btbilgi

Yasal ve meşrunun ayrımının çok net görünebildiği alanlardan birisi de açık kaynak kodlu yazılımlar konusu. Aynı zamanda sosyolojik olarak hukukun toplumca kabul edilmesinin ne kadar karmaşık ve zor bir süreç olduğunun ve bir alanda etkin olan kültürlerin o alandaki hukuku da belirlemesinin, bir anlamda hukuk emperyalizminin de kanıtı.

Açık kaynak kodlu yazılım (open source/free software[1]) özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde yazılımın patent koruması altına alınması sonucunda oluşan tekellere tepki olarak ortaya çıkmış bir grubun (open society[2]), copyleft[3]  olduğu bir oluşumdur. Fikrin temelinde yazılımcının ortaya koymuş olduğu eseri hem patentlemeyerek hem de kaynak kodlarını yayınlayarak başkaları tarafından da incelenmesine ve belirli şartlar dahilinde kullanılmasına izin vermesi ve bu şekilde farklı kişilerce aynı veya benzer kodların geliştirilmesi ile teknolojinin çok daha hızlı ilerleyeceği düşüncesi yatmakta. Gerçekten de bu şekilde birçok farklı yazılımcının katkıda bulunduğu önemli projeler ortaya çıktı.

Uygulamada şirketler iş ahlakı, şirket itibarının korunması ve kamu oyu baskısı gibi nedenlerle bu yazılımların hak sahiplerinin haklarını aşağıda tartışılacak olan yasal boşluklara rağmen büyük oranda tanımakta ve korumakta.

Akımın ortaya çıktığı ülke olan Amerika Birleşik Devletleri’nde mali haklara ilişkin sözleşmelerin münhasır ruhsat verilmesine veya hak devrine ilişkin olmadıkları sürece yazılı şekil şartına tabii olmamaları bu ülke açısından uygulamada hukuki sorunların yaşanmasını engellemektedir. Uygulamada çoğaltma ve işleme haklarının yazılı olmayan bir sözleşme ile devredilmiş olduğu kabul edilmekte, yazılılık şartı aranmadığından bu sözleşmenin varlığının ispatında internette yer alan beyanlar, sunucu kayıtları ve benzeri deliller kullanılmakta.

Ülkemizin ve birçok Avrupa ülkesinin aralarında olduğu 157 ülkenin kabul ettiği WCT sözleşmesi yazılımların telif hakkı ile korunmasını kabul eder. Bu sistem iki nedenle açık kaynak kodlu yazılım sistemine uyumlu değil. Öncelikle Amerikan sisteminde yazılımlar patent ile korunur, bunun sonucu patentlenmemiş yazılımın korunmaması ve bir yazılımın birisi adına patentli olup olmadığının sicile bakarak anlaşılmasıdır.

Ülkemizce de benimsenen sistemde yazılım bir fikir ve sanat eseridir ve meydana getirildiği anda derhal bir tescile gerek olmadan korunur ve dolayısıyla eser sahipliğine ilişkin bir sicil vb. kontrol imkanı yoktur. İkinci olarak  üzerindeki mali haklara ilişkin tüm sözleşmelerin geçerli olmaları için yazılı olmaları gerekir.

Yazılımın kaynak kodunun açılması ve dolayısıyla bu kod kullanılarak yeni ve farklı yazılımlar meydana getirilebilmesi eserde işleme hakkının kullanılmasıdır. Bu aynı zamanda eserin çoğaltılması ve ve yayılmasını ve çoğu zaman ses ve görüntü nakline yarayan sistemlerle (internet) yayılmasını da gerektirir ki, bu da yazılım eseri üzerinde bu 3 hakkın kullandırılması anlamına gelir. Dolayısıyla eser sahibinin hakların kullanılmasına izin verdiğini sözlü olarak veya internet ortamında beyan ettiği copyleft sistemi bu sistemle çelişmektedir.

Özetle her ne kadar kesinlikle bilginin paylaşılması, teknolojinin anonim üretilmesi gibi çok güzel ve mantıklı temellere dayanan bu sistem maalesef ülkemizde ve çok sayıda Avrupa ülkesinde kabul edilen sistemle uyumlu değildir ve her ne kadar uygulamada copyleft sisteminin meşru görülmesi nedeniyle bir sorun yaşanmamışsa da bu bir tehlike olmadığı anlamına gelmez. Kötü niyetli bir eser sahibinin yayınlamış olduğu kaynak kodunun kullanılması nedeniyle açacağı bir davada, kullanan tarafın izne ilişkin yazılı belge sunamaması nedeni ile telif hakkı ihlalcisi olarak kabul edilmesi ve tazminata hatta olası ceza davasında cezaya hükmedilmesi gerekecektir.

[1] İngilizcede özgür ve bedava kelimelerinin karşılığı eşsesli olarak “free” kelimesidir. Buradaki kullanımda da genellikle Türkçe’ye “özgür yazılım” şeklinde çevrilse de patent lisansı veya telif hakkı kullanımı için ruhsat verilmesi için bir ücret talep edilmediğinden sözcük her iki anlamda da kullanılmaktadır.

[2] Açık topluluk, açık kaynak kodlu veya copyleft yazılımı savunanların oluşturdukları sivil toplum hareketi.

[3] İngilizce copyright (telif hakkı) kelimesine yapılan bir gönderme. Kelimenin sonunda yer alan right İngilizcede hem burada kullanıldığı gibi “hak” hem de “sağ” anlamına gelmektedir. Akımın savunucuları copyright kelimesinin sonundaki “right” kelimesinin karşıtı olarak “sol” anlamına gelen “left” kelimesini kullanarak bir kelime oyunu yapmaktadırlar.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
Orta Öğretimini Çanakkale Anadolu Lisesinde tamamlayan Ceyda Akaydın, 1998 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisans, 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk Anabilim Dalında Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladı. Halen İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk Anabilim Dalında bayiilik sözleşmeleri konusunda doktora tezi çalışmalarını sürdürmektedir. İstanbul Barosu Bilişim Merkezi kurucu üyesi, Türkiye Bilişim Derneği ve İnternet Kurulu Alan Adları (DNS) Çalışma grubu üyesi olan Akaydın evli ve bir çocuk annesidir.