btbilgi

Yapı Kredi yapay zeka ile  dolandırıcıyı anlıyor

Cahit Erdoğan It is My Life etkinliği sırasında odaklandıkları 2 konunun blok zinciri olduğunu söylüyor.

“Yapay zekâda dış müşteriye Facebook üzerinden ulaştığımız bir ‘chatbot’umuz var. Bu chatbot ile müşterilerimiz ve potansiyel müşterilerimiz herhangi bir konuda soru sorup cevabını alabiliyor. Bunun arkasında yer alan makine öğrenmesi ve yapay zekâ ile müşteri sıkıntılarını ya da davranış biçimlerini anlamaya çalışıyoruz. Çağrı merkezinde farklı veri analitiği ve büyük veri çözümleri var. Kendi iç akışlarımızda belgeye dayalı gelen talimatı işlediğimiz, otomatik olarak sisteme okutup, içindeki işlemi tespit ettirdiğimiz ve o işlemi yapacak olan sistemlere akıttığımız akışlarımız var.  Örneğin bir talimat yazıp faksladığınızda arka tarafta içeriğini makine öğrenmesi ile şekillendiren ve kendini sürekli iyileştiren algoritmalar ile okunup ilgili sisteme yönlendiriliyor. İnsan emeği olarak sadece gözle teyit kalıyor. İleride gözle teyit bile ortadan kalkabilir.”

Yapı Kredi bünyesinde yer alan 4 bin 500 ATM’nin tüketimleri, çağrı merkezine gelen çağrıların saatlik dilimlerde yoğunluğu,  şube yoğunluğu, merkezi operasyonlara gelecek iş yükünün hangi gün, hangi saat, ne kadar ve kaç adet geleceğine yönelik öngörüler için çalışan modelleme unsurları ile yapay zekayı destekliyor.

Bütün bunların yanısıra dolandırıcılık tespitinde müşteri davranışını izleyip, dolandırıcılık işlemi öngörüsünde bulunan, aksiyonu tetikleyen, risk ve kredi değerlendirme arkasında çalışan pek çok algoritma var. Bütün bu algoritmaların bütünleşik olarak çalıştığı bir dönemin de başlangıcı.

Bundan sonra yapay zeka hayatımızda hep olacak

Yapay zekanın nereye kadar uzanacağı ile ilgili bir düşüncenin şu an için mümkün olamayacağını söyleyen Cahit Erdoğan, bütün bu süreçlerde insan zekasının mutlaka gerekli olacağını, sapmaları, algoritmaların doğruluğunu insan kaynağının izleyeceğini dile getiriyor.

“Yapay zekaların da belirli kısıtları var onların da düzeltme ve iyileştirmeye yönelik çalışmaları olacaktır. Sesli cevap olarak müşteri ile iletişim kursak bile arkasında yapay zekâ olacak. Bu hiçbir zaman sona ermeyecek. Çünkü bankaların çalıştığı algoritma sayısı her zaman katlanarak büyüyor bu hiç bitmeyecek.”

İnsanlar ses teknolojisine alışamadı

Ses teknolojilerini de sistemlerde kullandıklarını söyleyen Cahit Erdoğan kendini oldukça iyileştirmesine rağmen insanların bir cihaza konuşuyor olmayı henüz kabul edemediklerini, hala tuşlamanın daha çok tercih edilen yöntem olduğunu ifade ediyor ve ekliyor; “Ses teknolojisi şu an  daha çok destek almak istediğimizde, araç içinde, farklı bir meşguliyetimiz varken kullanılabilir. Bu kadar yazılı mesajlaşma uygulamasının gelişme sebebini de buna bağlıyorum. Yoksa telefonu kullanmak daha kolay. Ses teknolojileri doğallaşmadığı, mekanik olma algısından çıkmadığı sürece arzu edilen verimle kullanılamayacaktır.”

Büyük verinin neresinde

“Büyük veri geniş bir kavram. Verinin görselleştirilmesi ile ilgili çalışmalarımız oldu. Bu büyük veri ile yaptığımız tek çalışma değil. Elimizde anormal miktarda ve büyüklükte detaylı veri var. Bunların analizini modellemesini yapan farklı araçlarımız var. Makine öğrenmesine konu olan kısımların yanısıra görselleştirme amacıyla kullandığımız çözümler var.

Yapay zekaya ulaşmak için çok farklı seviyelerde tekniği ve yöntemi işin içine koymanız gerekiyor. Yapay zekaya müşteri ile etkileşimi yönettirecekseniz, NLP tekniklerini uygulamamanız söz konusu değil. Müşterinin ne demek istediğini anlayıp, datayla besleyip, bir analitiğe dökecekseniz. Sonra karşınızdakine vereceğiniz cevabı hazırlayıp yazı ya da konuşmaya çevireceksiniz ki, o etkileşimi bir diyalog ile tamamlayabilesiniz.”

Cahit Erdoğan bütün bu süreçlerin arkasında farklı teknikler olduğunu dile getiriyor. Bunun bir yolculuk olduğunu, yapay zekaya basit bir analitik çalışma yapar gibi varılamadığını ortaya koyuyor. Kurumların giderek bütün bu teknikleri kullanarak yapay zekâ yaklaşımlarını geliştirdiğini belirten Cahit Erdoğan, en kolay bankacılık uygulamasında, çağrı merkezlerinde chatbotların müşteri ihtiyaçlarını müşteri daha dile getirmeden algılayıp, öneriler sunarak yardımcı ve yol gösterici olacaklarını betimliyor ve ilk etapta görülecek yapay zeka çalışmalarını bir örnekle açıklıyor “Araç ya da konut alacaksınız bir bankaya başvurmadan  bankanın bunu hareketlerinizle anlamlandırıp teklifi size geçebiliyor, sizinle başlattığı diyaloğu da yapay zeka ile tamamlayabiliyor olmasıdır ve Yapı Kredi bu noktanın çok yakınında”

Nesnelerin Interneti’nden geri kalamaz

Yine endüstri 4.0 bileşenlerinden olan Nesnelerin Interneti’ni Yapı Kredi’nin kullanmıyor olmasının mümkün olamayacağını söyleyen Cahit Erdoğan ” Tüketicinin günlük hayatına giren hangi araç ve teknolojiler var ise kullanmamız gerekiyor. Müşteri aracındaki bir uygulama ile bütünleşerek oradan hizmet sunabilmek, ATM’ler, alışverişe giden müşterinin hangi rafın önünde olduğunu tespit edip o reyona özel teklifi götürebilmek,  Biletleme alanında müşteri ile temas kurduğumuz çok fazla etkileşim noktası olacaktır” diyerek ekliyor: “ Farklı cihazlarla, akıllı asistanların kullanımının artması ile banka üzerinden hizmet sunuyor olmak ya da konuşturuyor olmak daha mümkün olacak.”

Nesnelerin Interneti’nin tüketicinin hayatına girdiği ölçüde ve girdiği noktada olabilmenin önemli olduğuna değinen Cahit Erdoğan “Kendi uygulamamızla eksik parçaları tamamlayabileceğimiz konuşturabileceğimiz durumda olmalıyız. Nesnelerin Interneti’ni hizmet veya veri aktarım noktası olarak kullanmak zorundayız. Bunu yaparken güvenlik önlemlerini de düşünmemiz gerekiyor.” Nesnelerin interneti alıcılarının belirli bir amaca hizmet verdikleri için kısıtlı korumaya tabi olduklarını söyleyen Cahit Erdoğan bu algılayıcı ya da cihazların belli bir amaca hizmet ettikleri için yetilerinin kısıtlı olduğu noktada güvenlik önlemini takip etme yetisinin de kısıtlı olduğunu hatırlatıyor. Dile getiren Erdoğan bu saldırıda Nesnelerin Interneti Cihazları’nın  sorgulama yönlendirmelerinin kullanıldığını söylüyor.

Nesnelerin Internetini banka olarak kullanırken tüm bu saldırı potansiyellerini öngörerek hareket etmeleri gerektiğini dile getiren Cahit Erdoğan nesnelerin internetini banka hizmetlerinin tamamlayıcısı olarak kullanmakta kararlı olduklarını, bu aşamada çözüm ortağı olarak da fintech ekosistemini değerlendireceklerini vurguluyor.

Güniz Karaman

Yorumlar
btbilgi
1
2
PAYLAŞ
TRT'de 1990 yılında başladığı profesyonel iş hayatına, özel sektörde ve özel kanallarda farklı programların yapımcılığı ile devam etti. Milliyet Grubu'nun dergilerinde ve Interpro Grubu yayınlarında yazı işleri müdürlüğü ve editörlük görevleri üstlendi. Avrasya’nın en büyük ticaret platformu "CeBIT Bilişim Eurasia" markasının pazarlama iletişimi faaliyetlerini kurguladı ve yönetti. Farklı sektörlerdeki pek çok marka için iletişim konusunda danışmanlık hizmetleri verdi. Şu anda xTRlarge'ın Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmaktadır.