btbilgi

Endokrin sinyal bozucu, sağlıklı bir organizma veya onun gelecekteki genetik neslinde endokrin sistemin çalışma düzenini değiştirip, sağlık sorunlarına yol açan doğal veya doğal olmayan maddelere verilen isimdir.

Bu konuda giderek artan çalışmalar çevremizdeki yabancı kimyasal maddelerin vücudumuzdaki endokrin sisteminin normal fonksiyonlarını etkilediğini göstermiştir. Bu kimyasalların bir kısmı insan eliyle yapılırken, bir kısmı ise doğal olarak oluşmaktadır.

Çalışmaların çoğunda bu maddelerin insan vücuduna etkilerinin daha çok östrojen üzerinden olduğu gösterilmiştir. Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalarda sadece östrojen değil, adrenal ve tiroit gibi diğer hormonlar üzerinden de etkilerinin olduğu izlenmiştir.
Endokrin sinyal bozucu maddeler -EDC hormonun yapımı, taşınması, yıkımı ve atılımını değiştirebildikleri gibi, hedef hücredeki etkilerini de değiştirebilir. Bu etkilerin bir veya birkaçı da bir arada olabilir. Klinikte ortaya çıkan bulgular, tüm etkilerin toplamına göre gerçekleşir.

Endokrin SİNYAL bozucu MADDELERİN etki mekanizmaları hormonların yapımı, taşınması, metabolizması, atılımı üzerine artırıcı veya azaltıcı etkiler olabileceği gibi,  hormonların hedef hücredeki etkisine benzer veya ters etkiler olabilir.

EDC’lerin insan ve hayvan vücuduna geçişi farklı yollarla olabilir. Örnek olarak solunum yolu, emzirme, plasental, deri, su ve gıdaların tüketimi gibi yollar kullanılabilir.

Kimyasalların hormonlar üzerinde etki mekanizması

Son zamanlarda yapılan çalışmalarda memelilerdeki DNA metilasyon yapılarının, sonraki nesillere taşınabildiğini göstermiştir.

Endokrin çevre bozan kimyasallar plastikler, deterjanlar, böcek ilaçları ve endüstriyel kimyasallarda bulunmaktadır. Bunların bazıları çevrede kalır, bazıları kalmaz. Bir kısmı yağda çözünür ve yağ dokusunda birikir ve süte salınır, bir kısmı sadece kısa bir zaman için, ama gelişimin kritik bir periyodu anne karnında etki yapar.

Yaşam boyunca alınan endokrin sinyal bozucu maddeler yağ dokusunda birikir ve insan yaşadığı sürece toksik düzeyde yavaş yavaş etki yapar. Endokrin çevre bozucular üreme sisteminde sperm azlığı, sperm yapısında anormallikler, testosteron yapımında bozukluklar, testisin bozulması, erkekte yumurtalığın erimesi, uterus boyutlarında artış ve erken ergenlikten sorumlu olabilir.

Endokrin bozucuların organizmaya etkisinde rol oynayan faktörler

woman-child-doctor-hospitalEndokrin bozucuların etkileri; endokrin bozucu ile karşılaşma yaşına, süresine, miktarına, tek veya karışım madde ile karşılaşma durumuna göre değişebilmekte. Hamilelikte endokrin sistemin işlevini bozan çeşitli kimyasal maddelerle karşılaşma; fetüsün endokrin sistemini etkileyerek, çok sayıda gelişme bozukluğuna sebep olmaktadır.

Bu kimyasal maddelerin çoğu plesantada etkisiz hale getirilemez.
Kimyasal maddelerin miktarı ne kadar fazla olursa, ortaya çıkan gelişim bozukluğunun derecesi de o kadar ağır olmaktadır.

Gebelik döneminde karşılaşılan endokrin bozucular; doğum ağırlığını, boyunu ve endokrin bezlerin çalışmasıyla ilgili tüm değerleri etkileyebilmektedir.

Endokrin bozucuların sınıflandırılması

 

endokrin
Endokrin sinyal bozucuların etki ettiği hedef endokrin organlar

Endokrin sinyal bozucu etkiye sahip kimyasal bileşikler iki ana başlık altında ele alınmakta.  Doğada bulunan endokrin bozucu maddeler, dişi ve erkek cinsiyet gelişiminden sorumlu östrojen, testosteron gibi davranan doğal hormon yapısındaki maddeler. Soya fasulyesi, yonca filizi gibi bitkiler; fitoöstrojen denen doğal östrojen içermektedirler ve vücutta doğal östrojen gibi etki etmektedirler. Doğal hormon yapısında olduklarından; kolayca yıkılır, depolanmazlar.

İnsanların yaptığı yabancı maddelerden bir grup doğum kontrol ilaçları ve hormon ilaçları iken diğer grup ise sık kullanılan endüstriyel temizlik maddeleri, tarım ilaçları, plastik katkılı maddelerdir.

1970’lerden bu yana gözlemler endokrin bozucuların üreme sisteminde endişe verici düzeyde değişimler yarattığını ortaya koymuştur. Kuşlar, balıklar, sürüngenler ve memelilerde yumurtlama yeteneğinde ve erkek yönünde cinsiyette azalma olduğu gözleminde artma olmuştur.

Yine insanlarda sperm sayısında azalma, doğum sonrası testisin kese içerisine inmemesi , penisteki anomaliler gibi sorunların sıklığında artma, meme ve testis kanseri gibi hormon ilişkili kanser sıklığında artma saptanmıştır.

Bilim adamları bu değişimlerin çevrede var olan düşük düzeylerdeki kimyasal endokrin bozucular olarak adlandırılan kimyasal maddelere bağlı olduğunu savunmaktadırlar. Dioksine doğum öncesi dönemde maruz kalanlarda testis volumlerinin düştüğü görülmüştür.

Özellikler motorlu araç mekaniği ile uğraşan işçilerde, kağıt imalatçılarında, ressamlarda, ormancılık  ve tomruk işçilerinde, mobilya imalatında çalışanlarda, alkil fenolik bileşikler ftalatlar, PCB dioksinlere maruziyet olmakta ve kadınlarda meme kanseri riski artmaktadır.

BPA maruziyeti olan erkeklerde cinsel sorunlar olmaktadır.

Dikkat edilmesi gereken önemli noktalar
  • Plastik maddelere sarılı şekilde mikrodalgalı fırınlarda gıdaları ısıtmamalıyız
  • Plastik şişe ile mikrodalga temasını engellemeliyiz
  • Gıdaları plastik ile kaplamayalım
  • Bebeklerin plastik ürünler ile temasını önleyelim
  • Plastik top oynayan çocuk ve pestisit maruziyeti olan çocuklar ellerini iyi yıkasın
  • Yağlı hayvansal ürünler tüketilmesin

Tablo: Bazı Endokrin Sinyal Bozucular ve kullanıldığı yerler

Kullanım yeri Örnek
Pestisid DDT, atrazine,
2,4-D, glifosat
Çocuk ürünleri kurşun, fitalat, kadmiyum
Gıda katkı maddeleri BPA, fitalat, fenol
Elektronik ve yapı malzemeleri Bromi PCB
Kişisel bakım ürünleri, medikal tüp fitalat
Antibacteriyel Triklosan
Tektil, giyim Perfluorochemical
Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı olan Doç. Dr. Muammer Karadeniz, Ege Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Harvard Üniversitesi, Joslin Diabetes Center’da araştırma görevlisi olarak çalıştı. Muammer Karadeniz'in uluslararası hakemli dergilerde diabet üzerinde yüze yakın makalesi yayınlanmıştır.