btbilgi

Türkiye gelişirken denizcilik alanında dışa bağımlığı sürüyor. Bir süredir kendi gemilerimizi kendimiz yapıyoruz. Buna rağmen gemi pervanesi üretemiyor, ithal ediyorduk. Son yıllarda nihayet birileri çıktı ve gemicilik endüstrisine uygun dünya standartlarında pervane üretimine soyundu.

Sena Nomak bir gemi mühendisi. İş yaşamına gemilerde başlamış, akademisyenlik için sıra beklerken ‘özgeçmişimde bir de tersane deneyimim olsun’ diye başladığı işte hayatını değiştirecek önemli bir başlangıca adım atmış. On sene boyunca çalıştığı tersanenin ortaklarını ikna ederek Milper’i kuran Nomak, Savunma Müsteşarlığı’nın desteğini de alarak 2011 yılının sonunda yepyeni bir projeyle önemli bir başarıya imza attı. Nomak bu proje ile özellikle savunma sanayinde pervane konusunda dışa bağımlığı bitirmeyi hedefliyor.

IMG_6385
Milper Kurucu Ortağı Sena Nomak, beş yıllık bir çalışma sonucunda gemi pervanelerinin artık Türkiye’de üretilebildiğini söylüyor.

xTRlarge beş senelik bu zorlu serüvenin hikayesini, okurları için, Milper Kurucu Ortağı Sena Nomak’tan dinlemek istedi. Sena Nomak, çalışmayı ve hedeflerini şöyle anlattı:

“Milper Milli Pervane, 2011 yılı sonunda, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın desteği ile pervane üretmek üzere yola çıktı. Beş yıl boyunca 15-16 kişilik bir ekiple üzerinde çalıştığımız pervaneleri ülkemizde üretilebilir hale getirdik. Resmi olarak projemiz sürüyor. Biz bu beş sene boyunca neyi elde ettik? Boyutundan bağımsız olarak Türkiye’de inşa edilen tüm askeri gemilerinin pervanelerini artık Türkiye’de yapabilecek yetenekteyiz. Bu Milper’in kuruluşu ile beraber başarı ile tamamladığı ve gurur duyduğu ilk projesi oldu”.

“Tek tip tasarlanan bir raf ürünü değil”
Gemi pervanesi tasarım ve üretim süreci ciddi bir mühendislik çalışması gerektiriyor ve Nomak konu hakkında şunları söylüyor:

“Bizim asıl bilgi birikimimiz tasarım alanında. Her bir geminin pervanesinin kendine özel olması gerekiyor. Siz bir gemi inşa edecekseniz, aynı gemiden bir ikincisini dahi inşa etseniz ve  ikisi arasında minimal farklar olsa, yine de başka bir pervane tasarlamak zorundasınız. Bu sebeple bir pervane tasarımını tüm gemilerde kullanmak gibi bir şey söz konusu değil. Pervane bu nedenle bir raf ürünü gibi tasarlanmaz. Bunu analizlerini yapabilmek ve tasarlamak önemli bir yetenektir. Beş sene içinde öncelikle bu becerileri kazandık. Bu bilgi birikimini, mühendislik çalışmalarımız sonucunda elde ettik. Başka bir deyişle yola çıkarken gideceğimiz noktanın ne olması gerektiğini biliyorduk, o yere nasıl gideceğimizi kendimiz öğrendik. Türkiye bu alanda akademik olarak güçlü bir ülke. Çok değerli hocalarımız var. İlk olarak bu değerli beyinleri biraraya getirerek bir teknik danışma kurulu oluşturduk. Bir yıldan uzun bir süre teknik danışmanlık aldık. Onların da desteği ile süreci hızlandırdık ve iş yapış biçimimizi geliştirerek ilerledik”.

kompozit

Tasarım yazılımında da Milper imzası
Bu süreçte pervane tasarımı ile ilgili kendi tasarım programlarını da geliştirdiklerini söyleyen Nomak, Prop Design adını verdikleri üç boyutlu tasarıma yönelik program ile pervane kanat geometrisinin analizini yaptıklarını belirtiyor. “Şöyle bir gemimiz var diyerek bu gemi ile ilgili 20’ye yakın parametreyi giriyoruz. Programımız da bize bu girdiğimiz bilgilerle bir pervane kanadı veriyor. ‘Senin geminin kanadı budur’ diyor. Sonra bir takım analizler yapıyoruz. Bir sonuç çıkıyor karşımıza. Onun üzerinde bazı iyileştirme noktaları belirliyoruz. Gerekli düzeltmeleri elle yaptıktan sonra, sanal ortamda tekrar tekrar analizlerini gerçekleştirip, optimizasyon sürecini çalıştırıyoruz” şeklinde süreci açıkayan Nomak, aslında tüm bilgi birikiminin bu ana kadar anlatılan süreçte olduğunu vurguluyor.

Sonrasında bu iş için kullanılan standart programlarla akışkanlar dinamiği ile ilgili testler gerçekleştiriliyor. Pervane kanat tasarımı bilgisayar ortamında çalıştırıp, performans tahmini yapan programlar ile testler yapılıyor. Çalışılan gemi için mükemmel kanat bulunuyor. Böyle bir geometrinin bulunmasının ardından üç boyutlu yazıcı ile bu süreç görselleştiriliyor ve üretim başlıyor.

Üç boyutlu yazıcı üretim sürecinde bir fark yaratıyor mu sorumuzu Nomak “Üç boyutlu yazıcıyı yarattığımız işin fonksiyonel taraflarını elimize alıp görebilmek için kullanıyoruz. Deneysel amaçlı bazı çalışmalarda 3 boyutlu yazıcıdan çıkan prototip örneğini testlerde de kullanabildiğimiz gibi belli testleri o ürün üzerinde de gerçekleştirebiliyoruz” şeklinde cevaplıyor.

Üretime gidecek Pervane için üretim yöntemleri geliştirip, talimatlar yazılıyor. Bu talimatların içinde dökümde kullanılan elementlerin karışımlarından, hangi sırayla karıştırılacakları, hangi sırayla dökülecekleri tek tek yer alıyor. Sonrasında güvenilen bir dökümhaneye gidip pervane yapım süreci başlatılıyor. Her dökümhane ile bu işin başarıya gitmediğini de bu süre içinde deneyimleyerek öğrendiklerini söyleyen Nomak, Bronz ve alaşımlarının çok çalışılan bir konu olmadığı ve bu alanda çalışan dökümhane sayısının azlığı nedeniyle her dökümhanenin istenen işi yerine getiremediğini vurguluyor.

IMG_1425 (1417 yerine olabilir) (2)
Dökümden sonra bronz alaşımdan yapılmış pervane robotik bir tezgahta işleniyor.

Pervanenin yolculuğu dökümhanede sonlanmıyor. Dökümhaneden çıkan ürün, yine Milper tarafından geliştirilen bir robot tezgahta işleniyor. Sıra en önemli ana geliyor. Pervane gerçek ortamında ait olduğu gemi ile bütünleşiyor ve gerçek performansını gösteriyor.

 

 

Türkiye’de daha önce hiç mi pervane üretilmiyordu?

Yorumlar
btbilgi
1
2
3
PAYLAŞ
TRT'de 1990 yılında başladığı profesyonel iş hayatına, özel sektörde ve özel kanallarda farklı programların yapımcılığı ile devam etti. Milliyet Grubu'nun dergilerinde ve Interpro Grubu yayınlarında yazı işleri müdürlüğü ve editörlük görevleri üstlendi. Avrasya’nın en büyük ticaret platformu "CeBIT Bilişim Eurasia" markasının pazarlama iletişimi faaliyetlerini kurguladı ve yönetti. Farklı sektörlerdeki pek çok marka için iletişim konusunda danışmanlık hizmetleri verdi. Şu anda xTRlarge'ın Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmaktadır.