btbilgi

Nedense çok sevmişimdir Dante Alighieri’yi. Ne zaman felsefî bir yazı okusam ya da İtalya hakkında bir haber duysam, hemen aklıma gelir. Özellikle anıt eserler arasında yer alan La Divina Commedia (İlahi Komedi)’yı yazdığı için teşekkür ederim.

Çünkü hayata anlam kazandıran, maddi manevi her şeyi ile yaratıcısına teslim olmuş bulunan insan, bu hizmeti karşılığında ödüllendirileceğine; bir taraftan salgınlar, doğal afetler yoluyla doğanın hainliğine maruz bırakılmış, diğer taraftan da hasta ruhlu muhteris güçlü hemcinslerinin kişisel menfaat odaklı ihanetlerine mahkûm hale getirilerek yüzyıllar boyunca yaşamak zorunda kalmıştır.

Dolayısıyla doğumunun ilk anlarından itibaren bir oyuncak misali birilerinin kullanılımına tahsis edilen canlı, saflığının çalındığını, insan olma niteliğini kendisine kazandıracak değerleri  yitireceğini yaşamının sonuna kadar fark edemeyecektir.

Oysa göbeği kesildiği andan itibaren ÖZGÜR olma şansı kazanmış olmasına rağmen özgürlüğünü kullanma yetisi kendisine verilmemiş; önce evinde sonra okulda   daha sonra da ibadethanede el konulması ön görülmüştür. Tek hücreden muazzam bir sistem yaratıldığının kabulüne rağmen; ne yazık ki bu muhteşem yapının iç tasarım ve düzeni, çoğu kez niteliksizlerin sorumluluğuna bırakılarak adeta insanlık cinayeti işlenmiştir.

Bu yüzyıllardan beri böylece sürdürülürken hiç kimse olaya el koyamadığı için, insanlar kader-kısmet hikâyeleri ile uyutulmuştur. Dolayısıyla tüm yaşam, bu uyku halinden yararlanan  insanlık idealine ihanet şebekesi üyelerinin insafına terk edilmiştir.

Paris’te Felsefe ve Teoloji tahsili yapan Haziran 1265 Floransa doğumlu Dante Alighieri; bu şebeke üyelerinin kişilik özelliklerini tespit edip La Divina Commedia adlı yapıtında sanki tüm insanların intikam duygusuna tercüman olurcasına: “İç güdüleri frenleyememek yüzünden  meydana gelen durumlarda, aklın rehberliğinden yararlanamamanın sonucu oluşan durumlarda Gurur ve Kibir’e kapılma; insanların saflıklarından yararlanarak aldatma, hile yapma ve fırsatları kötüye kullanarak onları  aciz duruma düşürme; doyumsuzluk ve aç gözlülük  nedeni ile imkânları kendi yararlarına yöneltme günahlarını işleyenler için  özel  bir ‘cehennem projesi’ canlandırmıştır. Özet olarak burada: kendi kişisel menfaatleri için  insanları aldatan yalancılar; süslü sözler ve hayali düşüncelerle karşısındakileri kandıran dalkavuklar; insanları istismar eden büyücüler, falcılar, rüşvetçiler, hırsızlar ve müfteriler cezalarını çekeceklerdir” demiştir.

Dante, Papa VIII. Bonifatius’u insanları ahiret korkusu  içine sokarak hakimiyet kurmaya çalıştığı için hiç sevmezmiş. Zira adı, gerçek dışı iddialarla bir olaya karışmış olduğu ileri sürülerek 27 Ocak 1302 tarihinde para cezasına çarptırılmış ve bir daha devlet işlerinde çalıştırılmamasına karar verilmiş. Ayrıca iki yıllığına Floransa’dan sürgün edilmesine hükmolunduğu için Floransa’lı askerler tarafından ele geçirildiği takdirde idam edileceği karar altına alınmış.*

Dante, mahkemenin kararlarını Floransa dışındayken öğrenmiş ve  sürgün kararı nedeniyle Floransa’ya dönememiş. Ama en yakınları dahil hiç kimseye güveni kalmadığı gibi inançlarını da yitirmiş.

*Wikipedia’dan alınmıştır.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
1934 doğumlu Modern Yönetim ve İnsan Mühendisliği Uzmanı Avukat .Ergun Zoga, Ank. Üni. Hukuk Fak. mezunu olup ABD'de Pittsburgh Üniversitesi Graduate School of Public and International Affairs Administrative Management Ins. ile ARMY Management Agency’de organızasyon metod (o&m) ve insan mühendıslığı (human engineering) konularında ileri mesleki eğitimini tamamladı. Kamu Sektörü İdari Reform Çalışmalarındaki hizmeti nedeni ile Amerikan Büyük Elçiliği Üstün Başarı Takdirnamesi (1965) ; 6. Türkiye Bilgisayar Kongresi’nde en iyi bildiri sahibi olarak Birincilik Ödülü (1989); Lions olmamasına rağmen Eğitim ve iletişim hizmetleri nedeni ile Uluslararası Direktör takdirnamesi (l994) ve 8.Dönem Plan hazırlık çalışmalarındaki katkısı nedeni ile DPT teşekkür ve takdir belgesi (2000) aldı. TODAİE, T.Hv.K.K.’lığı Esk. İkm; İst.Kköy Maarif Koleji, İst, İTİA Yönetim Bilimleri Ens.; İ.Ü.Siyasal Bilgiler Fakültesi Yüksek Lisans ; Marmara Çağdaş Bilimler Vakfı Yönetim Teknikleri Pre MBA, İst. Tic. Üni.Lisans üstü. Kavram MeslekYük.Okulu programlarında öğretim görevlisi olarak çalışan Ergun Zoga, İçişleri Bakanlığı Meslek Kurslarında ve Boğaziçi, Yıldız Teknık Üni.lerinin çeşitli sertifika programlarında da görev almıştır. Yönetim alanında (NİÇİN EĞİTİM) adlı ilk Türk dokümanter filmini hazırlamış bulunan Ergun Zoga’nın basılmış İdarecilik ve sanatı (üç bası); Beşeri İlişkiler; İnsanımsılıktan Kurtuluş (dört basım) adlı kitapları ile çeşitli makaleleri mevcuttur. Nüfus kâğıtlarının bugünkü şekline dönüşmesinin ilk araştırmasını yapan; Biyoritm Tekniğinin çalışma hayatımızda ilk kez uygulanmasını sağlayan ve Mr. Tony Lanza’nın çalışma grubunda Milli klavyenin (F klavyesi) Standardizasyonu çalışmalarına katılmış bulunan Ergun Zoga konuşmacı, emeklilik nedeniyle ayrıldığı 01.06.1979 tarihine kadar Sevk ve İdare Geliştirme Merkezinde Uzman, Gn Md.Yrd ve Genel Müdür olarak 11 yıl görev yaptı. Ayrıca Koç Holding Eğitim ve Geliştirme Merkezi Kogem’in ve Azerbaycan’da Ataakademi'nin kurucusudur.