btbilgi

Kripto para tüm dünyada hala hazırda sıcak konular arasında yer alıyor. Özellikle ülkelerden ve güçlerden bağımsız olan özerk yapısı kripto parayı çekici kılıyor, geleceğin yatırım aracı ve para birimi olarak görülmesini sağlıyor. Başlangıcı bundan 10 sene önce 2008 krizinde itibarını yitiren bankacılık sistemine kadar dayanan kripto para, küresel boyuttaki bankacılık sektörünün çöküşü ve ardından yaşanan güven kaybı ile gündeme geliyor. Dünya üzerinde ilk defa bir şifrelenmiş kripto para Satoshi Nakamato takma adıyla gerçek kişi veya bir grup tarafından yayınlanan kripto para manifestosu ile ortaya konuluyor ve yeni bir devrin kapıları açılmış oluyor.

Çok uzun zaman yeraltı dünyasının para birimi olarak muamele gören kripto para aslında bu para biriminin teknolojisi olan ‘blokzinciri’nin (blockchain) sadece çok bilinen tarafı. Blokzincirine gelince yapabileceklerinizi hayallerle sınırlı kılıyor ve yapabileceklerinizin sınırsızlığını doğuruyor. Tüm dünyanın peşinde olduğu ve uluslararası finans toplantılarının neredeyse ayrılmazı olan bu konu, ülkemizde ise buzdağının görünen kısmı olan kripto para birimlerine sıkışmış durumda. Bir toplantıdaki konuşması sırasında BKM’nin (Bankalararası Kart Merkezi) şifrelenmiş para ve bunun teknolojisi olan blokzincirleri ile ilgilendiğini duyunca, BKM Genel Müdürü Soner Canko’ya yarattıkları şifrelenmiş para ‘Keklik’i ve bu konu ile ufukta neler olduğunu sorduk.

Bitcoin’i zamanında yasadışı para birimi olarak yorumlayanların, şimdi Bitcoin adı ile ifade edilen blokzinciri örneği ile bir teknoloji stratejisi ve bunun bir enstrümanı olan şifrelenmiş para birimi ile tanıştıklarını dile getiren Canko; dağıtık yapılarda birbirine bağlı organizmalar gibi çalışan bu sistemi internetin ilk başladığı yıllardaki ağ altyapısı ile tanımlamayı seçti ve konuyu “Çok eskiden, internet bu kadar yaygın değilken, X25 ağları zamanında dağıtık ağlar kurulurdu. BBS’lerin olduğu dönemden bahsediyorum. O dönemde ağ altyapısı yavaş ve dar olduğu için, bu ağları en az yoracak ve minimum veri transferini yapacak şekilde ağlar yapılandırılıyordu. Zaman içinde ağ altyapılarının kapasitesi arttıkça merkezi sistemlere dönüldü. Bitcoin ya da blokzinciri teknolojilerini de aslında bu dağınık teknolojik paylaşımın yeniden keşfi diye yorumluyorum” diyerek farklı bir yönü ile ele aldı.

2008 sonrasında dünya üzerinde, Bitcoin ile birlikte ortaya çıkmış olan blokzincirlerini kullanan 700’ün üzerinde şifreli para birimi olduğunu söyleyen Canko, Türkiye’de bu konu ile uğraşılmadığını da sözlerine ekledi. Türkiye’de blokzinciri ile yeni yeni finans kuruluşları ilgilenmeye başladı çünkü bu teknoloji finansın özgürleştiği ve işlem fazlalığını yok ettiği bir alanı oluşturacak, ama şu anda bu teknolojiyi nasıl amaçlar ile bütünleştiririm noktasındalar. Türkiye’de şifrelenmiş para birimi ile uğraştığını söyleyen birkaç şirket varsa da bu alandaki regülasyonların tam olarak belirlenememiş olmasının da etkisi ile, şu anda kötü niyetli kişiler için yeni bir dolandırıcılık aracı olarak da kullanılıyor.  Türkiye’de de BBDK’nın sayfasında arama yaptırdığımızda karşımıza elektronik para ile ilgili 7 şirket bulunuyor ki aslında elektronik para sadece sanal cüzdanlarla sınırlı kalıyor.

