btbilgi

Türkiye’de daha önce hiç mi pervane üretilmiyordu?

Türkiye’de sizden önce hiç mi pervane üretilmiyordu sorumuza “Bu yöntem öncesinde de Türkiye’de pervane üretiliyordu. Bu üretimleri yapan hala piyasada olan 10’a yakın şirket de var” şeklinde cevaplıyor. O zaman neden uğraştıklarını, onlardan farklarının ne olduğunu sorduğumuzda, Milper Kurucu Ortağı Sina Nomak, şu ana kadar yapılan işleri ve var olan süreci açıklıyor. “Daha basit elle yapılan hesaplarla bu iş yürürdü. Tasarlanan pervanelerden de sizin teknenize en uygununu size verirlerdi. Tekneye özel bir tasarım yapılmıyordu. Hazır bazı modelleri var. O modelleri döküyor, sonra da elle işliyorlardı. Sizin geminizin ihtiyacını yüzde 60-70 ile yüzde 80-90 aralığında karşılayan bir pervane üretiliyor. Şansınız varsa performansta yüzde 80-90’ları bulur, şansınız yoksa yüzde 60-70’lerde kalırsınız. Bu savunma sanayi için yeterli bir performans değildi. Bir motor yat denize çıkıyor. Diyorlar ki, bu sağır çıktı hız yapmıyor. Çünkü pervane olmamış. Aynı uzaktan takım elbise almak gibi. Sanki birisi tarif etmiş böyle bir adam var. Sen uzaktan ona takım elbise yap. İş böyle olunca doğal olarak uyma şansı da olmuyor”.

Milper’in son teslim ettiği projede bir pervanesi yüzde 98, bir pervanesi ise yüzde 99 tekneye uyumluluk göstermiş. Neden yüzde 100 değil dediğimizde Milper kurucu ortağı Nomak; “Matematik bir doğrulama yöntemi var. O gemiye o kadar uyduk, o gemi için bu kadar iyi bir pervane yapılabilirdi diyoruz.Bu projede elde ettiğimiz oranlarla makine gücünün neredeyse yüzde yüzünü pervaneye aktarabildik”.

Sena Novak
Novak’a göre pervane performansını ölçerken yüzde 95’in üzerinde bir hedef söz konusu ancak yüzde 100 tehlikeli görünüyor. Bu orana yaklaştıkça performans yükselmiyor tam tersi düşüyor.

Yurtdışı ile rekabet edebilecek güçteyiz
Sena Nomak, yurtdışındaki örneklerinden çok büyük bir farklarının olmadığını ‘Pervane işi’nin Dünya’da nesiller boyunca aktarılan bir iş olduğunu söylüyor. Dünya’da bu işte uzmanlaşmış 100 yaşın üstünde pek çok şirket olduğunu belirtirken, dünyadaki asırlık şirketlerin tecrübesine sahip olmadıklarının bilincinde. “Biz biraz daha hassas davranıyoruz ve ince eleyip sık dokuyoruz. Yurtdışındaki marka 2 gün mühendislik yapıyorsa biz 10 gün mühendislik yapıyoruz. O yüzde 95’lerde kalıyor ama biz yüzde 99’lara varan bir performans tutturabiliyoruz. Pervane riskli bir konu gemiye takıldığında ancak performansını ölçümleyebiliyorsunuz. İstediğiniz performansı elde edemediğiniz zaman iş işten geçmiş oluyor. Tekrar yeni bir pervane tasarlamak, üretmek ve işlemek 3-4 ayınızı buluyor.”

Hedefte süper mega yatlar var, milli pervane ithallerden daha performanslı

Nomak yaptıkları pervanelerin elle yapılan pervanelerle kıyaslandığında performansın oldukça yüksek olduğunu, üretim yöntemi ve mühendislik olarak kalite fiyat aralığının da bu doğrultuda artığının üzerinde duruyor. Savunma sanayi dışında, süper ve mega yatların yönelecekleri ikinci alan olduğunu söyleyen Nomak “Onlarda da performans ve hız önemli. 26-27 knot (1 kn= 1 deniz mili/saat=1,852 km/saat≈1,151 mph) hız yapması önemli. Burada aşmamız gereken başka bir ön yargı var. Savunma sanayine mal sattığımız zaman adı milli, özel sektöre mal sattığımız zaman adı yerli. Bu kesimin daha çok dış piyasa ile çalıştığını görüyoruz. Aynı teknoloji ile hatta daha performanslısı üretildiği halde yurt dışından aldığı pervaneye yüzde 20- 30 daha fazla para vermeye hazır.”

