btbilgi

Koşmak… insanlık tarihinin en eski ve halen de en popüler fiziksel aktivitesi. Koşmak insanoğlunun yapabileceği en ucuz spor. Şortumuzun ya da eşofmanımızın altına ayakkabılarımızı giyelim ve koşalım, tüm doğa bizim. ayak

İnsanoğlu yeryüzünde var olduğundan beri koşma eylemi bir şekilde hayatımızın içinde: Av peşinde koşmak, bir tehditten kaçmak için koşmak…Günümüze uyarlarsak otobüse ya da bir yere yetişmek için koşmak.  Bunlara ek olarak bir de spor/sağlık için koşanlar var. 5 Km, 10 km, yarı maraton, tam maraton ve koşmayan/koşamayan biri olarak en saygı duyduğum ultra maraton mesafeleri koşanlar.

Ne uğruna koşuyor, koşturuyor olursanız olun,  her bireyin ortak konusu koşu, koşturmaca sonrası vücudumuzun alt kısmında en fazla yaşadığımız sorun: Ayak tabanı ağrısı

Aslında yaratılışımız gereği hareket etmeye programlıyız. Ancak modernleşme ve metropol yaşamının getirdiği koşturma sebebiyle durağanlığa iteleniyoruz. Bu durumu ‘tembellik’ olarak isimlendirmeyi tercih ediyorum. Metropol yaşamının itelemesiyle günlük yaşantımız içerisinde ne kadar koşturmaca içinde olsak da, aslında sandalyelere zincirlenip sağlığımız yitiriyoruz.  Ne yazık ki, bunun farkında da değiliz. Goethe’nin çok beğendiğim ve doğru bulduğum bir cümlesiyle daha da uzatmadan konumuza donuyorum: “İnsanlar önce para kazanmak için sağlıklarını, sonra da sağlıklarını kazanmak için paralarını verirler.”

Ayak Tabanı (aponeurosis plantaris): Ayağımızın tabanında, yerle temas ettiğimiz bölgede yer alan bu bağ doku topuk kemiğimizden (os calcaneus) başlayarak ayak tabanımız boyunca ayak parmak kemiklerimize (ossa metatarsalia) bağlanıyor.

İster ayakkabı giyelim ister çıplak ayak dolaşalım, yer ile iletişimimizi sağlayan yapı, ayak tabanımız. Toprak, tartan, kum, asfalt; terlik, topuklu ayakkabı, spor ayakkabısı… Zeminler farklı ancak kullanılan vücut aynı. Zemin farklılıklardan dolayı dokularımıza binen yükler de değişiklik gösteriyor. Kapasitemizden fazlasını yapmaya kalkıştığımızda ise vücut bize bunu ağrı/acı gibi tepkilerle geri sunuyor.

Ayaklarınıza kara sular inmeden önce önlem almak istiyorsanız tavsiyem şu:

  1. Ayaklarınıza çorap dahi giymemenizi öneriyorum.
  2. Yere tülbent, havlu, örtü gibi ince bir cisim serin.
  3. Sandalyeye dik bir şekilde oturun, gerekirse beliniz için bir yastık yerleştirin.
  4. Ayaklarınızla serdiğiniz cismin üzerine basın.
  5. Topuklarınızı yerden kaldırmadan yalnızca ayak parmaklarınızı kullanarak yere serdiğiniz cismi toplamaya calisin.

Egzersizi ayak başına 1 (bir) dakika yaparak başlayabilirsiniz. Vücudu dinlemek önemli, egzersizi yaparken ağrı/acı çekiyor olmanız o egzersizin size yararlı geldiği anlamına gelmez.

Her bireyin kapasitesi farklı. İnce bir tülbent, havlu, örtü kolay geldiyse biraz daha kalın bir cisimle egzersize devam edebilir, ardından da kademeli olarak egzersiz sürenizi artırabilirsiniz.

Soğuk şişenin ayak tabanlarınızı çok fazla rahatsız etmemesi için şişe çevresine bir kağıt havlu da sarabilirsiniz.
  1. Yukarıda paylaştığım egzersiz sonrası veya ayaklarınıza çoktan kara sular indiyse de önereceğim iki uygulama çok kolay ve evinizdeki malzemeler ile yapabileceğiniz türden:
  2. Önceden yarım litrelik bir pet şişenin 3/4’ünü su ile doldurup buzluğunuzda donmaya bırakın.
  3. Sandalyeye dik bir şekilde oturun, gerekirse beliniz icin bir yastık yerleştirin.
  4. Donmuş pet şişeyi yere koyun ve ayak tabanlarınızla ileri geri olmak üzere 5 (bes) dakikaya kadar yuvarlayın.
  5. Soğuktan zarar görmemek  için donmuş pet şişeyi kağıt havluya sarıp da bu uygulamayı yapmanızı öneririm.

 


Buzlu pet şişeniz hazırda yok ise, ezilip şekli değişmeyecek küresel bir cismi yine aynı şekilde yerde ayaklarınızın altında 4 (dört) yönlu-ileri geri, sola sağa-olarak yuvarlayabilirsiniz. Zıplayan plastik toplar, misketler yuvarlayacağınız cisimlerden olabilir.

Terlikleri. ile maraton koşan Benjamin Pache

Tüm şartlar uygun ve antrenmanlı da olduğunuz taktirde siz de Benjamin Pache ve babası gibi spor ayakkabısı yerine terlik giyerek ile maraton dahi koşabilirsiniz!

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
1992 Istanbul dogumlu olan Ata Tekin Yeditepe Universitesi lisans mezunu Bahçeşehir Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi fizyoterapisttir. 5 yaşından itibaren dört sporda lisanslı sporcu olan Tekin şu anda yüzme sporunda master kategorisinde lisanslı olarak yarışmakta. Ata Tekin'in Fizyoterapi'de ilgi alanları ortopedik ve sportif rehabilitasyon ile teknoloji destekli rehabilitasyondur.