btbilgi

Anadolu’da bağcılığın ve şarapçılığın tarihi milattan önce 3 bin yıllarına uzanmakta. Arkeolojik buluntular Anadolu’da Hititler zamanında asma ve şarabın büyük önem taşıdığını kaydediyor. O tarihten günümüze kadar da şarap Anadolu için önemli bir figür. Günümüze geldiğimizde Türkiye 570 bin hektar bağ alanı ile İspanya, Fransa, İtalya ve Rusya’nın ardından Dünya’nın 5’inci bağ ülkesi. ( FAO 2012 verilerine göre)

Bağcılık, ülkemizin önemli tarımsal gelir kaynakları arasında yer alıyor. Türkiye’de bugün itibari ile 3 milyon kişi bağcılıktan gelir sağlıyor. Şarap, Sirke, Pestil gibi işlenmiş ürünlerin üretim sonrası sektörleri de eklendiğinde bu rakamın 7 milyon kişiye ulaştığını düşünülüyor.

Yıllık dünya şarap ihracat gelirleri yaklaşık olarak 150 milyar USD. Türkiye’nin aldığı pay ise 11 milyon TL. Dünyada şarap üretimi yıllık 55 milyar litreyi bulmakta, kurutulmuş üzüm üretimi ve ihracatında çok önemli bir oyuncu olan ülkemizde şarap üretiminin dünyadaki payı maalesef yüzde 0,12. Bu üretim miktarı ile dünyanın beşinci büyük bağ ülkesi olan ve çok önemli bir şarap üretici olma potansiyeli taşıyan ülkemiz, şarap üretiminde uluslararası sıralamaların hiç birinde yer alamamakta. Dünya’nın 5’inci büyük bağcılık ülkesi iken, nasıl olur da şarap üretiminde ve ihracatında bu potansiyeli yeterince değerlendiremiyoruz?

Bağdan gelen üzümün yüzde 27’si sofraya gidiyor
Türkiye’nin her bölgesinde üzüm üretilmekle beraber, bölgelere göre en önemli üretim payı Ege Bölgesi’ne ait. Onu Akdeniz bölgesi takip ederken, Marmara Bölgesi’nde Trakya’da şaraplık üzüm üretiminin oldukça yaygın olduğunu görüyoruz. Bu bölgelerin dışında da Ankara, Elazığ, Diyarbakır, Tokat ve Kapadokya’da da önemli üzüm üretim alanları bulunuyor.

Tüm meyve üretimimiz içinde yüzde 30,1 ile üzüm ilk sırada yer almakta. Ülkemizde üretilen toplam üzümün yüzde 27,3’ünün sofralık, yüzde 48,6’sının kurutmalık, yüzde 18,9’unun çeşitli gıda ürünleri (sirke, pestil, pekmez vb.) için kullanıldığını görüyoruz. Bu tüketimin içinde sadece yüzde 5,2’sinin şaraplık olarak kullanılması da oldukça dikkat çekici. Bu noktada Türk Halkı üzümü sofrada seviyor dememiz pek de yanlış olmuyor.

Dünya’ya baktığımızda Şarap önemli bir gelir kaynağı ve ihracat kalemi. Şaraptan kazanılan ihracat geliri Fransa için 10,2 milyar USD, İtalya 6,78 milyar USD, İspanya 3,4 milyar USD’la önemli oyuncular arasında. Bu rakam Türkiye için 11 milyon USD ile Dünya’da en büyük 5’inci bağ ülkesi olan Türkiye’nin “potansiyelini daha farklı değerlendirebilir mi?” sorusunu gündeme getiriyor.

image006Neden olmasın?
Yine dünya rakamlarına baktığımızda Fransa’da şarap üreticisi sayısı 38 bin 600, İspanya’da 27 bin, Almanya’da 18 bin iken, ülkemizde sadece 138 şarap üreticisi olduğunu görüyoruz. Yıllık şarap üretimine baktığımızda Fransa’da 4 milyar 700 milyon Lt, İtalya’da 4 Milyar 650 bin Litre, İspanya’da 3 Milyar 800 bin lt, Almanya’da 928 milyon lt iken ülkemizin ürettiği şarap 60 milyon Lt’de kalmakta.

