btbilgi

Şirket dediğimiz şey birkaç şeyden oluşuyor. Bunlardan biri işin kendisi, diğeri bir ofis ve en önemlilerinden biri de çalışanları. Dijital dönüşümden çok bahsettiğimiz bu çağda, şirketler de başarılarını korumak ve yükselebilmek için dönüşmek durumunda kalacaklar. Peki geleneksel yapılarını koruyamayan şirketler neye dönüşecekler? Geleceğin şirketi nasıl bir şey olacak?

Geleceğin şirketi ofissiz, sosyal ve insan odaklı olacak
Re/Design Business Genel Müdürü Yiğit Kulabaş

İnsan odaklı inovasyon üzerine çalışan sıradışı bir tasarım ajansı olan Re/Design Business’ın kurucusu Yiğit Kulabaş, HP’nin Elite X3 toplantısında geleceğin şirketi için bir çerçeve çizdi.

Yiğit Kulabaş geleceğin şirketi ile ilgili öngörülerini, aşağıda göreceğiniz yedi maddede topluyor:

Geleceğin şirketi, “Yeşilçam Usulü” çalışacak

Geleceğin şirketleri sadece iki kişiden bile oluşabilir, CEO ve CIO. Yiğit Kulabaş’ın “Yeşilçam Usulü” diye adlandırdığı sistemi, eski Türk filmlerinin hızlı oluşan ve dağılan yapım ekiplerine benzetiyor. Yönetmeninden oyuncusuna, ışıkçısından kameramanına çok sağlam bir ekip bir misyon için biraraya geliyor. Bir proje (film) için geceli gündüzlü çalışıyorlar ve bitince belki 10 sene birbirilerini tekrar görmüyorlar. Ama ekip üyeleri başka filmler için başka ekiplere dahil oluyorlar. Modern şirketlerin de merkez ekipleri az kişiden oluşabilir ama projeye özel şekilde esnek biçimde genişletilip azalabilir olacak. Ama bunun gerçekleşebilmesi için mobilite kavramının tam anlamı ile benimsenmesi zorunlu.

Sosyal şirket kavramı kendini gösteriyor

Kulabaş burada P&G örneğini gösteriyor: Sadece firma yok; müşterileri, tedarikçileri, laboraturları, ortakları, hükümet bağlantıları ve sanal ağları gibi birçok parçadan oluşuyor. Bunların hepsi farklı yerlerde ama hepsi sanki aynı masadaymış gibi bir ortamda beraber çalışmak durumundalar. Bu da sosyal şirketi meydana getiriyor. Ama bu şekilde çok parçalı çalışma güvenliğin ne kadar önemli olduğunu ön plana çıkartıyor. Herkesin çalıştığı şey farklı ama herkesin, diğer tüm birimlerin çalıştığı her şeyi bilmesi hem mümkün değil hem de verimli değil. Ayrıca korunması gereken teknik sırlar ve finansal bilgiler var, bu da güvenlik yaklaşımlarının sosyal şirkete göre yeniden düşünülmesini gerekli hale getiriyor.

Geleceğin şirketi ofissiz, sosyal ve insan odaklı olacak

Yeni neslin bağımsızlık arzusu, her yeri ofis yapıyor

İş hayatında gittikçe artan genç kuşaklar (Y ve Z kuşakları), bağımsızlık konusunu önemli buluyor. Artık pek çok şey sabitlikten kurtuluyor, Kulabaş burada sınıfsız eğitim ve polissiz güvenlik gibi örnekleri sunuyor. Bunun iş hayatındaki yansıması ise ofissiz şirketler olacak, burada farklı kurgular olacak. ‘Her yer ofis’ kavramı öne çıkacak. Bir kahve dükkanında mesaiye gider gibi tüm gün çalışan ve sonrasında eve giden insanlar görebiliyoruz. Bir diğer önemli kavram ise paylaşımlı ofis. Herkesin sabit bir masası olmadığı, farklı çalışanların farklı günlerde gelip boş buldukları yere oturup çalıştıkları düzenler. Ama bunların yayılması için, bulut ve benzer dağıtık bilgi teknolojilerin daha da yaygın olması gerekiyor.

