btbilgi

Hangi açıdan bakarsak bakalım, insanın zavallı olma halini ortadan kaldıramıyoruz.  Ne bilgi, ne tahsil, ne de unvan maalesef  bu zavallılığa ışık kazandıramıyor.  Bilimin  “Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemlerle; gerçek,  somut verilerden yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan,  her yerde geçerli düzenli bilgilerdir” gibi   tanımlarına rağmen, kulaktan dolma gerçeklerden yararlanılmayan, kanıtı somut olmayan, hakkında somut  araştırmalar yapılamayan “Ölünün Mezardaki ilk gecesi” gibi aptalları dahi güldürebilecek ifade ve yorumları bilim içine dahil edip, ilgilileri için Profesör, Doçent vs gibi bilimsel  unvanları kullanmak komedidir. Haksız bir iktisap ve bir özentidir.  Çünkü madem BİLİM GERÇEKLİKTİR, o halde unvanları da GERÇEKLE uğraşanları simgeler. Gerçek dışı safsatalarla uğraşanların  bu simgeleri kullanma haklarının olmaması gerekir.

Gerçi  Profesörlük,  yüksek tahsil öğretmenliğinin bir kademesidir.  Toplumsal  iletişimde bu titre atfedilen değer “Çok değerli ve bilgili insan”  anlamına gelir.   Gerçek bilimsellikte  “Çok bilgili” olmak,  ‘eli öpülesi bir nitelik sahibi olmak’ anlamına gelse de, somut,  sağlıklı bir kaynağa  dayanmayan,  ciddi ve gerçekçi araştırmalarla kanıtlanma imkanı bulunmayan bilgilerin sahiplerine  bilim adamı demek  ve buna inanmak gerçekten üzülünecek trajikomik bir yakıştırmadır.

Örneğin buna çok benzer bir alan da Astrolojidir.  Kendilerine yetecek güçleri olmadığı için ihtiyaç duydukları morali kazanmak amacıyla yer yüzündeki yüz binlerce İNSAN,  gazete-mecmua sayfalarındaki  hiçbir değeri olmayan  yorumları okumaktan, TV kanallarındaki programları izlemekten umut bekler ve bir nevi  tatmin elde eder. Dolayısıyla   Zira:

Dünya nüfusu                    Kabul edelim ki: 7 milyardır  

Bir yılda                              (30’ar günlük) 12 Burç  vardır

BURÇ başına                      7.000.000.000 / 12  = 583.333.333   nüfus düşmektedir.    

HER Burçta                         12 yükselen Burç (YB) bulunmaktadır.

                                            Dolayısıyla:

                                            Her YB’ da 583.333.333 / 12  yb  = 48.611.111 kişi doğmuş olmaktadır.

Her Yükselen Burç  2,5  gün yani  60 saat sürdüğüne göre

                                          Saat başına           48.611.111 /60 =    810.185

                                          Dakika başına            810.185/60  =      13.503

                                          Saniye başına              13.503/60  =           225  kişi  doğmaktadır.

 

Bu sonuçlara göre  örneğin “AŞIK  OLACAKSINIZ” ya da  “PARA GELECEK” yorumları  BURÇ OLARAK 583.333.333  YÜKSELEN BURÇ OLARAK 48.611.111 kişiyi kapsamaktadır.  Yani Kübalılardan Japonlara;  Letonlardan Kenyalılara kadar  tüm  dünya insanları bunun  içindedir. Yani bütün bu ifadeler,  kandıran ve kanan insanların zavallılığını kanıtlamak için yeter de artar bile.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
1934 doğumlu Modern Yönetim ve İnsan Mühendisliği Uzmanı Avukat .Ergun Zoga, Ank. Üni. Hukuk Fak. mezunu olup ABD'de Pittsburgh Üniversitesi Graduate School of Public and International Affairs Administrative Management Ins. ile ARMY Management Agency’de organızasyon metod (o&m) ve insan mühendıslığı (human engineering) konularında ileri mesleki eğitimini tamamladı. Kamu Sektörü İdari Reform Çalışmalarındaki hizmeti nedeni ile Amerikan Büyük Elçiliği Üstün Başarı Takdirnamesi (1965) ; 6. Türkiye Bilgisayar Kongresi’nde en iyi bildiri sahibi olarak Birincilik Ödülü (1989); Lions olmamasına rağmen Eğitim ve iletişim hizmetleri nedeni ile Uluslararası Direktör takdirnamesi (l994) ve 8.Dönem Plan hazırlık çalışmalarındaki katkısı nedeni ile DPT teşekkür ve takdir belgesi (2000) aldı. TODAİE, T.Hv.K.K.’lığı Esk. İkm; İst.Kköy Maarif Koleji, İst, İTİA Yönetim Bilimleri Ens.; İ.Ü.Siyasal Bilgiler Fakültesi Yüksek Lisans ; Marmara Çağdaş Bilimler Vakfı Yönetim Teknikleri Pre MBA, İst. Tic. Üni.Lisans üstü. Kavram MeslekYük.Okulu programlarında öğretim görevlisi olarak çalışan Ergun Zoga, İçişleri Bakanlığı Meslek Kurslarında ve Boğaziçi, Yıldız Teknık Üni.lerinin çeşitli sertifika programlarında da görev almıştır. Yönetim alanında (NİÇİN EĞİTİM) adlı ilk Türk dokümanter filmini hazırlamış bulunan Ergun Zoga’nın basılmış İdarecilik ve sanatı (üç bası); Beşeri İlişkiler; İnsanımsılıktan Kurtuluş (dört basım) adlı kitapları ile çeşitli makaleleri mevcuttur. Nüfus kâğıtlarının bugünkü şekline dönüşmesinin ilk araştırmasını yapan; Biyoritm Tekniğinin çalışma hayatımızda ilk kez uygulanmasını sağlayan ve Mr. Tony Lanza’nın çalışma grubunda Milli klavyenin (F klavyesi) Standardizasyonu çalışmalarına katılmış bulunan Ergun Zoga konuşmacı, emeklilik nedeniyle ayrıldığı 01.06.1979 tarihine kadar Sevk ve İdare Geliştirme Merkezinde Uzman, Gn Md.Yrd ve Genel Müdür olarak 11 yıl görev yaptı. Ayrıca Koç Holding Eğitim ve Geliştirme Merkezi Kogem’in ve Azerbaycan’da Ataakademi'nin kurucusudur.