Gelin bir başka ülkeye bakalım. Şili. Toplam nüfusu 18 milyon, Toplam Yüzölçümü 756.096,3 km2. Şili 202.000 hektar bağ alanı ile dünya sıralamasında 9’uncu sırada. Yıllık şarap üretimi ise 987 milyon Lt ile Dünya’nın 7’inci büyük şarap üreticisi. Şaraptan kazandığı yıllık ihracat geliri de 1 milyar 500 milyon USD.

image0072011 yılının Haziran ayında ülkemizde bulunan Şili Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Ekonomik İşler Genel Müdürü Jorge Bunster’, 1,5 milyar dolar ile şarabın Şili’de en büyük üçüncü ihracat kalemi olduğu söylüyor. Şarap ihracatçısı ülke imajının çok olumlu olduğunun altını çizen Bunster’in , “20 yılda dünyanın en büyük 5’inci şarap üreticisi olduk. Bugün eski dünya olarak bilinen Fransa, İtalya, İspanya’da bizim şaraplarımızın tüketilmesi milli gururumuz. Dünyada yaptığımız araştırmalarda da Şili deyince insanların aklına ilk şarap geldiğini gördük. Şarap ihracatı, silah ihracatından çok daha iyi. Bu sizi romantik bir ülke yapıyor. Anadolu şarapçılığın doğduğu yer. Türkiye olarak bu öyküyle rekabet avantajı sağlarsınız” söylemleri çok çarpıcı.

Bölgemizin bu sancılı zamanlarında, bağcılıktan gelen gücümüzü, katma değeri çok yüksek şarap sektörüne aktararak, milyar dolar mertebesinde şarap ihracatı hedefi ile Türkiye romantik bir ülke olmayı başarabilir mi?

Bağcılıktaki gücü ve şarabın doğduğu yerin Anadolu olması, 1904 yıllarında Osmanlı’nın şarap ihracatının 340 milyon litreye çıkmış olması, başarabileceğimizi gösteriyor. Sektör üzerindeki tanıtım, tadım yasaklarını ve internet üzerinden satış yapma yasaklarını kaldırabilirsek, bankacılık sektörünü bu hedefe kaldıraç yapabilirsek, devletin Şarap Endüstrisi’ne bakışını yeniden yapılandırabilirsek neden olmasın? Şarap tüketicileri gibi ülkemiz de bu sürecin kazananı olabilir ve hatta Romantik ülkeler arasında göğsümüzü gere gere yer alabiliriz.

sozluk
Şarap Sözlüğü


Gövde ne demek?


Su – Süt – Salep

Bu  3 içeceğin,  ilk yudumunu  aldığınızda  ağzınızda bıraktığı yoğunluk hissi  farklıdır. Bu  yoğunluk  hissine  göre suya az gövdeli, süte  orta gövdeli, salebe tam  gövdeli diyebiliriz.

Her  içtiğiniz şarabın  yoğunluk hissi, ağızda  bıraktığı  ağırlık  hissi de  farklı  olacaktır.  Bu nedenle  içtiğiniz şarapları  birbirleri  ile  kıyaslarken,  kıvamına göre ağzınızda bıraktığı  yoğunluk ve  ağırlık hissine  bağlı  olarak hafif-az gövdeli, orta gövdeli, tam  gövdeli  olarak  tanımlayabilirsiniz.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
Ekonomist olan Şakir Akışık, Koç Holding'e bağlı Düzey Pazarlama AŞ’de 17 yıl süresince Adana, Antalya, Ankara, Azerbaycan (Şirket), İstanbul Bölge Müdürlüğü yaptı. Kavaklıdere şarapları sayesinde şarap sektörüne geçiş yaptı. 2004 yılında Kavaklıdere – Kavmar A.Ş.’de Genel Satış Koordinatörlüğü, 2007 yılında Doluca Pazarlama A.Ş.’de Türkiye Bölgeler Müdürlüğü görevini yürüttü. 2009 yılında kurduğu Silis Danışmanlık şirketi aracılığıyla 10'dan fazla şarap üreticisine "Satış Yönetimi” konusunda danışmanlık hizmeti verdi.