btbilgi

NASA’nın uzun zamandır beklenen Elektromanyetik Motor makalesi sonunda yayınlandı. Makaleye göre daha önce mümkün olmadığı düşünülen bir itiş sistemi, gerçekten de çalışıyor gibi görünüyor. Elektromanyetik Motor (EM Drive) 1999 yılında Roger Shawyer tarafından öne sürülen bir itiş sistemi. Günümüzde kullanılan verimsiz büyük roket yakıtları yerine mikrodalgaları külah şeklinde bir boşluk içinde sürekli çarparak itiş gücü elde etme prensibine dayanıyor.

Shawyer bu motorun 70 gün içinde Mars’a ulaşmayı sağlayacak kadar verimli olabileceğini hesapladı. Fakat sistem ile ilgili hiç de küçük olmayan bir problem var. Sistem her kuvvetin kendisine karşı eşit derece karşı bir reaksiyona neden olacağını belirten Newton’un üçüncü yasasına karşı geliyor. Bu yasaya göre bir sistemin itiş gücü elde edebilmesi için bir şeyi ters yönde itiyor olması gerekiyor. EM Drive ise bunu yapmıyor.

Buna karşın üst üste yapılan testler motorun çalıştığını gösteriyor. Geçen sene NASA’nın Eagleworks Laboratuarı söz konusu olan motoru incelemeye aldı. Bu incelemenin sonuçları ise yeni yayımlandı. “Measurement of Impulsive Thrust from a Closed Radio-Frequency Cavity in Vacuum” adıyla, American Institute of Aeronautics and Astronautics (AIAA)’s Journal of Propulsion and Power’da açık erişimle yayımlanan bilimsel makale aynı zamanda derginin Aralık sayısında basılı olarak yer alacak.

Kaynak: Prof. Dr. Martin Tajmar, Dresden Teknik Ünivesitesi
Kaynak: Prof. Dr. Martin Tajmar, Dresden Teknik Ünivesitesi

Makaleye göre EM Drive motoru vakumlu bir ortamda kilovat başına 1,2 milinewton’luk bir itiş kuvveti elde ediyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, süper güçlü Hall plazma iticisi 60 kilovat başına milinewton’luk kuvvet oluşturabiliyor. Hall iticissi EM motoruna göre çok daha büyük bir güç elde edebilmesine karşın, araştırma takımına göre Hall yakıta ihtiyaç duyuyor ve bu ekstra ağırlık yüksek itiş güçlerindeki performansı etkileyebilir. “Light sail” (ışık yelkeni) adı verilen yakıtsız iticiler ise sadece 6,67 mikronewtonluk bir kuvvete çıkabiliyorlar. Bu noktada EM Drive hepsinden kat kat daha güçlü bir performans sunuyor.

Bununla birlikte araştırmayı yürüten takım motorun kuvvetini optimize etmeye çalışmadıklarını ve sadece motorun gerçekten çalışıp çalışmadığını kanıtlamak üzerine uğraştıklarının altını çiziyor. Motorun fizik kanunlarını çiğnemeden nasıl çalıştığını açıklayabilme konusu henüz tam olarak açıklığa kavuşmadı. Takım bu konuda hipotez öne sürmekle yetiniyor. Referans olarak gösterdikleri pilot-wave teorisi günümüzde tartışmalı bir konu ve parçacıkların gözlemlenene kadar yerlerinin kesin olmadığını belirten kuantum mekanik yorumlarına ters düşüyor. Buna karşın NASA takımı, EM motorlarının başka bir yöne itme kuvveti uyguluyor gibi görünmeden nasıl çalıştığını açıklamaya bu teorinin yardımcı olabileceğini öne sürüyor.

Tabi ki bunlar sadece bir hipotez. EM motorlarının gerçekten itme kuvveti elde ettiğine emin olabilmek için daha fazla çalışma yapmak gerekiyor. Takım, termal genişleme nedeniyle sonuçların sapıyor olma ihtimalini henüz eleyemediklerini belirtiyor. Bilim dünyasıysa henüz bu itiş sistemine ikna olmuş durumda değil.

EM Drive için sıradaki aşama uzayda denemesinin yapılması. Bu test gelecek aylarda gerçekleşecek. Eğer EM motoru uzayda itme gücü oluşturmayı başarabilirse bilim dünyasının bu konuya odaklanması gerekecek.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
İstanbul Tıp Fakültesi, Onkoloji Enstitüsü, Medikal Fizik Bölümü yüksek lisans mezunu Irmak Kamcez, aynı zamanda C ve Sistem Programcıları Derneği'nden C dili ve çeşitli Microsoft sertifikalarının sahibidir. Ayrıca, ünlü teorik fizikçi Frank Close'un "Sonsuzluk Yapbozu, Kuantum Alan Kuramı ve Higgs" kitabını Türkçe'ye kazandırmıştır.