btbilgi

Sözcüğün “yalancısı mı olurmuş” diye düşünenler, bu yalancının her zaman kurbanı olmuşlardır. Eğer gerçeğin, saptırılmış halinin her zaman türlü eklemelerle  tekrarlanmasına ‘yalancılık’ deniyorsa, her hangi bir sözcük de her zaman ayni  düşünme sapmasını sağladığına göre ona  da yalancı demek yanlış olmaz. Zira düşünmeyi öğrenmeden  analitik nitelikten uzak düşünme eyleminde bulunan insanımsılar;  bireysel ya da  toplumsal  ilişkilerinde tanığı oldukları söylemlerin ya da hareket ve davranışların garantisi olarak ‘yemin’i kabul etmişlerdir. Hele araya duygular da girmişse; yemin, daha da güçlü  kandırma şansı yakalamış olmaktadır…

Yemîn, Arap’ça bir sözcüktür. Sağ taraf- sağ el anlamına gelir. Bu haliyle hiçbir önem ya da değer taşımaz. Ancak kendi ana dilinde, önüne ya da arkasına tamamlayıcı ya da destek niteliğinde başka sözcükler eklenerek önemli ve etkin bir anlam gücü elde edilmiştir. Örneğin; “Allahın Kutsal adına” içerikli Yemîn’i–bi-llah ya da Kasem  bi-llah  şeklindeki kullanımlarında, ‘Allah’ın Tanıklığı’ vurgulandığından içerik gücü tamamen ilahî bir nitelik kazanmış olmaktadır. Bu suretle aksi oluştuğu takdirde ‘tanık olan tanrının cezalandıracağı’ inancı üstü örtülü bir şekilde belirlenmektedir. Bu inancın içinde gizlenmiş bir korku etmeninin  bulunduğu inkâr edilemez.

Prof. Dr. Özcan Köknel hocaya göre Korku: “Canlının, algıladığı, gördüğü ya da düşündüğü tehdit edici bir durum, kişi, nesne, olay ve olgu karşısında gösterdiği doğal duygulanım durumu, ruhsal halidir.”  Yani bu durumda insan, önemli bir  kayıp ya da  ceza odaklı bir mahkûmiyetle  karşı karşıya kalmaktadır. Dolayısıyla bireyin katlanamayacağı kadar  ağır bir yaptırım söz konusu olmaktadır.

Türkçemizde ise: YEMîN’e ilişkin  “Gereken yapılmadığı takdirde” uğranılacak zararların çok daha ağır olması arzulanarak; yemin kelimesinin içerdiği korku tanımları somut şekilde yapılamayan şeref ya da namus sözcükleri ile ilişkilendirilmiştir. Dolayısıyla YEMÎN, yaptıklarımızı, yapacaklarımızı ifade edecek sözcüklerimizi pekiştirmek, kuvvetlendirmek, karşımızdakini inandırmak ve ikna etmek için kullanılan güçlü bir sanal içerik garantisi halini almıştır. Ama ne yazık ki; insanın şerefli veya şerefsizliği, namuslu veya namussuzluğu yöreye, töreye özellikle ‘bireye’ göre değiştiği için güç kaybına uğramasına da engel olunamamıştır. Zira bir kere şerefsiz olunmakla herhangi bir şeyin  kaybedilmediğine zaman zaman tanık olununca da; yemînin, her hangi bir şekilde  yerine getirilmemesi halinde şeref ve namusa zarar gelme korkusu da zayıflamaktadır.

Anlaşılıyor ki, ‘yemin sözcüğü’ anlam olarak herhangi bir desteğe dayansa da, dayanmasa da insanların kandırılmasında etkin bir rol oynamayı günümüzde de sürdürmektedir… Ancak ne yazık ki, bireye yüklediği görev ve sorumlulukların yerine getirilmediği zaman Allah ya da toplum tarafından  cezalandırılışa  tanık olunmadığı için utanmadan ve çekinilmeden sorunsuzca  kullanılarak içeriğinin tertemiz  ahlaki niteliğine ihanetle söylenişi hoş ama  içi boş lâf kalabalığı haline getirilip, hayatımızdaki YALANCILIK MEVKİİNİ muhafaza etmektedir.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
1934 doğumlu Modern Yönetim ve İnsan Mühendisliği Uzmanı Avukat .Ergun Zoga, Ank. Üni. Hukuk Fak. mezunu olup ABD'de Pittsburgh Üniversitesi Graduate School of Public and International Affairs Administrative Management Ins. ile ARMY Management Agency’de organızasyon metod (o&m) ve insan mühendıslığı (human engineering) konularında ileri mesleki eğitimini tamamladı. Kamu Sektörü İdari Reform Çalışmalarındaki hizmeti nedeni ile Amerikan Büyük Elçiliği Üstün Başarı Takdirnamesi (1965) ; 6. Türkiye Bilgisayar Kongresi’nde en iyi bildiri sahibi olarak Birincilik Ödülü (1989); Lions olmamasına rağmen Eğitim ve iletişim hizmetleri nedeni ile Uluslararası Direktör takdirnamesi (l994) ve 8.Dönem Plan hazırlık çalışmalarındaki katkısı nedeni ile DPT teşekkür ve takdir belgesi (2000) aldı. TODAİE, T.Hv.K.K.’lığı Esk. İkm; İst.Kköy Maarif Koleji, İst, İTİA Yönetim Bilimleri Ens.; İ.Ü.Siyasal Bilgiler Fakültesi Yüksek Lisans ; Marmara Çağdaş Bilimler Vakfı Yönetim Teknikleri Pre MBA, İst. Tic. Üni.Lisans üstü. Kavram MeslekYük.Okulu programlarında öğretim görevlisi olarak çalışan Ergun Zoga, İçişleri Bakanlığı Meslek Kurslarında ve Boğaziçi, Yıldız Teknık Üni.lerinin çeşitli sertifika programlarında da görev almıştır. Yönetim alanında (NİÇİN EĞİTİM) adlı ilk Türk dokümanter filmini hazırlamış bulunan Ergun Zoga’nın basılmış İdarecilik ve sanatı (üç bası); Beşeri İlişkiler; İnsanımsılıktan Kurtuluş (dört basım) adlı kitapları ile çeşitli makaleleri mevcuttur. Nüfus kâğıtlarının bugünkü şekline dönüşmesinin ilk araştırmasını yapan; Biyoritm Tekniğinin çalışma hayatımızda ilk kez uygulanmasını sağlayan ve Mr. Tony Lanza’nın çalışma grubunda Milli klavyenin (F klavyesi) Standardizasyonu çalışmalarına katılmış bulunan Ergun Zoga konuşmacı, emeklilik nedeniyle ayrıldığı 01.06.1979 tarihine kadar Sevk ve İdare Geliştirme Merkezinde Uzman, Gn Md.Yrd ve Genel Müdür olarak 11 yıl görev yaptı. Ayrıca Koç Holding Eğitim ve Geliştirme Merkezi Kogem’in ve Azerbaycan’da Ataakademi'nin kurucusudur.