btbilgi

2015 Kasım ayında gerçekleşen HP’nin kurumsala ve bireysele giden hizmetlerini ayırmasının üzerinden tam bir sene geçti. Bu ayrılığın ardından HPE (Hewlett Packard Enterprise) sunucular, veri depolama ürünleri, network, yazılım servis ve danışmanlık hizmetleri kapsayacak ayrı bir şirket olarak yapılanmıştı.

HPE’ye ayrılığın neler getirdiğini, gelecek vizyonunu, kendini nasıl konumladığı ve nereye gideceğini HPE Genel Müdürü Güngör Kaymak’tan dinledik. Teknolojinin gittiği noktada HPE ve Türkiye’nin nerede olduğunu konuştuk.

HP’nin iki koldan ilerlemesini pazarlama döngülerindeki, müşteriye hizmet şekillerindeki ve ürün geliştirme stratejilerdeki farklılıklar olarak niteleyen Güngör Kaymak, bunu bir bölünme olarak değil iki ayrı koldan güçlenmek için yapılmış bir operasyon olarak tanımladı.

HP Inc. ve HPE – Hewlett Packard Enterprise olarak yapılanan şirketlerin New York borsasında da iki ayrı şirket olarak devam ettiğni belirten Güngör Kaymak, HPE’nin hisselerinin ivme kazanmasının piyasaların bu hareketi olumlu bulduğunun göstergesi olduğunu söyledi.

xtrlarge_gungorkaymakhpeHPE geleneksel logodan daha farklı bir logo ve kurumsal duruş ile kendini tanımlıyor. Yeşil bir dikdörtgen olan simgedeki yeşil, sürdürülebilirliği ifade ederken logonun dikdörtgen duruşu ile yeni bir perspektif ve pencereden sektöre bakışı tanımlanıyor. Bu logonun bu kadar basit olması aynı zamanda kolay çalışabilirliğe önem veren iş ortakları ve müşteriler için iş yapması en kolay şirket olmayı hedeflediklerinin imgelemesi. Güngör Kaymak’ın tanımı ile “Hızlı ilerleyebilen, çabuk anlayabilen, seri süreçleri olan bir şirket”.

İş yapma modellerinin farklılığı nedeniyle iki şirketi geçmişte de birbirinden ayrı tutmaya çalıştıklarını söyleyen HPE Genel Müdürü Kaymak iki şirketin ürünlerinin birbiri ile birleştirilip, fiyatlanmasının çok kolay olmadığını iletiyor. Bireysel ve kurumsal ürünlerin rakiplerinin de farklılaştığını işaret ederek bu ayrılma ile müşterilerine bütünleşik çözümler üretmenin yanı sıra süreçleri yönetme, operasyonda kolaylık ve avantajlar sağladıklarını dile getiriyor.

Bu ayrılığın ardından 2016 Şubat ayında veri koruma alanında yazılım geliştiren İsviçreli Trilead’i, Mayıs ayında ağ analiz şirketi RASA Networks’ü, Ağustos ayında ise endüstriyel sunucular üreten Silicon Graphics’i satın alarak yeni şirketiyle ve gitmek istediği yön ile ilgili ilk sinyallerini vermişti. 2016 Eylül ayında HPE faaliyet alanıyla birebir örtüşmediğini düşündüğü yazılım bölümünü bünyesinden ayırarak, 8,8 milyar USD’ye Micro Focus’a devredeceğini açıkladı.

Bir dönüşüm içerisinde olduğumuzu söyleyen Kaymak, buna teknolojiler ve şirketlerin de dahil olduğunu söylüyor. HPE Genel Müdürü Güngör Kaymak insanlığın geçtiğimiz dönemde avcılık toplayıcılıktan bu güne uzanan pek çok dönemden geçtiğini, ‘Bilgi Ekonomisi’nin ardından, içinde olduğumuz dönemin ‘Fikir Ekonomisi’ dönemi olarak adlandırıldığını vurguluyor.

HPE Genel Müdürü Güngör Kaymak sözlerine “Bu dönemde iyi bir fikriniz varsa, bu fikri hayata geçirmek eskisi kadar emek ve zaman istemiyor. Artık iş yapmak için kocaman bir bilgi merkezi kurmak zorunda değilsiniz. Bulut teknolojileri ile bunlara ulaşma şansınız var. Lojistik için sizin ürününüzü depolayan, paketleyen, sevk eden ve farklı çözümlerle size gelen şirketler var. Reklam ve tanıtımda da bunun yansımalarını görüyoruz. Doğru fikir ve doğru hamleleriniz varsa sosyal medya üzerinden çok kısa sürede çok fazla insana ulaşabiliyorsunuz. Herşeyin çok fazla devindiği bir zamandayız” şeklinde devam ediyor.

Fikrini hızla harekete geçirebilen kişilerin başarılı olduğu bir dönemde olduğumuzu vurgulayan Kaymak, HPE olarak kendilerini bu fikir ekonomisini doğru altyapı ile destekleyen bir bilişim teknolojisi üreticisi noktasında konumladıklarını söylüyor.

