağlarına bağımlı durumda. Dünyanın her yerinden gelen farklı besin çeşitlerine erişim ilk bakışta güzel gibi görünse bile, bu besinlerin ulaştırıldığı rotalar ve merkezler çevre felaketlerine karşı korunmasız durumda.

İngiliz kökenli bağımsız think-tank Chatham House, yeni yayımladığı bir raporda küresel gıda lojistiğinin zayıf noktalarına dikkat çekiyor. Raporda dünya çapında insanların beslendiği dört ana besin türü ele alınmış: Mısır, buğday, pirinç ve soya fasulyesi. Dünya nüfusunun yaklaşık 2,8 milyarı bu besinlerle yaşıyor. İlk üçü küresel gıda enerjisinin yüzde 60’ını sağlarken, soya fasulyesi küresel hayvan besinlerinin yüzde 65’ine tekabül etmekte.

İklim değişikliği küresel gıda dağıtımını tehdit ediyor

Chatham House, bu gıdaların dünyaya dağıtılırken 14 önemli noktadan geçtiğini belirtiyor. Bu noktalar ticaret rotaları üzerindeki en önemli limanlar ve dağıtım merkezleri. Genelde dünya endüstri raporlarında petrolün rotaları her zaman ön plana çıkartılmakta ama gıda rotaları da en az petrol kadar önemli sayılıyor. Raporda bu 14 noktanın birkaçında bile aksaklıklar oluşursa, birçok ülkenin besin temininde sorunlar yaşayacağı iddia edilmiş. Bu yönde incelenen vakalar, 14 noktanın biri hariç hepsinde geçtiğimiz 15 yıl içinde ciddi bir lojistik problem yaşanmış olduğuna işaret ediyor.

Rapor sadece insan kaynaklı hatalar veya kazaların değil, iklim değişikliğinin getireceği sorunların da bu gıda dağıtım noktalarını olumsuz etkileyeceğini ifade etmekte. Ekstrem hava koşulları, aşırı ısı, okyanus seviyelerindeki yükselmeler ve bölgesel kuraklıklar gibi meseleler tüm zinciri etkileme potansiyeline sahip. Zorlu hava koşulları altyapıyı ve araçları yıpratırken, yükselen deniz suları limanların işlemesini zorlaştırabilir. Bir dağıtım merkezinin hinterland’ındaki kuraklık, o bölgeden gitmesi gerekli meyve ve sebzelerde kesintiye yola açabilir.

Ülkelerin ithalat-ihracat politikalarının bu tür doğal felaketler karşısında çaresiz kalması söz konusu. Buna örnek olarak 2012 Ağustos’unda ABD’de yaşanan Isaac Kasırgası verilmiş. Isaac yüzünden Mississippi Nehri boyunca tüm limanlar iptal olmuş ve hiçbir yük gemisi çalışmamış. Bir başka örnek de Arap Baharı; 2011’de Suriye’de yaşanan kaos yüzünden gıda fiyatları tavana vurdu ve halkta açlık tehlikesi başgösterdi. Ülke ekmek için buğdayını Karadeniz üzerinden Rusya’dan ithal ettiği için, o bölgedeki kuraklık da işleri daha tehlikeli hale soktu.

Dünya üzerindeki hava koşulları değiştikçe bunun gibi örnekler çoğalacak. Raporda bu tehlikeye karşılık önemli birkaç çözüm önerilmiş. Bunlardan biri alternatif lojistik rotalarının bir an önce oluşturulması. Bir diğeri ülkelerin yerel gıda üretimine ağırlık vermeleri ve tarım ithalatlarının azaltılması. Ayrıca ülke topraklarında üretilen besin çeşitlerinin artırılması ve lojistik altyapısında fosil yakıtların kullanımından kademeli olarak vaz geçilmesi de öneriler arasında yer alıyor.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.