btbilgi

Bu yazımda son zamanlarda yapılan bazı projelerden yola çıkarak büyük veri ve bu verinin insanlara sunduğu faydalara değinmek istiyorum. Bugün 5-10 yıl öncesine kıyasla inanılmaz fazla veri üretiliyor. Küresel çapta üretilen veri o kadar büyük miktara ulaştı ki, bu sebeple bunu tanımlamak için büyük veri terimi kullanılıyor.

Büyük verinin doğru yönetilmesi ve analizinin yapılması da doğal olarak şirketler kadar insanların yaşamı için de önemli faydalar sunuyor. Örneğin Birleşmiş Milletler ve Dünya Ekonomik Forum’un desteği ile tamamlanan D4D (Geliştirme için Veri) yarışmasında Orange Group, Fildişi Sahili’nde topladığı verileri paylaştı.

Projede yer alan dünya genelindeki birçok üniversite akıllı veri toplama ve analiz yöntemleri ile insanların yaşam şartlarını arttırmak için bu verileri kullandı. Verilerin yeniden tanımlanmasının zorlaştırılması için algoritmik olarak mesaj haline getirildi ve teknik bir şekilde koruma altına alındı. Projeye katılanlar arasında verilerin yeniden tanımlanmaması ve başka amaçlar için kullanılmaması için sözleşmeye dayalı bir anlaşmaya varıldı.

Araştırmacılar insanların nasıl seyahat ettiklerini analiz etti ve otobüs seferlerini buna göre düzenledi. Çalışmanın sonucunda büyük bir şehirde işe gidiş geliş süresinde yüzde 10 düşüş elde edildi. Benzer şekilde veri analizleri ile sağlıkta yönetim uygulamalarında ve HIV programında dönüşüme gidildi ve sonuç olarak sıtmanın etkisi yüzde 20 azaltıldı. Başka bir çalışma ile de gerçek zamanlı nüfus verilerinin elde edilmesi sağlandı. Böylece fakirlik ve etnik dağılımın analiz edildiği bir platform oluşturuldu.

Diğer bir proje ise yine MIT Bilgisayar Bilimi ve Yapay Zeka Laboratuvarı’nın Mobile Territorial Lab ile birlikte yürüttüğü proje. Bu projede bireylerden toplanan verilere bakıldı. Bunun için özel bir yazılım yerleştirilmiş mobil cihaz kullananlar seçildi. Seçilenle bir grup yeni bebek sahibi olmuş genç aile idi. Bu araştırmada veri sahipliği konusunda yeni bir model test edilirken aynı zamanda insanların ihtiyaçlarının dinamiklerini ve yeni nesil ile insanların etkileşim doğasını anlamak amaçlandı.

Akıllı telefonların kullanımının artışı ile bu telefonlardaki sensörler ve web uygulamaları kanalıyla çok sayıda kişisel bilgi de toplanmaya başlandı. Kişilerin lokasyon bilgileri, gün içinde nereden nereye nasıl hareket ettikleri, telefon ile arama ve aranma detayları, web aracılığı ile yaptığı tüm işlemler şüphesiz yeni ekonominin yakıtını oluşturmaktadır.

Ayrıca toplanan bu verilerin analizi sayesinde müşterilerinin davranışlarını en iyi şekilde ölçümleyebilen şirketler, elde edilen bu derinlemesine analizlerle, müşteriye özel teklif ve kampanyalar yapabiliyor, Ar-Ge çalışmalarını bu veriler doğrultusunda şekillendirebiliyor ve hatta ileriye yönelik potansiyel müşterilerini şimdiden belirleyebiliyor.

Gelecekte şirketlerin müşterilerine daha verimli ve kişisel hizmet sunabilmek için toplanan büyük veriden daha fazla faydalanacaklarına ve bu yeni teknolojinin kullanımının yaygınlaşacağına inanıyorum. Büyük verinin doğru analizi sonucunda şirketler etkinliklerinin artırmasının yanı sıra geleceği daha rahat bir şekilde görebilecekleri ve müşteriyi daha iyi anlayabilecekleri için rekabet güçlerini de artıracaktır. Dolayısıyla büyük veri pazardan daha fazla pay alınabilmesi için son derece etkili bir araç olmasının yanı sıra insan yaşamını da oldukça geliştiren bir değerdir.

Tüm bu veriler kullanılarak kişiye özel sayısız yeni hizmet oluşturma imkanı olduğu açıkça görünmektedir. Önümüzdeki dönemde kişisel bazlı yeni servisler geliştirilirken kişisel bilgilerinizin kim tarafından ve nasıl kullanıldığını denetleme şansımız olacaktır. Avrupa Komisyonu’nun 2012 yılında verilerin korunmasıyla ilgili reformu ve buna paralel Türkiye’de de kişisel verilerin saklanması kanunu gibi çok sayıda yeni düzenleme ve regülasyonun yapılması zorunludur.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
Uludağ Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden 1993 yılında lisans derecesi alan Gökhan Arıksoy, iş hayatındaki ilk deneyimini Başarı Elektronik’te araştırma ve geliştirme mühendisi olarak edindi. Daha sonra Siemens’te iş geliştirme yöneticiliği görevini üstlenen Arıksoy, ITD, Sabancı Telekom, BEA ve SAP şirketlerinde satış müdürlüğünden satış yöneticiliğine, ülke satış direktörlüğünden finansal hizmetler endüstrisi liderliğine kadar pek çok kritik pozisyonda rol aldı. Arıksoy, Aralık 2011 itibarıyla Software AG’nin Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak atandı. 2013 yılından bu yana iş zekası ve raporlama konusunda faaliyet gösteren Metric firmasnın genel müdürü olarak yöneticiliğini yapmaktadır.