Şifreli para ya da bitcoin nedir?

Bitcoin ya da dijital para, Bittorent ağlarına benzer şekilde noktadan-noktaya dağıtık bir ağ özelliği gösteren yapıların genel adı. Bu ağda gerçekleşen ödemeler diğer noktalara anında ulaşıyor, böylece hangi adresten hangi adrese ödeme yapıldığı kayıtlara geçebiliyor. Wikipedia’nın tanımında; toplanan kayıtların blok adı verilen yapıların içinde yer aldığı ve her bir blok üzerinde yüksek işlem gerektiren bir hash algoritması uygulanarak, belli bir sıfır sayısıyla başlayan ifadenin bulunması istendiği belirtilmekte. Yaklaşık 10 dakikada bire tekabül eden bu işlemi gerçekleştiren ilk kullanıcıya sıfırdan 50 BTC (şu anda 25 BTC) ödül olarak veriliyor. Böylece Bitcoin’ler emisyona sürülmüş oluyor. Her bir blok kendisinden önce gelen son bloğun hash ifadesini içerdiği için bozulması da oldukça zor oluyor. Sonuçta elinizde 1PHYrmdJ22MKbJevpb3MBNpVckjZHt89hz gibi bir blok zinciri oluşuyor. Buradaki amaç, çifte harcamayı önlemek ve gönderimleri kayıt altında tutmak. Verilen ödül miktarı da her 210 bin blokta bir (yaklaşık 4 senede bir) yarıya düşürülüyor (50, 25, 12,5 vb.) Örneğin Bitcoin’in sabit bir sayısı var. 21 milyon ve bu sayı sabit kaldığı ama Bitcoin’e olan rağbet arttığı ya da artırıldığı için değeri yıldan yıla yükseliyor.

BKM kripto para mı üretiyor?

Bir süre önce BKM Genel Müdürü Soner Canko bir bankanın gerçekleştirdiği toplantıda ‘Bye Bye Nakit – BBN’ mottosu altında Keklik isminde bir blokzinciri ile uğraştıklarını ve bu yeni elektronik para birimi, dolayısı ile blokzinciri ile yakından ilgilendiklerini ifade etmişti.

Bu konu ile elde etmek istedikleri sonucun ne olduğunu sorduğumuzda Soner Canko, Keklik’le yaptıkları çalışmayı bir POC (proof of concept – kavram kanıtlama çalışması) olarak değerlendiriyor ve örnekleyerek “Buraya geldiniz, size su ikram ettik. Karşılığında sizden bir lokum aldık. Aldığımız lokumu bir başkasına verdik, bunun karşılığında bir bardak adaçayı aldık” gibi düşünebileceğimizi ifade ediyor.

Sistem içi ödül ve takas aracı

BKM Keklik ile kendi çalışan ağında bir nevi ödüllendirme ve trampa yöntemi üzerinde çalışıyor ve bu sistemin sınırlarını, para dışında hangi uygulamalar boyutunda kullanılabileceğini birebir test ediyor. Keklik de tıpkı diğer blokzincirleri gibi dağıtık mimaride blokzincirlerinde değerin nasıl eşzamanlı olarak farklı veri tabanlarına yazılır, nasıl güvenli kılınır ve tek bir noktada dijital kimliğini doğrulamış olan kişinin diğer noktalarda dijital kimliğinin nasıl kabul edilir olduğunu test ediyor. Aslında Keklik dünyanın konuştuğu bu yenilikçi sistemin blokzincirinin sınırlarını da test ediyor denilebilir. BKM bir anlamda teoriyi pratiğe çevirecek bir oyun oynuyor. Bu oyunun oyuncuları da şirket içerisinde çalışan 140 kişilik ekip. Keklik adı verilen BKM blokzincirinde her katın bir nod adresi var. Katlararası meta ve servis transferi ya da takası yapabiliyorsunuz.

Keklik ile oynanan oyun

BKM’de Keklik ile her katta değişik nesneleri dolaşıma katarak dijital paranın paylaşım ekonomisindeki rolü test ediliyor. Dünyada da şu anda ‘sandbox’ (kum kutusu) diye bir kavram olduğunu ifade eden Soner Canko, artık bu tip oyunların hükümetler ve merkez bankalarınca oynandığının üzerinde duruyor ve iş hayatında dijital geleceğe dair öngörülerde bulunmak, ahkam kesmek yerine oyun oynamaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

“Oyun oynamazsanız nereye gittiğinizi ve nasıl gideceğinizi bilemezsiniz. Taşın altına elinizi koymak, dokümantasyonun birkaç adım ötesine geçebilmek için bankacılık sektörü adına bir oyun oynuyoruz. Bütün dünyaya gittiğiniz zaman iki sözün başlangıcı şifrelenmiş paralardan geçiyor. BKM olarak bizim en temel işimiz merak etmek. Şifrelenmiş parayı merak etme sebebimiz de dünyada bir yenilikçilik yapılıyorsa bu yenilikçiliği bilelim, deneyelim, sorulduğu zaman görüş verelim istiyoruz. “

Şu anda Türkiye’de 4 tane şirket bankalar üzerinden alım satım yaparak, dünya üzerinde yaygın olarak bulunan şifrelenmiş parayı alıp satıyor. 2016 senesi yaz sonu yasaklanan ve sonrasında BBDK’nın “Biz bilmediğimiz bir konunun arkasında durmayız ve vatandaşımıza da tavsiye etmeyiz” içeriğindeki açıklamasının ardından alım satım tekrar serbest bırakılıyor.

“Özetle dünyada böyle bir oluşum var. Bazı ülkeler bunu reddediyor, bazı ülkeler yasaklıyor, bazı ülke ve devletler destek veriyor. Yakın zamanda Çin ve Rusya hükümet olarak destekleme kararı aldılar. Biz de bu konunun değerinin ülkemizde anlaşılmasını ve bu konuda çalışmalar yapılmasını dünyanın gittiği noktayı yakalamak istiyoruz. Yaptığımız çalışmalar bu amaca hizmet ediyor.” Canko sadece konuyu anlatabilmek için sponsorluğunu yaptığımız ‘Blockchain’ isimli bir kitabı 1 TL bağış karşılığında internet üzerinden paylaştıklarını da ekliyor.

Bunu farklı yerlerde dile getirme sebeplerinin konuya katkı yapacak altyapıyı hazırlamak olduğunu ifade eden Canko, ülkemizde bilgiyi güç sanıp paylaşmamak üzerine stratejiler kurgulandığını, aslında bir altyapı hazırlayıp pazarı da buna hazırlama gerekliliğinin üzerinde duruyor ve bu görüşlerini “Biri bizim önümüze geçsin diye bazını hazırlıyoruz. Birileri bir gün gelip bizden bayrağı alsınlar ve daha ileriye götürsünler” şeklinde açıklıyor.

Fikri mülkiyette ya da sanal tapu niyetine blokzinciri eşsiz çözüm

“Dünya şifreli para akımı daha da önemlisi blokzinciri teknoloji mimarisi ile ilgileniyor. Şifrelenmiş paralarla ilgili 100 milyar USD üzerinde pazar değeri oluşmuş durumda. Bu çok büyük bir para. Türkiye’nin pazar payı dünyada pek çok konuda yüzde 1’dir. Bizim bu noktada 1 milyarlık pazara sahip olmamız gerekirken böyle bir çaba bile yok. Olması için bilgi üretmek, paylaşmak ve pazarı bilgi sahibi yapmak gerek.” Canko Kripto paranın arkasındaki teknolojiyi World Wide Web’in yeniden tanımlanması olarak ifade ediyor ve ekliyor “Şifrelenmiş paradan daha önemlisi blokzinciri şifreli para bu konuda kullanılmış en iyi örnek ama fikri mülkiyette, telifte bunu kullanabilirsiniz, yurtdışında ülkemde bir gayrimenkulüm var diyorsunuz kimse tanımaz ve anlamaz ama blokzinciri ile bunu her yerde aynı değerle anlatabilirsiniz. Bir otele gittiniz, sizin kim olduğunuzu blokzinciri sayesinde tanıtabilirsiniz. İşin içinde para olunca herkes merak ediyor. Ben paradan ziyade teknolojik altyapısını merak ediyorum. Keklik blokzinciri teknolojisini denemek için oynadığımız oyundur. Örneğin ileride bütün su şirketlerini bir kullanım senaryosu altında birleştirsek, her bir bireyin hangi suyu içtiğini kaç PH değerinin ne olduğunu öğrenebiliriz.”