‘Google, Amazon ve Microsoft gibi buluta giden şirketler gibi bulutta yer alacak mısınız’ sorumuzu “Şu anda bulut teknolojilerinde önde gelen teknoloji sağlayıcılarından biriyiz. Bakışımızda ‘her şey bulut’ diye bir yaklaşımımız yok” şeklinde cevaplayarak, melez yapılar sağlayan ürün sağlayıcılardan biri olacaklarını ifade ediyor.

Kurumların büyüklük, faaliyet sahası ve stratejilerine göre özel veri merkezlerinin devam edeceğini ifade eden Kaymak, hızlanmaları için de her şeyi kendi bünyelerinde kurmak yerine mümkün olan her yerde buluta çıkıp, bulutta olmaları gerektiğini söylüyor.

Çekirdek işi destekleyen yazılımlar HPE bünyesinde

HPE’yi de bu melez altyapıları destekleyen, geliştiren en büyük ürün sağlayıcılardan bir tanesi olarak tanımlayan Güngör Kaymak veri depolama, sunucu, kablolu ve kablosuz ağ ürünleri ile bu yapıları güçlendireceklerini vurguluyor. HPE’nin sunmuş oldukları ürün yelpazesini yönetmeyi mümkün kılan yazılımları olduğunu ifade eden Güngör Kaymak; bu yazılımların içinde bulunduğumuz iş kollarında veri merkezlerini yönetme, monitör etme ve verimliliğini optimize etme becerilerinin HPE bünyesinde var olacağını belirtiyor.

50 milyar tarayıcının verisi nasıl sınıflanacak?

Kaymak, Mobilitenin yeni dünya döngüsünde yükselişte olduğu dönemde Nesnelerinin Interneti’nin de (Internet of Things – IoT) önem kazandığını dile getirerek, her türlü veriyi biriktirmek için enerji kaynaklarının yetersiz olacağının üzerinde duruyor. Geçmiş zamanlı bir Gartner araştırmasını işaret ederek; bu araştırmaya göre yüz doların üzerinde olan ceket, çanta, ayakkabı dahil bütün nesnelerin önümüzdeki dönem gömülü yazılım ve sensörler sayesinde birbiri ile konuşacağını hatırlatıyor.

Bu öngörünün 50 milyar sensörün hepsinin birbiri ile haberleşmeye çalışması demek olduğunu söyleyen Güngör Kaymak, bu haberleşmelerden doğacak verinin hepsinin kıymetli ve depolanmaya değer veriler olmadığının da altını çiziyor.

Bu kadar verinin çok büyük kapasitelere ihtiyaç duyduğunu belirterek, HPE olarak bu veriyi biriktirerek sınıflamaya çalışmak yerine, en başında ortamında analiz ederek gerekli olan veriyi süzerek, veri akışını izleyebilecek ihtiyacı analiz edip, anlamlı olanı depolayacak sistemlerin üzerinde çalıştıklarını vurguluyor.

HP 2015’de kablosuz lokal ağ çözümleri üreticisi Aruba’yı 2,7 milyon USD’ye, veriyi olduğu yerde yakalamak için satın almıştı.

Kaymak makine öğrenmesinde gidilmesi amaçlanan noktanın makinelerden gelen verilerden doğru anlam çıkarabilmek olduğunu ve bunun da farklı makinelerden gelen verilerin kıyaslanması ile mümkün olabileceğini söylüyor. Küçük sinyallerin ayıklanmasını da olduğu noktada yaptıklarını söyleyen Kaymak, toplanacak verinin normal işleyişin dışında farklılıklar taşıması gerektiğini işaret ediyor.

Büyük verinin kendi içinde bir konu olduğunu dile getiren Güngör Kaymak “2020’ye geldiğimiz zaman 40 zetabayt bilgiden söz ediyoruz. 250 milyar DVD’nin saklayabileceği bilgiye eşdeğer. Bu büyüklükte veriyi bugünkü teknolojiyle işlemeye kalkarsak, veri merkezlerinin ihtiyacı olan enerjiyi şu anda üretemeyiz. Bu veriyi işleyebilmek için dünyanın tüm enerjisinin veri merkezlerinin kullanımında olması gerekiyor” şeklinde bir gerçeğin üzerinde duruyor.

Devam: HPE ‘The Machine’ ile fotonik olarak veriyi iletiyor

Yorumlar

btbilgi
1
2
PAYLAŞ
TRT'de 1990 yılında başladığı profesyonel iş hayatına, özel sektörde ve özel kanallarda farklı programların yapımcılığı ile devam etti. Milliyet Grubu'nun dergilerinde ve Interpro Grubu yayınlarında yazı işleri müdürlüğü ve editörlük görevleri üstlendi. Avrasya’nın en büyük ticaret platformu "CeBIT Bilişim Eurasia" markasının pazarlama iletişimi faaliyetlerini kurguladı ve yönetti. Farklı sektörlerdeki pek çok marka için iletişim konusunda danışmanlık hizmetleri verdi. Şu anda xTRlarge'ın Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmaktadır.