btbilgi

Gıda intoleransı testlerini son zamanlarda sık sık duyuyoruz. Gıda intoleransı nedir? Söz konusu testlerle ölçümlenen hangi değerler?  Dyt.Selvi Pamukçu ile birlikte hazırladığımız yazımızda bu konuyu sizlere tüm detayları ile aktarmaya çalışacağız.

Beslenme, insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan öğeleri vücuduna alıp kullanabilmesidir. Çocukluk  dönemlerinde edinilen yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kaliteli ve uzun bir yaşam sürdürebilmemiz için oldukça önemli.

Besin  alerjileri ve intoleransları bebeklik döneminden başlayarak insan hayatını etkileyebilir. Besin alerjisi olan bireylerin beslenmesine çok küçük yaşlardan itibaren dikkat edilmeli ve bireylerin besin alerjisi nedeniyle diyetlerinden çıkardıkları besinlerin, yetersiz ve dengesiz beslenmeye yol açmaması sağlanmalıdır.

Besin alerjisi ve besin intoleransı nedir, nasıl farkedersiniz?
Yediğimiz her şey vücutta olumlu ya da olumsuz bir reaksiyon meydana getirebilir. Belirli bir gıdaya karşı intoleransınız olduğu halde o gıdayı yemeye devam ederseniz, vücudunuz baş ağrısı, kronik ağrı, sindirim sistemi bozuklukları gibi yaşam tarzınızı etkileyen çeşitli koşullarda ortaya çıkabilecek bir yangısal reaksiyona neden olacaktır.

Besin alerjisi ve intoleransını birbirinden farklıdır
Vücudumuza aldığımız besinlerin bizzat kendisinin veya besinle alınabilecek başka etkenlerin vücutta yarattığı immünolojik ya da immünolojik olmayan tabloya ‘besin reaksiyonları’ diyebiliriz.

Besin reaksiyonlarıni ikiye ayırabiliriz; Birinci grup  vücudunuzda herhangi bir alerjik semptomun gözükmediği, immünolojik sisteminin aşırı reaksiyonunun söz konusu olmadığı  diğer mekanizmaların anormal sonucu olarak ortaya çıkan ‘besin intoleransı‘ dır.

Besin intoleransı vücuttaki metabolik bozukluk, besindeki toksik maddeler, besinin farmakolojik özelliği ya da enfeksiyöz nedenler sonucu görülebilmektedir. İngiliz Alerji Vakfı’nın tahminine göre Avrupa ve ABD‘de toplumun yüzde 45’inde besin duyarlılığına bağlı sağlık sorunları yaşanmaktadır.

İkinci grup ise immünolojik sistemin besinlere karşı gösterdiği aşırı duyarlılık reaksiyonlarıdır. Bu  aşırı duyarlılık reaksiyonları, savunma sisteminin önemli bir parçası olan immünoglobulin E (IgE) moleküllerinin baş rolünü oynadığı reaksiyonlar sonucunda ortaya çıkabileceği gibi, Ig E molekülünün yer almadığı reaksiyonlar sunucu da gözlenebilir. Bu grup ise ’Besin alerjileri’ olarak tanımlanmaktadır.

Bağışıklık sisteminin kişiye göre değişen besinlere tepki vermesinden oluşan inflamasyon (yangı); obezite, metabolik sendrom, kronik demir eksikliği, gaz, şişkinlik, hazımsızlık, ishal, çölyak hastalığı, chron hastalığı, hipertansiyon, dermatit, egzama, akne, hipertroidizm, otizm gibi farklı hastalıklara neden olabilir. Bu hastalıkların ortak nedeni kronik inflamasyondur.

Yapılan araştırmalarda gıda alerjileri, yetişkinlerin yaklaşık yüzde 1’ini, çocukların ise yaklaşık yüzde 8’ini etkilemektedir. Gıda intoleransları ise  çok daha yaygındır. En yaygın spesifik gıda intoleransı, Laktoz intoleransı olup ülkemizde de görülme sıklığı fazladır

Besin alerjilerinde uygulanan testler

Diyet eliminasyonu: Hastadan alınan hikaye sonucu bazı besinler elimine edilmektedir. Bu diyetlerin başarısı allerjenlerin doğru olarak belirlenmesine ve diyetten sorumlu alerji içeren tüm besinlerin elimine edilmesine bağlıdır. Özellikle çocuklarda diyet eliminasyonu sırasında dikkatli olmak gereklidir. Çocuğun büyüme ve gelişmesini etkilememek için çıkarılan besinin yerine uygun bir diğerinin konulması önemlidir. Ayrıca çocuk da vitamin ve minarel eksikliğine neden olmamak diğer bir önemli noktadır.

