btbilgi

Bu aralar ekonomik hayatı canlandırmaya, tüketim eğilimini artırmaya yönelik hükümetin almış olduğu değişik tedbir ve teşvikler bulunmaktadır. Bu tedbir ve teşviklerden belki de en anlamlısı geniş kitleleri de ilgilendirmesi bakımında beyaz eşyada ve mobilyada yapılan süreli vergi indirimidir.

03 Şubat 2017 tarihli resmî gazetede yayınlanan bakanlar kurulu kararı İle, buzdolabı, dondurucu, termosifon, gazla çalışan su ısıtıcıları (kombi, şofben), çamaşır makinası,bulaşık makinası, çamaşır kurutma makinası, klima, elektrik süpürgesi ve küçük ev aletlerine uygulanmakta olan ÖTV (özel tüketim vergisi) 30 Nisan 2017 tarihine kadar sıfırlanmıştır. Söz konusu ürünlerde uygulanmakta olan ÖTV oranı ise yüzde 6,7’dir. ÖTV oranının üzerinden de yüzde 18 KDV hesaplanarak satılan malın nihai fiyatının oluşturulduğu düşünülecek olursa, yapılan vergi indiriminin yaklaşık yüzde 8’e gelen bir orana denk geldiği görülecektir.

Yine aynı resmî gazetede yayınlanan aynı bakanlar kurulu kararı ile ahşap ve plastik mobilyalarda koltuklarda ve büro mobilyalarında yüzde 18 olarak uygulanmakta olan KDV (Katma değer vergisi ) 30 Nisan 2016 tarihine kadar yüzde 8’e indirilerek KDV oranında yüzde 10 tutarında bir indirim sağlanılmıştır. Söz konusu indirimin mobilya fiyatlarında yüzde 8,5 oranında bir indirim yaratacağı düşünülmektedir.

Beyaz eşya ve mobilya sektöründe tüketimi artırmaya ve bu şekilde ekonomiyi canlandırmaya amaçlayan ve 30 Nisan 2017 tarihine kadar geçerli bu vergi indiriminin süresi 29 Nisan 2017 tarihli bakanlar kurulu kararı ile 5 ay daha uzatılarak 30 Eylül 2017 olarak belirlenmiştir.

Yani yeni bir uzatma olmazsa beyaz eşya ve mobilyada sektöründeki vergi indirimi 30 Eylül 2017 tarihine kadar devam edecektir.

Söz konusu özellikle beyaz eşyadaki ÖTV indirimi ile ilgili vergi indirimi konusu desteklenilmesi gereken bir uygulama olup, beyaz eşyanın lüks mal konumundan çıkarılması açısından oldukça yerinde bir karar ve uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Bize göre söz konusu ÖTV indirimin kalıcı olarak uygulanması daha yerinde ve doğru bir karar olacaktır. Çünkü vergi adaletini sağlamak için; hangi malların lüks olduğunun ayrımının iyi yapılması, ÖTV’nin KDV’si gibi vergiden vergi alınmaması ve toplam vergi gelirleri içindeki KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin payının düşürülmesi herkesin üzerinde birleştiği doğrular olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ancak söz konusu vergi indirimlerinin ekonomiyi canlandırma amacıyla süreli olarak çıkarılması, daha sonrasında ise sürenin yeniden uzatılması; bu vergi indirimlerinin ekonomi üzerinde beklenilen olumlu etkiyi yaratmadığının bir göstergesi olarak tarafımızdan değerlendirilmektedir. Uzatılan süre dikkate alındığında ise, ekonomik hayatın yıl sonuna kadar sıkıntılı gitmeye devam edeceği izlenimini vermektedir.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
Hacettepe Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü mezunu olan Yılmaz Sezer , Maliye Bakanlığı’nda Vergi Denetmeni olarak görev yapmış olup, bu görevi sırasında kamu ve özel kesim işletmelerinde denetim ve incelemelerde bulunmuştur. Yeminli Mali Müşavirlik faaliyetine devam eden Yılmaz SEZER’in aynı zamanda Sermaye Piyasası Kurulu ve Kamu Gözetimi Kurumu Bağımsız Denetçi Belgesi bulunmaktadır. Sorumlu ortak başdenetçi olarak birçok sektörde denetim faaliyetlerinde bulunmuş olup, Güncel Bağımsız Denetim Danışmanlık ve YMM A.Ş’ de Yönetim Kurulu Başkanı’dır. Yılmaz SEZER’in çeşitli dergi ve gazetelerde değişik konularda yayınlanmış 300’ün üzerinde makalesi bulunmaktadır. Çeşitli televizyon-radyo programlarında ve konferanslarda konuşmacı olarak katılmış olup, TÜRMOB tarafından yayınlanmış Yabancı Sermayeli Şirketler ve Vergilendirilmesi, İş Ortaklığı konularda kitapçıkları mevcuttur.