btbilgi

Sağlıklı olmak, huzurlu ve mutlu bir yaşamın en önemli bir ögesidir. Bir ülkenin insanlarının sağlıklı olması o ülkenin en büyük zenginliğidir. Teknolojideki hızla ilerlemeyle beraber tıp dünyasında yeni gelişmelerle tedavisi mümkün olmayan birçok hastalığa ışık tutmakta ve yeni bilgilerle biz hekimleri ve hastaları heyecanlandırmaktadır. Bizde bu durumda medikal yeni gelişmeler ile ilgili “Medical Innovation News“ adı altında bir blog ile alanında tecrübeli ve yenilikleri izleyen, yenilikler için çaba gösteren değerli bilim adamlarının makalelerine yer vermeyi amaçladık.

Diabetes mellitus (diyabet), insülin hormonunun eksikliği ya da etkisindeki sorunlar nedeniyle canlının karbonhidrat, yağ ve proteinlerden yeterince yararlanamadığı, sürekli tıbbi bakım gerektiren, uzun süreli bir metabolizma bozukluğudur. Günümüzde ciddi rakamsal boyutlara ulaşan Tip 2 diyabet, tüm diyabet hastalarının yüzde 95’ini oluşturmaktadır ve dünyanın değişik bölgelerinde farklı sıklıklarda gözlenmektedir.

Örneğin aynı coğrafyayı paylaştığımız Körfez ülkelerinde yüzde 20 civarında diyabet görülürken ülkemizde bu oran yüzde 13,4 olarak bildiriliyor.

Tip 2 diyabetin ortaya çıkışında genetik ve çevresel faktörler bir arada rol oynamaktadır. Vücudumuzda kan şekerinin normal düzeyde kalabilmesi için yeterince insulin salgısının olması ve salınan insulinin dokularda beklenen etkisini oluşturabilmesi gerekir. Tip 2 diyabetik kişilerin yaklaşık yüzde 80-90’ında insulin direnci bulunmaktadır. Bu durum insulinin dokularda glukozun kullanımını sağlayıcı etkisinin azalmasına yol açar. Bir süre bu bozukluk insulin salgısı artırılarak kompanse edilir.

Genetik olarak Tip 2 diyabet gelişimine yatkın bir bireyin kilo artışı ve inaktivite durumu mevcut süreçleri olumsuz etkileyerek, insulin direncinin artışına ve insulin salgısında göreceli olarak ortaya çıkan azalma Tip 2 diyabetin ortaya çıkışına yol açar.

Açlık kan şekeri testi şeker hastalığı teşhisi için büyük değer göstermektedir. Diyabet tanısı konduktan sonra tipinin belirlenmesi tedavinin devamı açısından önem taşımaktadır.

Tip 2 diyabet tedavisinde genellikle ağızdan alınan ilaç ve gerekirse insülin tedavisi yer alırken, Tip 1 diyabetin tedavisinde insülin tek seçenektir.

Bu nedenle bireyin kanından bakılacak otoantikorların saptanması diyabet tipinin Tip 1 olduğunu ve tedavisinde de insülin tedavisi gerektiğini gösterecektir.

Açlık kan şekeri yüksekliği olan ve yanlış olarak Tip 2 diyabet olarak tanı alan Tip 1 diyabetli hastaların tanısının yakalanması ve tedavileri açısından poliklinik ortamında hızlı bir şekilde bir damla kanda oto antikorların çalışılması Stanford Üniversitesi’nde bir grup araştırmacı tarafından geliştirildi. 2014’de FDA için onaya sunulan bu hazır çip kitleri askıda beklemekte ve yakın bir zamanda kullanıma girmesi düşünülmektedir.

Bundan sonraki makalemizde diyabetin tedavisinde büyük umutlar vaat eden akıllı insülinler ve hücre naklinden bahsedeceğiz. O zamana kadar pankreasınızı rahatlatacak doğru beslenme ve egzersizle sağlıcakla kalın.

Yorumlar
btbilgi
PAYLAŞ
blank
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı olan Doç. Dr. Muammer Karadeniz, Ege Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Harvard Üniversitesi, Joslin Diabetes Center’da araştırma görevlisi olarak çalıştı. Muammer Karadeniz'in uluslararası hakemli dergilerde diabet üzerinde yüze yakın makalesi yayınlanmıştır.