Bu Sena Nomak’ı yıldırmıyor. Mühendislik yetenekleri, bilgisayar altyapısı ve mühendislerden oluşan insan kaynağı ile benzer sonuçları alabilecek tasarım kabiliyetine sahip olduklarının, bu işin üstesinden gelebileceklerinin farkında ve azminde. Savunma Sanayi’nin gemi dışında havada ve karada giden araçlarına da pervane yapabilecek bilgi birikimine sahipler. Uzun vadede Savunma Sanayi’nin dışındaki özel şirketler için de üretim yapacaklarını söyleyen Sena Novak, bu sürecin biraz referanslarla ve tecrübe ile gelişen bir süreç olduğunu biliyor. Novak ve ekibi pervanelerinin performansını biliyor ve denendikleri projeler sonrasında kendilerine güvenleri oldukça yerinde. Yurtdışı hedeflerinin de olduğunu işaret eden Novak “Bu işi başardık. Dünya’da böyle bir ürünü satabilmek için iyi bir referans listesine ihtiyacımız var. Bunu sağlayabilene kadar sadece Türkiye’de satacağız” diyor. Milper pervanelerini sadece savunma sanayine yönelik mi üretecek sorumuza Novak uzun vadede değil ama ilk odaklandığımız segment burası şeklinde cevaplıyor.

Türkiye’de denizcilik alanında mühendislik yapan, 15-16 mühendis çalıştıran, tasarım ve analiz yapan 10 şirketten bir tanesi Milper. Diğer şirketler daha çok gemi tasarımı alanında uzmanlaşmış tasarım ofisleri. Bu iki sene içinde gemi sektörü ile ilgili bir durgunluk beklediklerini belirten Nomak bu iki senede farklı alanlarda konvansiyonel işler yapacaklarını belirtiyor. “Türkiye’de deniz araçlarının kara araçları tarafın da zırhlı personel araçlarını görüyoruz. FNSS, Nurol, Otokar, BMC gibi şirketlerin yaptığı 6X6, 8X8 araçların Amfibi olanları var. Bu özelliği ile hem su hem de karada gidebiliyorlar. Gerektiğinde nehirden geçen, limana yanaşamazsa karaya çıkan, karada ve aynı zamanda suda hareket eden kapalı araçların daha büyükleri için de terzi işi çözümlere ihtiyacı olduğunu gördük.Türkiye bu araçlardan oldukça fazla üretir ve ihraç eder. Su jetleri dediğimiz bu araçların pervaneleri yurt dışından gelirdi. Onları da üretmeyi hedefliyoruz. Hem araçların hidrodinamik özellikleri üzerine çalışıyoruz. Hem de bu sistemle ilgili önümüzdeki dönemde farklı çalışmalar yapıyor olacağız. Bu süreçte biz o ürünleri de geliştirdik. Bir diğer ilgi alanımız havacılık sektöründeki pervane, Hürkuş eğitim uçağı, Anka insansız hava aracı var bunların hepsinin üzerinde pervane var. Bunların da millileşmesine yönelik bir irade var o projelerin de içinde olmaya çalışıyoruz. Dönen bir aracı itmesine yardımcı olan her türlü sistem ile uğraşıyoruz.”

Sena Nomak ve ekibi başlarken yüzde 80-90 başarılı olmak için başlamamış. Deneyelim demişler ama ortak akıl ve bilgi onları farklı bir noktaya getirmiş. Şimdi kendilerinden ve yapabileceklerinden çok eminler. Türkiye’de de farklı işlerin yapılabileceğini biliyorlar. Beş senede edindikleri tecrübe onlara sadece pervane konusunda deneyim kazandırmamış. Bu arada 2 AB projesinde yer alma fırsatı bulmuşlar. Bunlardan birisinde proje yöneticisi olan Milper diğer AB projesinde de proje ortağı olarak oldukça stratejik bir rol almış. Milper’in başarıları ve imzasını atacağı ilkler bu kadarla kalmayacak. Sena Novak’tan önümüzdeki günlerde farklı ilklerin de müjdesini duyacağız.

Devamı: Tehditi fırsata çevirdi yeni nesil pervaneyi icat etti

Yorumlar
btbilgi
1
2
3
PAYLAŞ
TRT'de 1990 yılında başladığı profesyonel iş hayatına, özel sektörde ve özel kanallarda farklı programların yapımcılığı ile devam etti. Milliyet Grubu'nun dergilerinde ve Interpro Grubu yayınlarında yazı işleri müdürlüğü ve editörlük görevleri üstlendi. Avrasya’nın en büyük ticaret platformu "CeBIT Bilişim Eurasia" markasının pazarlama iletişimi faaliyetlerini kurguladı ve yönetti. Farklı sektörlerdeki pek çok marka için iletişim konusunda danışmanlık hizmetleri verdi. Şu anda xTRlarge'ın Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmaktadır.