btbilgi

Unutulma hakkı uzun yıllardır kavram olarak kabul edilse ve teorik ve pratikte işletilmeye çalışılsa da, açık içtihat zeminini Anayasa Mahkemesinin 3 Mart 2016 tarihli kararı ile bulmuş ve bu kararla yeniden gündeme gelmiştir.

Hak mevzuatımızda açık olarak “unutulma hakkı” adı ile mevcut değildir. Ancak Anayasa’da tanımlanmış olan temel haklardan birisi olan kişilik ve itibarın korunması hakkı kapsamında kişilerin unutulma hakkının varlığı kabul edilmiştir.

2016 yılında bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından verilmiş olan kararda kişinin bir gazete arşivinde bulunan haberdeki adı ve fotoğrafının gazetenin internet sitesinde halen erişilebilir olmasının, kişinin kişilik ve itibarını zedeleyecek bir durum olduğunu ve bu durumun anayasal haklara aykırı olduğunu kabul etmiştir.

Gerçekten de, özellikle internet ortamında gerek kişinin kendisinin oluşturduğu, gerekse haber-yorum ve benzeri gibi başkaları tarafından oluşturulmuş pek çok içerik  bulunmaktadır.

Kişilerin görüşleri, hayat biçimleri, dini ve felsefi inançları kılık  kıyafetleri birlikte anılması istedikleri kişi ve kurumlar yıllar içinde değişiklik gösterebilmektedir.

Doğal olarak kimse eskiden birlikte anılmaktan mutlu olduğu bir kişi kurum veya kavramlarla birlikte anılmak istenmeyebilir. Çok klasik olmakla birlikte kişinin bir dönem eş veya sevgili olduğu kişiyle beraber olduğu fotoğrafları internette yer almasını istememesi buna örnek teşkil edebilir. Özellikle kadınlar açısından dini örtünme kurallarına uymak isteyen bir kişinin daha önceden çekilmiş ve bu kurallara uymayan fotoğraflarının yayınlanmasını istememesi, bir siyasi partiden aday iken bir başka hatta tam zıt partiye geçiş yapmış politikacının eski beyan ve fotoğraflarını internette yer almasını istemesi gibi durumlar bu halin örneklerini oluşturmaktadır.

Burada tabii ki, her olayda olduğu gibi birden fazla hak yarışmaktadır. Kişinin unutulma hakkının varlığı tartışmasız olmakla birlikte, toplumun haber alma hakkı, özellikle de bahse konu kişinin tarihte iz bırakacak bir politikacı, yönetici, ünlü ve benzeri olması durumunda kamuoyunun bilgilenme hakkı bu hakla yarışmaktadır. Ayrıca özellikle unutulma hakkı kapsamında kaldırılması talep edilen içeriğin kaldırılması basın özgürlüğü ile çelişmemesi ve bir nevi sansür oluşturmaması gerektiği açıktır.

Bu bağlamda toplum tarafından hiç tanınmayan bir kişinin önceden uyuşturucu kullanması nedeniyle bir operasyonda yakalandığında çekilen fotoğraflarının gazete arşivinden çıkarılması son derece haklı ve insan haklarına uygun bir talepken, örneğin bir politikacının şu anda nefret odağı olarak gösterilen adını anmanın bile suç unsuru olduğu iddia edilen bir başka kişiyle çekilmiş fotoğrafının yayınlanması basın özgürlüğü, haberleşme ve haber alma hakkı ve kamuoyunun bilgi edinme hakkı gibi diğer temel anayasal haklar ile birlikte düşünülüp her iki tarafın da haklarının hangisinin ağır bastığı tartılarak her olayda hakim tarafından karar verilmelidir. Yine de bireyin unutulma hakkıyla kamunun haber alma hakkı ve basın özgürlüğü bir arada düşünüldüğünde pek çok olayda, özellikle de kamuya mal olmuş kişiler veya kamuyu ilgilendiren konular söz konusu ise basın özgürlüğünden yana tavır alınması kamu yararını gözetecektir.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
Orta Öğretimini Çanakkale Anadolu Lisesinde tamamlayan Ceyda Akaydın, 1998 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisans, 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk Anabilim Dalında Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladı. Halen İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk Anabilim Dalında bayiilik sözleşmeleri konusunda doktora tezi çalışmalarını sürdürmektedir. İstanbul Barosu Bilişim Merkezi kurucu üyesi, Türkiye Bilişim Derneği ve İnternet Kurulu Alan Adları (DNS) Çalışma grubu üyesi olan Akaydın evli ve bir çocuk annesidir.