btbilgi

En eski spor mücadelelerinden biri olan America’s Cup, 1851’den beri düzenlenen bir tekne yarışı. Ama o dönemden beri kupa aynı kalmış olsa da, teknelerin kendilerinde inanılmaz değişiklikler olmuş. Günümüzde bu kupayı kazanmak için yarışan tekneler, aynı Oracle firmasının örneğinde olduğu gibi sensörlerle dolu birer tasarım harikası.

America’s Cup’da yarışan tekneler gemiden daha çok, su üzerinde uçan birer Formula 1 yarış arabasına benziyor. Bu kupada tüm ekipleri aynı tasarımda tekne kullanıyor ve teknenin tasarımına geçen sene birinci olan ekip karar veriyor. Bir önceki kupa 2013’de düzenlenmiş ve o zamanki katamaran tasarımının idaresi o kadar zormuş ki, San Fransisco’da düzenlenen kupada birçok kaza olmuş, hatta bir denizci hayatını yitirmiş. O yüzden geçen seferin birincisi Oracle Team USA, bu sene aynı teknenin 15,2 metrelik daha küçük bir versiyonunu kullanmayı tercih etmiş.

Geçen seferki katamaran 22 metrelik bir tekneymiş ve 11 kişilik ekibi bulunuyormuş. Bu seferki daha küçük tekne olan AC50 modeli 6 kişilik mürettebat ile idare edilebiliyor. Bu estetik yarış katamaranı, gövdelerinin altında bulunan su kanatları sayesinde yüzeyden yükselebiliyor ve aynı bir uçak gibi suyun üzerinde hareket ediyor. Böylece su direnci azalıyor ve rüzgar hızı sabit kalsa bile teknenin hızı ciddi şekilde artıyor. Bu sayede 2013’de Team Emirates eski katamaran tasarımı ile saatte 80 kilometrenin üzerinde hıza çıkabilmiş. Ekip yeni AC50’nin tasarımında havacılık devi Airbus’dan ve idare sistemleri için de BMW’den destek almış.

Teknenin en ilginç özelliklerinden birisi, üzerinde 400’den fazla sensör takılı olması. Katamaran suya her girdiğinde Oracle ekibi bu sensörlerden gerçek zamanlı olarak yüzlerce gigabyte miktarında veri topluyor. Sensörlerin bazıları fiber kablolar, diğerleri Bluetooth veya Wi-Fi ile kablosuz şekilde bağlı. Bu sensörler hava koşullarını, gövdelerin maruz kaldığı basıncı, su kanatlarındaki hidrodinamik gücü, yelkenlerdeki rüzgar durumunu ve hatta denizcilerin nabız ölçümlerini bile topluyor. Bu bilgilerin en önemli olanları tekne üzerindeki ekranlar yolu ile kaptana iletiliyor, ama tamamı her testten sonra analiz edilip tekne ve ekibin performansını artırmak amacıyla kullanılıyor.

2013’deki teknelerde 35 sensör varmış, şu anda bunun 10 katından daha fazla bilgi toplanıyor. Bu katamaranlar Nesnelerin İnterneti konusunda gösterilebilecek en iyi örneklerden biri olabilir. Oracle Team USA de bilişim alanındaki uzmanlıklarını spora taşıyarak, gelecekte spor teknolojisinin nerelere gidebileceğine dair bize ipuçları sunuyorlar.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.