btbilgi

“Eğer hayal edebilirsen yapabilirsin” demiş Walt Disney. Derindere Motorlu Araçlar’ın (DMA) öyküsü de böyle. Türk işadamı Önder Yol, 2006 yılında Tesla’nın elektrikli araçlarını duyduğunda ilk işi Elon Musk’a ‘elektrikli aracın Türkiye dağıtımını alabilir miyim?’ diye sormak olmuş.

Kuşkusuz dünyanın her yerinden benzer teklifleri alan Musk’un ‘Hayır’ cevabı üzerine kolları sıvamış. Böylece yerli elektrikli otomobilin ve ondan sonra dünyadaki teknolojiyi geride bırakacak icatların hikayesi başlıyor. Elon Musk’tan aldığı olumsuz cevap ile yılmayan Önder Yol, 2006 yılında, Derindere Otomotiv’in sahibi Özkan Derindere ile birlikte ‘elektrikli otomobil üretmek’ üzere yola düşüyor.

Küçük bir ekip, Amerika Paola Alto’da, Tesla’nın hemen yanında küçük bir şirkette DMA Global olarak araştırmalara başlıyor. Aslında ne Önder Yol ne de Özkan Derindere bir Ar-Ge laboratuvarı kuralım diyerek işe başlamıyor. ‘Bu olayı bir öğrenelim, ilerideki fırsatlara bakarız’ şeklinde bir uzun yol maratonu hedefleniyor.

Ancak bu öyle uzun yol maratonu ki, zaman içinde geliştirdikleri ürünler, konunun pazar lideri olan markalarını geride bırakıyor. DMA 8 kişi ile başladığı yola bugün 108 kişi ile devam ediyor. Ekibin 30 kişisi mühendislerden oluşuyor.

xTRlarge DMA’nın elektrikli araç ile başlayan ama stratejik ürünlerden oluşan teknoloji yolculuğunu DMA Genel Müdürü Tahsin Tanyer ve CTO’su Alper Baykut ile görüştü.

DMA Global üç senelik bir çalışma sonucu elektrikli araç teknolojisinin büyük bir kısmını ABD’de geliştiriyor. Teknolojiyi yakından izleyen Önder Yol ve otomotiv piyasasının dinamiklerine hakim Özkan Derindere, DMA Global’i 2009 senesinde çalışanları ile beraber Türkiye’ye taşıyor ve burada ilk elektrikli araçlarını üretiyor.  Birçok yabancı marka elektrikli otomobillerini yurtdışından getirirken, DMA, kendi teknolojisi ve Ar-Ge’siyle ilk elektrikli otomobili üretip bu aracı oldukça zorlu sertifikasyon süreçleri gerektiren Tip Onayı’ndan geçirebiliyorlar. Yol’un ifadesine göre bu onaydan sonra DMA üzerine Türk plakası takılabilen elektrikli otomobili üreten ilk ve tek Türk şirketi oluyor.

Zaman büyüme zamanı
DMA elektrikli araç ile uğraşırken zamanın Sanayi ve Enerji Bakanı’nın bir sorusu onları farklı bir kulvara taşıyor. Bakan, “Araçlarınızdaki bataryalar, 5-6 veya 10 sene sonra kullanılmaz hale gelince onları ne yapmayı düşünüyorsunuz?” diye soruyor.

DMA araçlarının depolama birimleri (bataryalar) saatte 36 kW enerji depolayabilmektedir. Bu kapasite yaklaşık olarak bir evin tükettiği haftalık enerji miktarıdır. DMA, geliştirdiği güç elektroniği teknolojisi ile şebekeden şarj edip, şebekeye geri verebilen depolama birimlerinin ilk adımını atar ve böylece evler için yeni bir ürün segmentine kapı aralamış olur.

DMA Teknoloji Başkanı Alper Baykut 2010 öncesi ürettikleri ve bir evin bir hafta boyunca tüm elektriğini sağlayacak bu ürünün gelişme sürecini  “Bu bizim ana bir ürünümüz değildi. O sıralarda ilgimizi farklı şeyler çekiyordu. Bir-iki sene sonra güneş panellerinin yaygınlaşması, enerji kesintileri, batarya sektöründeki gelişmeler bu ürettiğimiz ürünün bir ticari niteliği olabileceği fikrini ortaya çıkardı. Bu nedenle doğrudan enerji endüstrisini hedefledik”  şeklinde özetliyor.

GES, RES, HES’lerin ürettiği elektriği depolayabiliriz
DMA’nın bundan sonraki büyük hedefini mW/saat bazında enerji depolayan ürünler üretmek oluşturuyor.  RES, GES, HES gibi büyük santrallerın ve şebekenin gidip geldiği ortamlarda regüle edilmiş enerjiye ihtiyaç duyan kurumların ihtiyaçlarını karşılayacak kapasitede ürünler geliştirmeyi hedefleyen DMA nihayet 75 kW/saat ve katlarında kapasiteleri depolayabilecek sistem mimarisini oluşturuyor. Böylece 1mW/saatlik üretim yapan bir konteyneri ikiye katlayabilen sistemler üretebiliyorlar.

Düşlerin izindeki serüvenlerini ve yaptıkları sistemle ilgili deneyimlerini Baykut şöyle aktarıyor:

“Bu yaptığımız da çok pahalı bir sistem hem teknoloji pahalı, hem sistem pahalı ve insanlar böyle bir şey beklemiyorlar, yapılabildiği bile etrafta duyulmuş değil. Biz de pazarlamasıyla çok ön plana çıkan bir firma değiliz. Yaptık mühendisliğimizi birkaç askeri uygulama, birkaç ticari uygulamaya uyarladık, arkasından umut ettiğimiz talepler gelmedi. O zaman limitlerimizi yükselttik ve 75 kW’ın üstüne çıktık. O sırada Tesla Power Wall diye bir ürün üretiyor. Aklın yolu bir. Güçlü de bir pazarlaması var.  Bu DMA’nın iki üç sene önce teknolojisini bulup ürettiği bir ürün. Güçlü pazarlama desteği ile ön plana çıkıyor. Üstelik Power Wall sadece bir batarya kapasitesi. Güç elektroniğini başkasından alıp, eşleştirip kullanmanız gerekiyor. Tesla’dan 4kW/saat’lik bir Power Wall alıyorsunuz, bir de 5 kWA gücünde bir güç elektroniği alıp ikisini eşleştirip kullanmanız gerekiyor. DMA’da o sırada ikisi bir arada bir ürün zaten var.”

DMA bu noktada durmuyor. Elektrikli arabanın sınırlarını nasıl zorlayan teknolojiler üzerinde çalışırken güç elektroniğinde ve enerji depolama sistemlerinde taşınabilir sistemler geliştirmeye başlıyor. DMA 2011 senesinden itibaren enerji depolayabilen özel boyutlandırabilen altyapıları üretebilir duruma geliyor.

Önce araç üzerindeki enerji depolamayı 36 kW /saat’e çıkarmak, sonra bunları katlanan rakamlarla artırmak derken DMA büyük miktarda enerji depolayabiliyor hale geliyor.

DMA Genel Müdürü Tahsin Tanyer
DMA Genel Müdürü Tahsin Tanyer

Özel projeler için üretim başlıyor
Bununla beraber kuruma, sisteme, kişilere ve projelere özel sistemler üzerinde çalışıyorlar. Bunun bir raf ürünü olmadığını ve projeye özel düşünülerek terzi işi yürütülmesi gerektiğini savunuyorlar.

“Bunu her boyutta katlayarak kapasitesini artırabiliyorsak,  bir ev ile başlayıp, otele, fabrikaya kadar büyütebiliriz” diyor, DMA Genel Müdürü Tahsin Tanyer ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Mesela Doğu Anadolu’dasınız ve elektriğiniz hiçbir zaman tam olarak gelmiyor. Düşünün ki, bir sınır karakolundasınız. Terör karakolda ilk önce jeneratörü vuruyor, ya da ablukaya aldığında sizin jeneratörünüze mazot gerekli olduğu zaman bu ablukayı aşamıyorsunuz.  Bu teknoloji toprağa gömülebilen, toprağın altında üstünde nerede isterseniz konumlandırabileceğiniz bir sistem. Mazot gerekli değil. Şebekede elektrik olduğu sürece şebekeden enerji alıyor, ihtiyacı olmadığında şebekeye geri verebiliyor. Bunu güneş enerjisi dahil herhangi bir enerji kaynağı ile bütünleştirip enerji depolayabilirsiniz. Bunu sadece jeneratör olarak da düşünmeyin, şebekenizin girişine bağladığınızda UPS görevini de görüyor. Çok hassas sistemlerin korunmasını da sağlıyor. Bağladığınız enerji kaynağında akım düzenli olmayabilir. İster 350 volt, isterse 110 volt gelsin, sisteminizin arkasındaki kritik cihazlarınız korunduğu için bu cihazlar bozulmuyorlar. Bir ameliyathane, bir hastane, hassas radar üniteleri, askeri üstler akıma duyarlı her türlü araç için düzenleyici görevi de görüyor. Isınmadığı için yeri tespit edilemiyor”.

İsterseniz buzdolabım beş gün enerjisiz çalıssın diyor. Biz bunu yapabiliyoruz.

DMA'in büyük hayalleri var
Tanyer ve Baykut, 2025’in elektrikli araç üretimi için bir milat olduğunu söylüyor. Türkiye’nin bu konuda aktif oyuncu olabilmesi için şimdiden harekete geçmesi gerekiyor

Sistemin ortalama maliyetinden söz etmek gerekirse, 1mW’ı 1 milyon USD olarak hesaplanıyor. Kullanılacağı yere, kapasiteye ve enerjiyi ne kadar hızlı depolayıp, ne kadar hızlı şebekeye vereceğine göre 1 mW’lık enerji kaynağının maliyeti 800 bin USD ile 1,3 milyon dolar aralığında değişiyor.

DMA’nın Power Wall’ı Tesla’dan ekonomik

Yorumlar
btbilgi
1
2
3
PAYLAŞ
TRT'de 1990 yılında başladığı profesyonel iş hayatına, özel sektörde ve özel kanallarda farklı programların yapımcılığı ile devam etti. Milliyet Grubu'nun dergilerinde ve Interpro Grubu yayınlarında yazı işleri müdürlüğü ve editörlük görevleri üstlendi. Avrasya’nın en büyük ticaret platformu "CeBIT Bilişim Eurasia" markasının pazarlama iletişimi faaliyetlerini kurguladı ve yönetti. Farklı sektörlerdeki pek çok marka için iletişim konusunda danışmanlık hizmetleri verdi. Şu anda xTRlarge'ın Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmaktadır.