btbilgi

Eskiler, marifet iltifata tabidir, derler. Geçen hafta sonu İstanbul İTÜ’de düzenlenen Startup İstanbul birçok yenilikçi girişime yatırımcılarla buluşma fırsatı sağlaması nedeniyle bir hayli heyecanlı geçti. Kuşkusuz etkinliği taçlandıran en önemli bölüm dün düzenlenen Startup İstanbul Challenge yarışması oldu. Yarışmada birbirinden değerli iş fikirleri çekişirken, birinciliği Ürdünlü bir e-ticaret firması olan CashBasha aldı. Tübitak tarafından desteklenen ve Innoveralabs’ın sibergüvenlik otomasyonu için geliştirdiği özel güvenlik robot uygulaması ATAR ile ikinciliğe değer görüldü.

Bugün ön prototip çalışmaları devam eden ATAR (Automated Threat Analytics and Response) 40’tan fazla güvenlik markasıyla konuşabilen, Java tabanlı ve sibergüvenlik risklerine karşı, deyim yerindeyse, tehditlere karşı “atarlanan” bir çözüm olarak gelişimini sürdürüyor.

Innoveralabs’ın kurucusu Burak Dayıoğlu ilk şirketini 25 yaşında kuran, acı deneyimlerle yeni çözümlerin peşine düşen bir girişimci. Başında dünya standardında güvenlik çözümleri geliştirmek için yola çıkan Dayıoğlu, bu işin zorluğunu görüp 2007 yılında dünyanın önde gelen yazılım markaları ile piyasayı tanıştıran Innovera’yı kurdu. Ancak yenilikçilik ve çözüm geliştirme tutkusunu da daima korudu. Bu tutku sayesinde bugün Hacettepe Üniversitesi Teknokent’te 10 kişilik ekibiyle faaliyet gösteren Innoveralabs, ATAR gibi sibergüvenlik çözümleri üzerinde çalışıyor. Innovera’nın bir iş birimi olan Innoveralabs şu günlerde özellikle ABD başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinden ciddi risk sermayesi (venture capital) yatırımcıları ile görüşmelerini sürdürüyor.

Burak Dayıoğlu, ATAR'ı "Profesyoneller güvenlik alarmında boğulmasın diye geliştirdik" diyor.
Burak Dayıoğlu, ATAR’ı “Profesyoneller güvenlik alarmında boğulmasın diye geliştirdik” diyor.

İlk deneyimler acı verir
Innovera’daki yeni profesyonel yönetimle birlikte ar-ge’ye daha fazla zaman ayırabildiğini söyleyen Burak Dayıoğlu ile Startup İstanbul’da buluşmuş ve girişimci olarak yaşadığı deneyimleri konuşmuştuk.

“O günlerde pazarın büyüklerinin yaptığı güvenlik çözümlerinin bir örneğini geliştirmek istedik. Dolayısıyla başaramadık. Ben de beş altı yıl piyasada iş yapmaya ve bu sürede dünyanın başka bir yerinde geliştirilmemiş bir çözüm keşfetmeye karar verdim”.

Innovera bu tür çözümleri ufkunda görür görmez 2014 itibarıyla ar-ge altyapısını oluşturur. Bir yıl sonra Innovera’daki hisselerinin bir kısmını, Symantec Doğu Avrupa bölgesinden sorumlu yönetici Gökhan Say ve Türkiye kurumsal satışlarından sorumlu yönetici Murat Tora’ya devreden Dayıoğlu’nun artık araştırmaya daha fazla zamanı olacaktır.

Alarm denizinde boğulmak
Burak Dayıoğlu, sibergüvenlik risklerini otomatik olarak analiz edip tepki veren robot uygulaması ATAR’ın çıkış öyküsünü şöyle anlatıyor:

“Bugün güvenlik sorunlarıyla uğraşan profesyonellerin çok iyi bildiği bir deyim var: Alarm denizinde boğulmak. Ortalama bir sigorta şirketinde güvenlik sistemleri her gün yaklaşık 300 civarında alarm üretir. Büyük bir telekomda veya finans kurumunda bu alarmların sayısı 3-4 bini bulur. Bir alarmın ortaya çıkardığı sorunları gidermek 7-8 saati alabilirken, bunlarla uğraşacak insan sayısı da 3-4’ü geçmez. Dolayısıyla birçok alarmla ilgilenemezsiniz bile. Bu alanda önemli bir açık olduğunu gördük ve bu alarmları analiz edecek, bunlara karşı yanıt verebilecek bir robot uygulama yazmaya karar verdik. Her operasyon dalında bir robot vardı, güvenlik operasyon merkezinin niye olmasın? Basit ama zorlu bir süreci başlatan bu fikir Innoveralabs bünyesinde ATAR’ın ortaya çıkmasını sağladı. Şu an ön prototip aşamasında olan teknolojimiz dünyanın önde gelen 45-50 güvenlik teknolojisiyle konuşabiliyor”.

Prensip olarak ATAR sayısız alarm arasında asıl sorunu yaratan tehditlerin kaynağına inerek çözüm üretiyor. Böylece zaman içinde risklerin sayısı da giderek azalıyor.

Dayıoğlu: "Hedefimiz öncelikle Amerikan VC şirketlerinin dikkatini çekmek".
Dayıoğlu: “Hedefimiz öncelikle Amerikan VC şirketlerinin dikkatini çekmek”.

“Hedefimiz Amerika”
Innovera olarak Avrupa ve Ortadoğu yatırımcılarıyla daha yakın olduklarını, ancak amaçlarının daha çok Amerikalı risk sermayesi gruplarına kendilerini anlatmak olduğunu söyleyen Burak Dayıoğlu’na bunun nedenlerini soruyoruz:

“Innoveralabs olarak şimdiye kadar ürün geliştirmenin tüm yükünü biz karşıladık, bundan sonrası için daha iyisini yapabilecek bir zemin öngörüyoruz. Çünkü sırada başka ürünlerimiz de var. Bu nedenle masaya ilişki getirecek sağlam bir yatırımcı arayışındayız. Kuşkusuz Amerika’da VC (venture capital) yapmanın bazı artıları var. Öncelikle VC’lerin kendi networkleri çok önemli; 20-30 müşteriyle başlamanın, sağlam bir insan kaynakları altyapısı oluşturmanın, güçlü bir desteğin bu tür çözümlerin hızla yaygınlaşmasında büyük bir katkısı olduğunu kabul etmemiz lazım. Bu nedenle tercihimiz bu yönde”.

Bu arada Innovera, 8 Kasım’da Çırağan Hotel’de SHIELD’16 adıyla büyük bir sibergüvenlik konferansı düzenliyor. Konferans hakkında daha fazla bilgi için bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
Ekonomi ve bilişim sektöründe editörlükten yayın yönetmenliğine 30 yılı aşkın habercilik ve içerik serüveni. Bu çizgide ara duraklar olarak, Computerworld, InformationWeek, IT Business, Bilişim gibi sektörün önde gelen yayınlarının yönetimi, sonrasında çeşitli ajanslarda iletişim danışmanlığı ve içerik iletişimi ağırlıklı bir mesai. Nihayetinde gönül verdiği yayıncılığa dönüş.