‘Fijital’ ofislere ve toplantılara hazır olun

Sabit ofislerin bulunması, çalışanların belli yerlere sahip olması ve bunları kişiselleştirmeleri, en geleneksel şirket yapılarında görülen durumlar. Ama çalışanlar ve firmalar açısından bu kavramların önceliği ve önemi aynı olmayabilir. Kulabaş yapılan araştırmalarda, çalışanların yaklaşık yüzde 70’inin kendi masasına sahip olmak (ve orayı kişiselleştirmek) istediği sonucu çıktığını söylüyor. Ama mekanlar küçülüyor, donanımlar küçülüyor, yer sıkıntısı ortaya çıkıyor. Kulabaş burada ‘Fijital Dünya’ (fiziksel-dijital kelimelerinin birleşimi) kavramını ortaya koyuyor. Eskiden fiziksel olan bir çok ürün ve çözüm dijitale döndü. Ama artık dijitalde yapılanlarla fiziksel dünya etkilenebiliyor. Gelecekte hologram ve robotlar sayesinde, dünyanın öbür tarafındakilerle görüştüğümüz ‘Fijital Toplantılar’ yaygınlaşacak. Fiziksel ve dijitali birleştiren en önemli unsurlar da yapay zeka ve Nesnelerin İnterneti ile gelecek yeni arayüzler olacak.

Bundan böyle her yer ekran

Yiğit Kulabaş’a göre ‘fijitalleşme’ yanında birden fazla ekranı da getiriyor. Günlük hayatta bile birden fazla ekranla, cihazla aynı anda etkileşime giriyoruz. Kulabaş ekranları ‘tüketme amaçlı’ ve ‘üretme amaçlı’ olarak ikiye ayırıyor. Sosyal medya, internet, okuma gibi işlevler için akıllı telefon, tablet ve TV gibi ekranları tüketme için kullanıyoruz. Yazma ve tasarlama gibi işler için, yani üretme için ise bilgisayarlara geçiyoruz. Ama geleceğin şirketi için birden fazla ekranı beraber kullanabilmek önemli olacak, finans ve endüstriyel tasarım şimdiden çoklu ekranları kullanan alanlardan. Bir başka konu ise interaktif ekranlar; özellikle reklam ve pazarlama interaktif ekran teknolojilerinden çok ciddi şekilde faydalanacak.

Geleceğin şirketi ofissiz, sosyal ve insan odaklı olacak

Sıkıcı ofislere son, ergonomi gerçek manasını buluyor

Yenilikçi tasarım, geleceğin ofislerinin kaçınılmaz bir öğesi olacak. Kulabaş burada en önemli noktayı ergonomi olarak gösteriyor. Ergonomi sıkça kullanılan bir kelime, Latinceden geliyor ve ‘iş yasası’ anlamına geliyor. Ömrümüzün büyük bir kısmını ofislerde geçiriyoruz; bu mekanlardaki ergonomi sadece fiziksel boyutu ile değil, zihinsel (çalışanların sağlığı) ve sosyal (ortak alanlar) boyutu ile de önemli hale gelecek. Kablosuz çözümler tüm ergonomi gereksinimlerinin arka planındaki unsurlardan biri olacak.

Çalışanının hayat dengesini gözetmeyen kaybeder

Geleceğin şirketi insan odaklı olacak, burada ‘workflow’dan (iş akışı) ‘mindflow’ anlayışına geçeceğimizi belirtiyor Kulabaş. Çalışmayı düzene ve sıraya sokma anlayışı workflow, çalışmayı insana göre düzenleme ise mindflow olarak tanımlanıyor. Mindflow anlayışı ile başarılı olmuş örnekler arasında Uber ve Airbnb gösteriliyor. Yeni nesil çalışanlar insan odaklı firmalarda çalışmayı tercih ediyor. 2023 yılında nüfusumuz yaklaşık 84 milyon olacak ve bu nüfusun neredeyse yüzde 55’i teknoloji ile barışık bir nesilden geliyor olacak. Bu çalışanlar beklentiler ve çalışma modellerinde farklılıklar istiyor, mesela keyif veren ofisleri tercih ediyor olacaklar. İnsan odaklı çalışma anlayışı, çalışanın sağlık ve sıhhatini de daha fazla gözetiyor olacak. Çalışanlarının iş ve özel yaşam dengesini koruyabilen, 7/24 iş beklemeyen, esnek çalışma saatlerini benimseyen şirketler gelecekte daha başarılı olacak.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
xTRlarge, Türkiye'nin (TR) üretici ve yenilikçi potansiyelini sergilemek; farklı bakış açılarını, yeni tarzları, x sayıda yeni değeri, girişimi, fikri yansıtmak; teknolojiden doğaya, iş yönetiminden tasarıma, insana dair faaliyetlerin en geniş ufkunu sizlerle mümkün olduğu kadar geniş 'large" paylaşabilmek için yola çıktı. Geleceğe inancı olanlarla birlikte mesafe katetmeyi planlıyor.