btbilgi

Ay üzerinde madencilik yapma fikri yeni değil ama henüz gerçekleşmiş de değil. Fakat son yıllarda meydana çıkan bazı girişimci firmalar bunun hayalini kuruyorlar. Sadece hayal kurmak da değil, çeşitli cüzdanı kalın yatırımcılar sayesinde yakın gelecekte çalışmalar başlayabilir bile. Ay’dan elde edilebilecek değerli metaller şimdiden birçok kişinin ağzını sulandırıyor.

Saptanabildiği kadarıyla Ay yüzeyinde 30 gramı 40 bin dolar eden Helyum-3 gibi değerli kaynaklar yatıyor. Dünya’da çok az bulunan bu izotop, çok yüksek verimde bir enerjı kaynağı olarak kullanılabiliyor. Füzyon reaktörleri sayesinde temiz enerjinin gerçekleşmesinde Helyum-3 büyük rol oynayabilir. Bu maddenin yüz kilogramı ile milyonlarca kişilik bir şehrin yıllık enerji ihtiyacı karşılanabilir deniliyor. Ay’ın kumu (regolith) bile değerli, çünkü uydunun üzerine inşa edilecek kalıcı tesislerin kurulmasında bir yapıtaşı olması mümkün.

Bu türden madencilik faaliyetleri için ABD kökenli şirketler başta olmak üzere, bir sürü girişimci gözünü Ay’a dikmiş durumda. Bunların bazıları gerekli izinleri bile almış durumda. ‘Moon Express’ aralarında en iyi bilinenlerinden biri. Ay iniş aracını ilk sunarak X-Prize ödüllerinde 1 milyon dolar kazanmış firma, ilk araç indiren firma olursa 20 milyon dolar daha kazanacak. Firmanın uzun dönem planları ise madencilik operasyonları üzerine kurulmuş.

Ay madenciliği konusunda yarışan benzer firmaların arasında ‘Deep Space Industries’ ve ‘Planetary Resources’ da var. Bu ikisi sadece uydumuzdan değil, Dünya yakınındaki asteroidleri de birer maden sahasına çevirmek niyetindeler. Bu asteroidlerin bazılarına ulaşmak lojistik olarak Ay’a inmekten daha kolay. Planetary Resources firması bu ara yakın mesafe asteroidleri inceleyip, maden kaynaklarını saptamaya yarayacak özel bir teleskop üzerinde çalışıyor. Firma bu sistemi 2020’de devreye sokmayı hedeflemiş. Deep Space Industries ise ‘Prospector-1’ isimli asteroid gözlem aracını bu senenin sonunda fırlatmayı planlıyor.

Uzaydaki gökcisimlerinin kullanımını içeren ‘Dış Uzay Antlaşması’ 1967’de imzalandı. Tüm ülkelerin ortak karar vardıkları bu antlaşmada, Dünya dışındaki hiçbir gökcisminde hiçbir ülke hak iddia edemiyor. Dolayısı ile yakın geçmişe kadar kimse gidip “Bu asteroid benim, Ay’ın bu kısmında ben maden çıkartacağım” diyemiyordu. Ancak 2015’de eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan ‘Ticari Uzay Çalışmaları ve rekabeti Yasası” (Commercial Space Launch Competitiveness Act), kurumların herhangi bir gökcisminde hak iddia etmeden ticari operasyonlar yapmasına izin veriyor. Yani uzay madenciliğinin kapısı bu yasa ile açılmış durumda, artık uzay aynı denizlerden “uluslararası bölgeler” gibi değerlendiriliyor.

Çok değil, belki 15-20 yıl içinde Ay veya asteriodlerden gelme ilk madenler Dünya ekonomisine katılabilir. Bunun ekonomilere nasıl bir etkide bulunacağı ise başka bir makalenin konusu.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.