Deri Testleri (prick, seratch, intradermal, saft) Bu testler, ticari olarak kullanıma hazırlanmış besin allerjenlerinin cilt içine uygulanması sonucu çıkan reaksiyonu değerlendirildiği bir testtir. Aynı zamanda allerjik rinokonjonktivit, bronşiyal astma, atopik dermatit gibi allerjik hastalıkların tanısında kullanılırlar.

Total ve Spesifik IgE ölçümü (RAST ) Radyoallergosorbent Testi (RAST) allerjik hastalıkların teşhisi için kullanılan testlerden biridir. Bu test bir hastanın kanında özel bir çeşit IgE antikorunun miktarını ölçmek üzere kullanılır.

Çift Kör Plesoba Kontrollü Besin Provakasyon Testi: Besin alerjisi tanısında altın standart olarak kabul edilir. Yükleme testlerinden önce şüphelenilen bir besin varsa 15 gün diyetten çıkarılır belirti kaybolursa direkt RAST veya provakasyon testleri uygulanır. Şüphelenilen belli bir besin yoksa, en alerjik besinler (süt, yumurta, yer fıstığı, çilek, domates, deniz ürünleri) kesilir. Test uygulandıktan sonraki gözlem süresi IgE aracılığı ile gelişen reaksiyonlar için 2 saattir.

Lenfosit Proliferayon testi

Bazofil Histamin Salınım Testi

Besin İntoleransı Testi: Besin  intoleransı testi kronik inflamatuar reaksiyonlara yol açabilen gıda maddelerinin belirlenmesinde kullanılan bir tanı testidir. Testin farklı çeşitleri olsa da ancak doğruluk ve çeşitlilik nedeniyle en ideali koldan alınan kanda yapılan testtir.  Bu alerji testi ile çeşitli sayıdaki gıdaya karşı vücutta oluşan Ig antikorları tüm alt grupları ile tespit edilir. Besine spesifik Ig panelleri, besin duyarlılığında tanı aracı olarak kullanılır.

Vücudun savunma sistemi bize dokunan gıdalara karşı antikor üretir. Eğer bir gıdaya karşı vücudun bağışıklık sisteminde problem varsa, antikor denilen Ig tipi globulinler oluşturmaya başlar. Bu antikorlar sindirilmeyen gıdaların proteinleriyle birleşir. Besin intolerans testlerinde bu besinler belirlenir ve tam olarak hangi gıdanın bireye dokunduğu ortaya çıkar.

Günümüzde popüler olarak uygulanan testlerden bazıları York test, Pinner test  ve Cambridge testler’i olup bu testler ile  IgG antikorlarının seviyelerini yükselten besinler tanımlanmış olur.

Ayrıca son zamanlarda yine popular olan diğer bir test yöntemi  olan LTT(Lenfosit transformasyon Testi) ise gıdalar, metaller ve çeşitli alerjenlere karşı gelişen Tip IV alerji (aşırı duyarlılık) tanısında kullanılan bir  tür laboratuvar testidir.

Besin intoleransı olan hastalara, semptomların düzelmesi için 3-4 hafta süreyle olabildiğince kısa sürede diyet tetikleyicilerinden kaçınmaları önerilmelidir. Aynı zamanda, diyet dışlama sırasında beslenme yeterliliğini korumak için hastalara benzer bir beslenme profili olan uygun alternatif gıdalar hakkında bilgi verilmelidir. Bu süreçte, diyet çeşitliliği artırılmalı, beslenme yeterliliğini sağlanmalı ve gastrointestinal mikrobiyotaya en az olumsuz etkisi olan besin girişi kademeli olarak gıda yeniden takip edilmelidir.

Referanslar 

  1. Hastalılarda Beslenme Tedavisi  kitabı, Prof.Dr.Emel Tüfekçi Alphan, Hatiboğlu Yayınevi, 1.Baskı 2013
  2. Elana Lavine, MD , Blood testing for sensitivity, allergy or intolerance to food ,CMAJ April 3, 2012 vol. 184 no. 6
  3. Dr. Papatya BAYRAK, Besin Alerjileri , Sağlıkta Birikim Cilt:1 Sayı:1
  4. Scott Gavura , IgG Food Intolerance Tests: What does the science say?,Science Based Medicine, February 2, 2012
  5. M. C. E. Lomer, Review article: the aetiology, diagnosis, mechanisms and clinical evidence for food intolerance, 3 December 2014
Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı olan Doç. Dr. Muammer Karadeniz, Ege Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Harvard Üniversitesi, Joslin Diabetes Center’da araştırma görevlisi olarak çalıştı. Muammer Karadeniz'in uluslararası hakemli dergilerde diabet üzerinde yüze yakın makalesi yayınlanmıştır.