Metalar ve hizmetler blokzincirlerinde birleşerek, dünyanın herhangi bir yerinde kullanılabiliyor. Takas aracı olarak iş görebiliyor. Böyle bakıldığında dünya üzerinde değişime uğramadan kullanabileceğiniz bir değer olarak karşınıza çıkıyor.

BKM bu oyunda neler öğrendi?

“Kapalı devre bir blokzinciri ile BKM’nin 140 çalışanının deneyimlerini bir veri tabanında paylaştık. Örneğin her 100 işlemde bir kilitlenme olayı yaşanabileceğini bunu deneyimlerken öğrendik. Herkes tarafından bilinen bir hataydı. Bunu bu konu ile uğraşırken öğrendik. Dijital kimliği taşırken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusu vardı. Sonuçta bir önyüz, mobil uygulama yapmanız lazım. Son kullanıcıya bunu doğru anlatmanız lazım.”

“Bunun dışında akıllı anlaşma dedikleri tasarımları yapmamız önemliydi. Sonuçta bir veri tabanında bir işlem yaptığınız zaman diğer veri tabanlarında da güncelleniyor olması gerekiyordu. Biz çalışmalarımızı yaparken veri tabanlarından bir tanesi çöktü. Baktık diğerleri çalışıyor ve diğerleri çalıştığı için oradaki işlevsizliği dengeliyor. Siz bunu hissetmiyorsunuz. Sizce de bu iyi bir şey değil mi? Düşünün ki, bir mobil operatör çöktüğünde diğer iki operatörün süren operasyonu devralmasına benzetebilirsiniz. Devamlılığı sağlıyor. Anlattığınızda fındık kabuğunu doldurmayan ama anlattıkça büyüyen birçok detay öğreniyorsunuz.”

“Blokzincirleri konusunda küresel firmaların Türkiye operasyonlarının bile yeterince bilgili olmadığını öğrendik; internet ekonomisinde hızlı yol almak istiyorsak, hata yapmayı ve çabuk vazgeçmeyi öğrendik. Çok basit, küçük kapalı devre bir çalışma idi ama bize öğrettikleri çok değerliydi. Bu işin en keyifli tarafı bu işin kanaat önderliğini yapmak için doğru zamanda bir adım atmamız oldu. Attığımız küçük adımın devamı gelirse bu işler büyüyecek. Bir başka finans kurumu bu işe girebilir eko sistemdeki diğer firmalar Türkiye’de blokzinciri takımları kurabilir, yazılım geliştirme şirketleri mevcut kod geliştirme ekiplerine bir de blokzinciri öğrenin bunun için sizi eğitime gönderelim diyebilir. Aslında bu konuyu şu an konuşuyor olmamız bile bizim doğru bir iş yaptığımızı gösteriyor.”

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
TRT'de 1990 yılında başladığı profesyonel iş hayatına, özel sektörde ve özel kanallarda farklı programların yapımcılığı ile devam etti. Milliyet Grubu'nun dergilerinde ve Interpro Grubu yayınlarında yazı işleri müdürlüğü ve editörlük görevleri üstlendi. Avrasya’nın en büyük ticaret platformu "CeBIT Bilişim Eurasia" markasının pazarlama iletişimi faaliyetlerini kurguladı ve yönetti. Farklı sektörlerdeki pek çok marka için iletişim konusunda danışmanlık hizmetleri verdi. Şu anda xTRlarge'ın Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmaktadır.